ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'dan YPG itirafı! "İki seçeneğimiz vardı"
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Suriye politikasına ilişkin yaptığı açıklamada Washington’un ülkenin parçalanmasına yol açabilecek bir senaryo yerine Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimiyle iş birliği yapmayı tercih ettiğini söyledi
Almanya’da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı'nda (MSC) konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un Suriye’de parçalanma senaryosu yerine Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimiyle çalışmayı tercih ettiğini duyurdu.
Washington’un iki seçenek arasında karar verdiğini söyleyen Rubio, ülkenin çok sayıda parçaya ayrılmasına yol açabilecek senaryo yerine Şara yönetimiyle iş birliğini seçtiklerini açıkladı:
"Suriye'de iki seçeneğimiz vardı. Birinci seçenek, ülkenin 18 farklı parçaya ayrılmasına izin vermekti: uzun süreli iç savaş, istikrarsızlık, kitlesel göç, teröristler için bir oyun alanı, her yerde DEAŞ'ın kol gezmesi, İran'ın tekrar devreye girmesi"
İkinci seçeneğin Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve ekibiyle çalışmak olduğunu söyleyen Rubio, bu yolun tercih edildiğini aktardı.
"ASIL ÖNEMLİ OLAN UYGULAMA"
ABD’nin Suriye’de aktif rol aldığını kaydeden Rubio, "Gidişattan memnunuz. Bu gidişatı sürdürmeliyiz. İyi anlaşmalarımız var. Şimdi asıl önemli olan uygulama" diye konuştu.
Rubio, Suriye’nin kuzeydoğusunda yaşanan gelişmeler sırasında ABD Başkanı Donald Trump’ın devreye girdiğini ve Şara ile iki kez görüştüğünü söyledi.
"ŞARA SÖZÜNÜ TUTTU"
"Suriye'nin kuzeydoğusunda bu durum patlak verdiğinde, Trump, Şara ile bir değil iki kez şahsen görüştü ve ‘Çatışmayı durdurun ki oradaki DEAŞ mahkumlarını tahliye edebilelim" diyen Rubio, bölgede binlerce DEAŞ mahkumu bulunduğunu söyledi.
"Çatışmayı durdurun ki bu DEAŞ mahkumlarını tahliye edebilelim ve böylece entegrasyon üzerinde çalışmak için daha fazla zamanımız olsun dedik. Şara bunu yaptı. Şimdiye kadar sözünü tuttu" yorumunda bulundu.
Bakan Güler’den YPG-SDG’ye uyarı: Mutabakatlara şartsız uyulmalı
YPG İLE ENTEGRASYON SÜRECİ
Rubio, terör örgütü YPG ile Suriye yetkilileri arasında varılan entegrasyon anlaşması üzerinde çalışıldığını açıkladı. Anlaşmanın uygulanmasının yeni dönemin en kritik aşaması olduğunu kaydetti.
"Şimdi bu anlaşmayı uygulamaya koymak gerekiyor. Bu kolay olmayacak" diyen Rubio, sürecin inişli çıkışlı ilerleyebileceğini kaydetti.
MÜNİH’TE TARİHİ MESAJ: "ULUSLARARASI DÜZEN BİTTİ"
Diğer yandan 62. Münih Güvenlik Konferansı (MSC), uluslararası sistemde kırılma mesajlarıyla tamamlandı. Üç gün süren zirvede, "uluslararası düzenin bittiği" ve "eski dünyanın artık olmadığı" ifadeleri öne çıktı.
Konferansta değişen küresel dengeler ve çok kutuplu dünya vurgusu dikkat çekti. Çok sayıda Avrupalı lider, "daha Avrupalı bir NATO" çağrısında bulundu.
Avrupa’nın ABD olmadan kendini savunma kapasitesi de masaya yatırıldı.
"BU DÜZEN ARTIK MEVCUT DEĞİL"
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, açılış konuşmasında kurallara dayalı uluslararası düzenin sona erdiğini söyledi. "Bu düzen, en iyi dönemlerinde ne kadar kusurlu olsa da artık bu haliyle bile mevcut değil" dedi.
Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından oluşan tek kutuplu yapının geride kaldığını belirten Merz, ABD’nin liderlik iddiasının sorgulandığını dile getirdi.
RUBİO: "ESKİ DÜNYA ARTIK YOK"
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Başkan Donald Trump liderliğindeki sürece Avrupa’nın dahil olması çağrısında bulundu. Avrupa ile askeri ve ekonomik bağların yanı sıra manevi ve kültürel ilişkilerin de güçlü olduğunu söyledi.
"Eski dünya artık yok ve jeopolitik açıdan yeni bir çağda yaşıyoruz" dedi. Amerikalıların "Avrupa’nın bir çocuğu" olduğunu ifade etti. Avrupa ile birlikte hareket etme çağrısı Avrupalı liderler tarafından olumlu karşılandı.
"DÜNYA DAHA İSTİKRARSIZ"
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, dünyanın giderek daha istikrarsız hale geldiğini söyledi. "Dünya giderek daha istikrarsız hale geliyor ve biz Avrupalılar savunma kapasitemizi güçlendirmeliyiz" yorumunda bulundu.
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin karşılıklı savunma paktının uygulanma zamanının geldiğini söyledi.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise AB ile NATO işbirliğinin hiç olmadığı kadar güçlü olduğunu belirtti. “NATO, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından bu yana kesinlikle her zamankinden daha güçlü” dedi.
UKRAYNA MESAJI: AVRUPA MASADA OLMALI
Rusya-Ukrayna savaşı konferansın ana gündem maddelerinden biri oldu. Liderler, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde Avrupa’nın masada yer alması gerektiğini vurguladı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Avrupa’nın ABD, Rusya ve Ukrayna ile birlikte müzakere sürecine katılması halinde savaşın sona erdirilme ihtimalinin artacağını söyledi.
TÜRKİYE’DEN ÜST DÜZEY KATILIM
Konferansa Türkiye’den Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, MİT Başkanı İbrahim Kalın, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katıldı.
Güvenlik kaynaklarına göre Kalın, İran, Gazze, Suriye, Kuzey Afrika, terörle mücadele, yasa dışı göç ve siber güvenlik başlıklarında temaslarda bulundu. Şimşek ise "No Money for Terror" konferansında Türkiye’nin terörün finansmanıyla mücadele perspektifini aktardı.
Münih Güvenlik Konferansı Vakfı Başkanı Wolfgang Ischinger, kapanışta Rusya üzerindeki baskının artırılması çağrısı yaptı. “Transatlantik ortaklar olarak Rusya üzerinde ciddi bir baskı kurabileceğimize inanıyorum” dedi.
Zirve, küresel sistemde yeni bir döneme girildiği mesajıyla sona erdi.
