50 yaş ve üzeri risk altında! 3 kişiden birinde var: Sessizce ilerliyor
Halk arasında ‘gece yanığı’ olarak da bilinen zona hastalığı, 50 yaş ve üzeri kişiler için büyük risk oluşturuyor. 3 kişiden birinin geçirdiği hastalık, uzun süren ağrılara, deri döküntülerine neden oluyor. İşte zona hastalığına dair bilinmesi gerekenler…
- Zona, yetişkinlerin %90'ında bulunan ve suçiçeği virüsünün (varisella zoster) bağışıklık zayıflamasıyla yeniden aktifleşmesi sonucu ortaya çıkar.
- Hastalık, özellikle 50 yaş ve üzeri bireylerde daha sık görülür; sinir hattı boyunca ağrılı, içi su dolu kabarcıklar şeklinde döküntülere yol açar ve hayat kalitesini düşüren komplikasyonlara neden olabilir.
- Tedavide kritik nokta, döküntü sonrası ilk 72 saat içinde antiviral tedaviye başlanmasıdır; bu, semptom süresini kısaltır ve komplikasyon riskini azaltır.
- Zona bulaşıcı bir hastalık değildir, ancak henüz iyileşmemiş döküntülerdeki virüs, suçiçeği geçirmemiş veya aşılanmamış kişilerde suçiçeğine neden olabilir.
Zona Farkındalık Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Serhat Ünal, özellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerde daha sık görülen hastalığa karşı uyardı.
“YETİŞKİNLERİN YÜZDE 90'INDA VAR”
Uzun süren ağrı ve komplikasyonlarla hastalığın hayat kalitesini düşürdüğünü belirten Ünal "Yaşa bağlı azalan bağışıklıkla ortaya çıkabiliyor. Yetişkinlerin yüzde 90'ı zonaya neden olan virüsü vücudunda barındırıyor. Yaşla birlikte azalan bağışıklığı fırsat bilen zona, sinir yolu boyunca şerit halinde ortaya çıkan döküntülere ve ağrıya sebep oluyor” dedi.
“HER 100 BİN KİŞİDEN 900'Ü GEÇİRDİ”
Türkiye’de her 100 bin kişiden yaklaşık 900'ünün son 5 yıl içinde zona geçirdiğini belirten Ünal, zonanın suçiçeğine de neden olan varisella zoster virüsünün, bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla yeniden aktif hale gelmesi sonucu ortaya çıktığını ifade etti.
BELİRTİLERİ NELER?
Ünal, hastalığın klinik olarak çoğunlukla vücudun bir tarafında, belli bir sinir hattı boyunca yayılan, ağrılı ve içi su dolu kabarcıklar şeklinde döküntüye yol açtığını söyledi.
“GÖZ SİNİRLERİNİ ETKİLEYEBİLİR”
Ünal, şöyle uyardı:
Zonanın en sık görülen komplikasyonlarından biri postherpetik nevralji (PHN) olarak bilinen sinir ağrısıdır. Zona sonrası devam eden bu ağrılar aylar hatta yıllar boyunca sürebilir. PHN'nin yanı sıra zona, göz ve çevresindeki sinirleri etkileyebildiği gibi cilt problemlerine, nörolojik bulgulara, işitme ve denge kayıplarına ve nadiren vücuda yayılan enfeksiyona yol açabiliyor. Yapılan çalışmalar ülkemizde her beş zona vakasından birinde komplikasyon geliştiğini ortaya koyuyor.
TEDAVİ İÇİN İLK 72 SAAT ÖNEMLİ
Zonanın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Ünal, "Antiviral tedaviye mümkün olan en kısa sürede başlanması, akut hastalığın yönetiminde son derece önemli. Yapılan çalışmalar, ilk döküntü sonrası 72 saat içinde tedaviye başlamanın, akut semptom süresini kısaltabileceğini ve komplikasyon riskini azaltabileceğini gösteriyor ancak tanıda gecikme olması durumunda tedavi aksayabiliyor. Bu nedenle hastaların zona için hekimlerine danışması, belirtileri yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden bir doktora başvurması gerekiyor” diye konuştu.
“BULAŞICI BİR HASTALIK DEĞİL”
Ünal “Zona, suçiçeği sonrası vücutta pasif halde bulunan virüsün yeniden aktif hale gelmesiyle ortaya çıkar. Zona bulaşıcı bir hastalık değildir ancak henüz iyileşmemiş döküntülerden yayılan virüs, suçiçeği geçirmemiş veya aşılanmamış kişilerde suçiçeğine yol açabilir” dedi.
