Altın çağını yaşayan meslek! Ankara’da yapan üç dört kişi kaldık
Ankara’da 50 yıldır kalay ve bakır ustalığı yapan Aytekin Küçük, çırak bulamadığını belirterek “Şu an bu meslek altın çağını yaşıyor. Ankara’da bu mesleği yapan üç dört kişi kaldık” dedi.
- Ankara'nın Altındağ ilçesinde bakırcılık, çırak bulma konusunda sorun yaşayan meslekler arasına katıldı.
- 50 yıllık usta Aytekin Küçük, bakıra talebin artmasına rağmen mesleğin "altın çağını" yaşarken çırak bulamadıklarını belirtiyor.
- Usta, Ankara'da kalaycılık ve bakırcılık yapan sadece üç dört kişi kaldığını ifade ediyor.
- Bakır ve kalayın sağlıklı madenler olduğunu ve eski nesillerin uzun ömürlülüğüne katkıda bulunduğunu vurguluyor.
Çırak bulma konusunda sorun yaşayan meslek dallarına bakırcılık da eklendi. Ankara’nın Altındağ ilçesine bağlı Kale Mahallesi’nde kalaycılık ve bakırcılık mesleğini yaklaşık 50 yıldır sürdüren Aytekin Küçük, bakıra talebin artmasıyla mesleğin ‘altın çağını’ yaşadığını ancak çırak bulamadıklarını söyledi.
“ANKARA’DA ÜÇ DÖRT KİŞİ KALDIK"
Mesleğin bitme noktasına geldiğini ifade eden 50 yıllık usta şunları söyledi:
Biri gelse, öğrense biz de gurur duyarız. Koca Ankara’da üç dört kişi kaldık, beşincisi yok. Yapabilecek kapasitede adam da yok. Öğrenmiş olsalar meslek altın bilezik, her zaman kazanır. Parasız kalmazsın, bir şey üretir, yapar, bunu satar, cebine para girer ve çoluğunu çocuğunu geçindirir. Ama biri heveslenerek geliyor, ‘kaç para veriyorsun, kaçta başlayıp kaçta çıkacağım, cumartesi pazar tatil mi’ diye soruyor. Çıraklığımda gece yarılarına kadar çalıştığım zamanlar oldu.
İKİSİ DE SAĞLIKLI
Bakır ve kalayın sağlıklı bir maden olduğunu belirten Küçük “Mesela hepimizin evinde bulaşık makinesi var. Bulaşıklar yıkandıktan sonra koy bir leğen suya durula, bak nasıl köpük akıyor. Bu bakırı bulaşık makinesine koy, kendini karartır ama kesinlikle kalayını çıkaramaz. Sağlıklı olduğu için. İkisi de yer altından çıkan maden. O kadar sağlıklı. Eski adamlar mesela 100 yaşına kadar yaşıyorlar. Mesela köylerde adamlar bastonlarla yolda yürüyemiyor ama yine de sağlıklı. Ama bizim buradakiler de öyle sağlıklı değil. Yediğimiz doğal bir şey yok” dedi.
“SAYESİNDE EL BECERİM GELİŞTİ”
Mesleğe nasıl başladığını da anlatan Küçük “Belli bir zamana kadar çalıştıktan sonra amcam, ‘Seni başka birinin yanına verelim. Burada sadece kalaycılık öğreniyorsun’ dedi. Karşımızdaki dükkanda Kıvırcık Dursun diye çok değerli bir ustamız vardı. O, bu çarşıdaki çoğu ustanın ustasıdır. Amcam beni o ustanın yanına verdi ve orada çalışmaya başladım. Ondan dürüst işçilik, bakırcılık, kalaycılık, nikelaj ve parlatma öğrendim. Onun sayesinde el becerim çok gelişti. Ölçü kullanmadan bakır yapacak kadar ustaydı" dedi.
