Algoritma seçiyor, füze vuruyor: Yapay zekanın 30 saniye kuralı ifşa oldu
Los Angeles Times, İsrail ordusunun Lübnan’da yürüttüğü suikastların arkasındaki korkunç yapay zeka mekanizmasını gün yüzüne çıkardı. Milyonlarca veriyi saniyeler içinde işleyip 'ölüm listesi' hazırlayan algoritma, sadece hedefi seçmekle kalmıyor.
- İsrail ordusu, Lübnan'da kurduğu gözetleme ağı ve Palantir'in Maven altyapısıyla milyonlarca veri akışını analiz ederek saniyeler içinde "tehdit profilleri" oluşturuyor.
- Akıllı telefon meta verileri, konum sinyalleri, SIM kart değişiklikleri ve bankacılık verileri gibi bilgiler, hedefteki kişiyi belirlemek için kullanılıyor.
- İsrail ordusu, "Çevrendekilerle birlikte mi yoksa tek başına mı ölmek istersin?" sorusuyla hedefi kıskaca alarak infaz anını milimetrik bir takiple yönetebiliyor.
- Yapay zeka uzmanlarına göre, sistem kimin kiminle konuştuğuna veya nerede bulunduğuna bakarak "tehdit ihtimalini" hesaplıyor ve bu nedenle zaman zaman siviller de "meşru hedef" olarak işaretlenebiliyor.
- Lübnan'ın veri altyapısı, araç kayıtları ve cep telefonu abone bilgileri yirmi yılı aşkın süredir İsrail istihbaratının erişimine açık durumda ve insansız hava araçları "stingray" cihazlarıyla telefonları sisteme bağlayarak gerçek zamanlı konum takibi yapıyor.
- Hizbullah, dijital kuşatmaya karşı merkezi olmayan küçük birimlere bölünerek ve elektronik cihaz kullanımını minimuma indirerek gerilla savaşı köklerine dönmüş durumda.
ABD merkezli Los Angeles Times, yayınladığı araştırma dosyasıyla İsrail ordusunun Lübnan’da yürüttüğü suikast operasyonlarının dijital perde arkasını deşifre etti.
DİJİTAL AYAK İZİNDEN ÖLÜM LİSTESİNE
İsrail ordusu, Lübnan genelinde kurduğu gözetleme ağıyla her hareketi takip ediyor. Sistem, Palantir’in Maven altyapısını kullanarak milyonlarca veri akışını standart hale getiriyor ve saniyeler içinde "tehdit profilleri" oluşturuyor.
Eskiden yüzlerce analistin haftalarca uğraşarak hazırladığı ilişki ağları ve hedef paketleri, artık bir algoritmanın hesaplamasıyla anında füzelerin hedefi haline geliyor. Akıllı telefon meta verileri, konum sinyalleri, SIM kart değişiklikleri ve hatta bankacılık verileri, hedefteki kişinin hayatını saniyeler içinde karartacak algoritmanın ham maddesi olarak kullanılıyor.
"TEK BAŞINA MI ÖLMEK İSTERSİN?" 30 SANİYE KURALI
Sistemin işleyişini analiz eden ABD basını şu satırlara yer verdi:
"Şubat ayında ailesini ziyaret ettiği sırada telefonu çalan 62 yaşındaki irtibat görevlisi Ahmad Turmus karşısında Arapça aksanıyla konuşan bir İsrail subayını buldu. Subayın sorduğu 'Çevrendekilerle birlikte mi yoksa tek başına mı ölmek istersin?' sorusu, sistemin hedefi nasıl kıskaca aldığını gösterdi. "Tek başıma" cevabını verip evden ayrılan Turmus, aracına bindikten sadece 30 saniye sonra füzelerle hedef alınarak hayatını kaybetti. Kullanılan algoritma sadece hedefi belirlemekle kalmıyor, infaz anını da milimetrik bir takiple yönetiyor."
Yapay zeka uzmanlarına göre İsrail'in kullandığı sistem, kimin kiminle konuştuğuna veya hangi bölgede bulunduğuna bakarak bir "tehdit ihtimalini" hesaplıyor. Program yüzünden zaman zaman sağlık görevlileri, veya sadece yanlış zamanda yanlış yerde bulunan siviller İsrail algoritması tarafından "meşru hedef" olarak işaretlenebiliyor.
YİRMİ YILLIK İSTİHBARAT SIZINTISI
Lübnan’ın tüm veri altyapısı, araç kayıtları ve cep telefonu abone bilgileri yirmi yılı aşkın süredir İsrail istihbaratının erişimine açık durumda. Hizbullah’ın sinyal birimlerine ve karasal ağlarına sızılması, yapay zekanın elindeki veri havuzunu büyüttü. İnsansız hava araçları, kendilerini cep telefonu kulesi gibi gösteren "stingray" cihazlarıyla telefonları sisteme bağlayarak gerçek zamanlı konum takibi yapıyor.
Ahmad Turmus örneğinde olduğu gibi, hedefteki kişi telefonunu değiştirse veya kapatsa dahi, geçmiş veri tabanları ve yüz tanıma sistemleri sayesinde algoritmanın takibinden kurtulamıyor.
Sistemin teknolojik hakimiyetine rağmen, sahada Hizbullah’ın dijital kuşatmaya karşı yöntem değiştirdiği tespit edildi. Ağır teknolojik baskı altındaki örgüt, merkezi olmayan küçük birimlere bölünerek ve elektronik cihaz kullanımını minimuma indirerek gerilla savaşı köklerine geri dönmüş durumda.
