Lukaku’nun dramatik hayat hikâyesi: Aç büyüdü, tokgözlü oldu
Romelu Lukaku, Demokratik Kongolu futbolcu bir babanın çocuğu olarak Belçika’da doğdu, yolu Türkiye’den geçti. Yıldız futbolcu, annesinin süt ve ekmek bile alamadığı dönemleri gözyaşlarıyla anlattı.
Fenerbahçe’nin Napoli’den kadrosuna kattığı dünya yıldızı Romelu Lukaku’nun hayat hikâyesi filmlere konu olacak cinsten. Yoksulluk içinde geçen hayatı ve bu hayatın getirdiği mücadele ruhu, onu dünyanın en büyük forvetlerinden biri yapmış. İşte Romelu Lukaku’nun The Players Tribune’e anlattığı hayat hikâyesi: “Beş parasız kaldığımızı anladığım anı tam olarak hatırlıyorum. Altı yaşındaydım. Okuldan öğle yemeği için eve dönmüştüm. Annemin menüsünde her gün aynı şey vardı: Ekmek ve süt. Bir keresinde büyük bir kutu süt alamamış, çoğaltmak için içine su koymuştu…”
ÖZEL | Fenerbahçe'nin Lukaku bombasını İtalyanlar değerlendirdi: Süper Lig'in en güçlü forveti
ELEKTRİK YOK, SU YOK
“Sadece fakir değil, meteliksizdik. Babam kariyerinin sonuna gelmişti ve bütün parası tükenmişti. İlk kesilen şey kablolu televizyondu. Artık futbol yoktu. Artık “Match of the Day” (Maç Günü) yoktu. Sinyal yoktu. Sonra geceleri eve geldiğimde ışıklar kesilirdi. İki, üç hafta boyunca elektriksiz yaşardık. Banyo yapmak isterdim, ama sıcak su olmazdı. Ekmeği karşı bakkaldan ödünç alırdık. Kendime bir söz verdim. Çok büyük bir futbolcu olacaktım ve ailemi bu hayattan kurtaracaktım. Ben, tanışabileceğiniz en güçlü adamım! 16 yaşında Anderlecht’te top oynayacağıma dair anneme söz verdim.”
HER MAÇ BİR FİNALDİ
“Benim için oynadığım her maç bir finaldi. Parkta oynadığımda o bir finaldi. Anaokulunda teneffüste oynadığımda, o bir finaldi. Kesinlikle ciddiyim. Her şut attığımda topun kaplamasını yırtmaya çalışırdım. Tam güçle. Oyun oynamıyordum, rakibi sanki öldürmeye çalışıyordum! Belçika tarihinin en iyi futbolcusu olmak istiyordum. Hedefim buydu. İyi değil, harika değil, en iyisi! Pek çok şey yüzünden öfkeyle oynuyordum… Dairemizde dolaşan fareler yüzünden… Şampiyonlar Ligi’ni izleyemediğim için… Diğer ebeveynlerin bana bakışları yüzünden... 12 yaşındayken 34 maçta 76 gol attım.”
BEN SÖZÜMÜ TUTTUM
“Hepsini babamın ayakkabılarını giyerek attım. Ayaklarımız aynı numaraya geldiğinde, ayakkabılarımızı paylaşırdık. Dedem annemle babamın memleketi olan D. Kongo’ya bağımı sağlayan kişiydi. Dört yıl daha yaşasaydı Anderlecht’te oynadığımı görecekti. Altyapıdaki hocamla iddiaya girmiştik, beni oynatırsa aralık ayına kadar 25 gol atacağımı söyledim ve her gol için bir pankek istedim. Aç bir çocukla iddiaya girilmez! Kasıma kadar 25 pankek yemiştim bile! Ve Anderlecht-Standard Liege play-off finali için A takıma çağrıldım. Anneme 16 yaşında başaracağımı söylemiştim. 11 gün geç kaldım! O finali kaybettik ama ben kazandım.”
ÖNCE SAĞLIK!
Yoksulluk içinde büyüyen Romelu Lukaku şimdi kanser ve diyabet araştırmaları için hastanelere yaptığı büyük nakdi bağışlarla tanınıyor. Yıldız oyuncu Belçika ve İtalya’da çok sayıda sağlık kuruluşuna bilet ve para yardımında önayak oldu.
YEDİ DİL BİLİYOR
Lukaku; Fransızca, Almanca, İngilizce, İspanyolca, Portekizce, Felemenkçe, ve İtalyanca olmak üzere yedi dil biliyor.
LUKAKU'DAN İNCİLER
“İşler yolunda giderken gazete makalelerini okuyordum ve bana ‘Belçikalı forvet Romelu Lukaku’ diyorlardı. İşler yolunda gitmediğinde ise bana ‘D. Kongo kökenli Belçikalı forvet Romelu Lukaku’ diyorlardı.”
“Kendi ülkemdeki bazı insanların neden başarısız olmamı istediğini bilmiyorum. Ama sorun değil. O insanlar, mısır gevreğimize su kattığımız zamanlarda yanımda değillerdi. O yüzden beni anlayamazlar.”
“Dedem hayatta olsaydı ve bugünümü görebilseydi ve ona diyebilseydim ki, ‘Gördün mü dede, kızın iyi. Artık dairede fare yok. Artık yerde yatmak yok. Artık stres yok. Artık iyiyiz. Durumumuz iyi…”
