Kanser tedavisinde çağ atladık! Kemoterapi yerine hücre tedavisi
Hastanın bağışıklık hücrelerinin mühendisliğine dayanan devrim niteliğinde bir tedavi olan CAR-T terapisi, uygun hastalarda, nüks etmiş lösemiler, lenfomalar ve multilp myelom gibi kan kanseri türlerinin tedavisinde kullanılıyor.
- CAR-T hücre tedavisi, bağışıklık sisteminin kanseri tanıması ve yok etmesi için eğitildiği kişiye özel bir immünoterapi türüdür.
- Bu tedavi, özellikle diğer tedavilere cevap vermeyen bazı kan kanserlerinde güçlü bir seçenek olarak öne çıkmaktadır.
- Türkiye'de CAR-T üretiminin yerli olarak geliştirilmesi, dışa bağımlılığı azaltma, arz güvenliği sağlama ve maliyetleri düşürme açısından büyük önem taşımaktadır.
- Şu ana kadar 3 merkezden toplam 8 hastaya CAR-T hücre tedavisi başarıyla uygulanmış olup, 4 hastanın üretim süreci devam etmekte ve 3 hasta için planlama yapılmaktadır.
- Gelecekte CAR-T tedavilerinin bireysel değil de raf ürünü olarak üretilebilmesi ve daha düşük maliyetlerle ulaşılabilir olması hedeflenmektedir.
ZİYNETİ KOCABIYIK - Geçtiğimiz hafta içinde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun duyurduğu “Türkiye’de CAR-T Cell üretimi başladı” haberini değerlendiren hematoloji uzmanları bu gelişme ile Türkiye’nin kanser tedavilerinde süper lig oyuncusu hâline geldiğini belirterek, “Hücresel kanser tedavileri içindeki en son gelişmelerden biri olan CAR-T cell üretimini Türkiye’de resmî olarak başlatarak, kanser tedavisinde gerçek anlamda çağ atladık. Bağışıklık hücrelerinin laboratuvar ortamında eğitildikten sonra hastaya geri verildiği tedaviler çağı başladı” değerlendirmesini yaptı.
KEMOTERAPİSİZ KANSER TEDAVİLERİ YOLDA
Türk Hematoloji Derneği tarafından düzenlenen 18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi (18. KİTHT)nde görüştüğümüz Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, kanser tedavisinde hücresel tedaviler döneminin başladığını belirterek, “CAR-T hücre tedavisi bağışıklık sisteminizin kendi hücrelerini, gözden kaçıp saklanan kanseri tanıyıp yok etmeleri için eğiten kişiye özel bir immünoterapi türüdür. Bu gerçekten çığır açan bir tedavi. Özellikle diğer tedavilerin işe yaramadığı zor tedavi edilen bazı lösemi, non hodking lenfoma, multilp myelom gibi kan kanserlerinde güçlü bir seçenek olabilir. Dünyanın gelişmiş ülkeleri bu tedaviler üzerinde çalışıyor” dedi.
CAR-T hücre tedavisinin, bir kişinin T hücrelerinin (bir tür beyaz kan hücresi) genlerini değiştirerek kanser hücrelerine saldırmalarını sağlayan hücre temelli bir gen tedavisi olduğunu aktaran Prof. Dr. Mehtap, “Bu tedavi için hastanın kanını alıyoruz. Laboratuvar ortamında o kanseri hedefleyecek ve DNA değişikliği yapacak bir geni viral virüsler yardımıyla hücreye gönderiyoruz. Bu hücreler o kansere yönelik bazı antijenler sentezlemeye başlıyorlar ve o kanseri gidip parçalıyorlar. Daha sonra yine laboratuvar ortamında o T hücrelerini çoğaltarak hastaya tekrar veriyoruz. Bu gerçekten çığır açan bir tedavi. Geçmişte aylarla ifade edilen sağkalım süreleri birçok kanser türünde yıllara ulaştı.Yakın bir gelecekte kemoterapisiz kanser tedavileri başlayabilir” diye konuştu.
KRİTİK BİYOTEKNOLOJİK ÜRÜNLERDE YERLİ ÜRETİM
Türkiye’de birçok merkezin CAR-T üretimi konusunda çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Prof. Dr. Mehtap, “CAR-T hücre tedavisinde yerli üretim ve klinik uygulama kapasitesi geliştirmiş olması ve bulanda sürdürülen çalışmalar, Türkiye’nin sağlıkta dışa bağımlılığın azaltılması, kritik biyoteknolojik ürünlerde arz güvenliğinin sağlanması, yüksek maliyetli tedavilerin ülke içinde karşılanabilmesi ve ulusal sağlık sisteminin sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.
CAR-T 8 HASTAYA BAŞARIYLA UYGULANDI
Türkiye'nin CAR-T hücre üretimi çalışmalarının uzun ve zorlu bir süreç aldığını belirten Prof. Dr. Özgür Mehtap, "4-5 yıldır bazı özel merkezde akademik anlamda CAR- hücre üretimi çalışmaları yapılıyordu. Klinik çalışma kapsamında birkaç hastaya yapıldı. Ancak resmi olarak bir yıl önce Etlik Şehir Hastanesi'nde kurulan laboratuvarla çalışmalara başlandı. Bilkent ve Etlik Şehir Hastaneleri ile Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Hastanesi'nden hastalar çalışmaya alınırken, Hacettepe Üniversitesi'nin de nisan ayı sonunda sürece dâhil edilmesi planlandı. Şimdiye kadar 3 merkezden toplam 8 hastaya CAR-T hücre tedavisi başarıyla uygulandı. Hålen 4 hastanın üretim süreci devam ederken, 3 hasta için de CAR-T planlaması yapılmış durumda. Böylece yakın vadede toplam 15 hastaya ulaşılması hedefleniyor. Bu çalışmalar ileri biyoteknolojik tedaviler alanında Türkiye adına stratejik öneme sahip bir eşiğin aşılması anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ TÜMÖRE KARŞI EĞİTİYORUZ
Kişinin bağışıklık sistemini güçlendirilerek, DNA hasarlarını onarmasına dayanan hücresel tedavilerin geleceğin tedavisi olacağını söyleyen Türk Hematoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Prof. Dr. İnci Alacacıoğlu, “Immünoterapiler tümörü kemoterapi dediğimiz hücresel tedavilerle öldürmeyi değil, tümörü gözden kaçıran, görmeyen kendi T hücrelerimizi, kendi bağışıklık sistemi hücrelerimizi belki de biraz geliştirip, eğitip tekrardan ‘bak bu tümör hücresi, artık bunu gör ve öldür’ dediğimiz tedaviler dönemindeyiz. Bu çağ gerçekten çok mükemmel bir çağ. CAR-T tedavileri romatizmal hastalıklarda ve böbrek, pankreas ve diğer organ tümörlerin tedavisinde de araştırılıyor. Daha da önemlisi şu an çok pahalı tedaviler olan CAR-T tedavilerinin bireysel değil de, raf ürünü olarak üretilebileceği günler de çok uzak değil. Bu konuda da çalışmalar sürdürülüyor. Bu şekilde tedaviye çok daha kısa sürede ve daha düşük maliyetlerle ulaşmak mümkün olacak” dedi.
