Hâlâ bahis oynuyorlar: 'Dört büyükler'in idarecileri de var!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Osman Sağlam, "futbolda bahis" soruşturması hakkında, "Üçüncü lige kadar yaptığımız araştırmada 500'e yakın kulüp idarecisinin bizzat operasyonlardan sonra dahi legal bahis oynadığını tespit ettik. dari yaptırım ve cezalar bile bazılarına engel olamıyor. Bunların arasında 'dört büyükler'in idarecileri de var" dedi.
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Osman Sağlam, 2026 Dünya Kupası sonrası bahis operasyonlarının devam edeceğini belirtti.
- Sağlam, Türk sporundaki en büyük sorunun mevzuat eksikliği değil ahlak problemi olduğunu vurguladı.
- Araştırmalarda üçüncü lige kadar yaklaşık 500 kulüp idarecisinin yasal bahis oynadığı tespit edildi.
- Sağlam, sporcuların etik değerler konusunda bilinçli olmadığını ve kolay yoldan para kazanma hırsının ahlakı geride bıraktığını ifade etti.
- Sorunun savcılık soruşturması veya mahkeme kararıyla çözülmesinin zor olduğunu, öncelikli çarenin bilinç aşılamak olduğunu söyledi.
Beşiktaş efsaneleri arasında yer alan ve aynı zamanda avukat olan Hakkı Yeten'in anısına Tüpraş Stadı'nda "spor hukuku" sempozyumu gerçekleştirildi. Sempozyumun ilk oturumunda Türk sporunda bahis sorunu ele alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Osman Sağlam, 11 Haziran-19 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 2026 Dünya Kupası sonrasında operasyonların devam edeceğini belirterek, "Dünya Kupası var, ligler bitmek üzere. Bu yüzden operasyonlara bir süre ara verdik. Liglerin bitimiyle birlikte operasyonlar hızlı bir şekilde devam edecek" dedi.
"YÜZLERCE DELİLLE ÖNÜMÜZE GELİYORLAR"
Türk sporunda en büyük sorunun ahlak problemi olduğunu belirten Sağlam, "Bu operasyonlar ilk defa bu kadar iradeli ve kapsamlı şekilde şu an ortaya konuyor. Bu operasyonlarda gördüğümüz en büyük sorun mevzuat ya da yönetmelik eksikliği değil. En büyük sorun Türk sporundaki ahlak sorunu. Biz ahlak sorunuyla karşı karşıya olduğumuzu gördük. Mevzuatta nelerin suç olduğu sayılmış, operasyonlarda suç iddiasının kıyısından geçenler de var, yüzlerce delille önümüze gelen sporcular, hakemler de oluyor. Ahlak sorununu aşmak için ülkemizin bu mücadeleyi vermesi gerekiyor. Sporcular, 8-9 yaşında bu işin içine giren ve maalesef çok da profesyonel eğitimlerden geçmeyen insanlar. Ne kadar ünlü de olsalar sporun etik değerleri bakımından bilinçli olduklarını düşünmüyorum. Sporculardan 'Ben bunun suç olduğunu bilmiyordum' savunmasıyla karşılaştık. Kolay yoldan para kazanma hırsıyla ahlakı geride bıraktığımızı düşünüyoruz. Ne kadar ağır yaptırım, sıkı bir denetim getirirsek getirelim sporcunun sahip olması gereken ahlak sorununu düzeltemedikçe bu sorunun kolay aşılacağını düşünmüyorum" ifadelerini kullandı.
"MİLLİ MAÇLAR SEBEBİYLE ARA VERDİK, DEVAM EDECEĞİZ"
"Hiçbir federasyon ve üst kuruluş şu ana kadar kendi sporcularıyla ilgili bu konuyla alakalı bir şey yapmayı düşünmemiş" diyen Osman Sağlam, şunları aktardı:
Futbolda üçüncü lige kadar yaptığımız araştırmada 500'e yakın kulüp idarecisinin bizzat operasyonlardan sonra dahi legal bahis oynadığını tespit ettik. İdari yaptırım ve cezalar bile bazılarına engel olamıyor. Bunların arasında dört büyüklerin idarecileri de var. Bu sorunun mevzuat ve yönetmelikle aşılacağını düşünmüyorum. Milli maçlar dolayısıyla ara verdik ama uygulamayı sürdüreceğiz. Asıl problem Türk sporunda bahis problemi değil ahlak problemi. Bunun ne şekilde aşılacağını sorarsanız, kesin olarak şunu yapabiliriz diye bir önerim olamaz. Herkesin bir şekilde bulaştığı bir problemi savcılığın bir soruşturmasıyla, bir mahkeme kararıyla çözmek çok zor. Bilinci aşılamaktan başka çaremiz olmadığını düşünüyorum.
