Suriye'de 'şark çıbanı' alarmı! Bölgeyi salgın endişesi sardı, tehlike hızla yayılıyor
Suriye'nin Rakka ilinde açık kanalizasyonlar ve yetersiz altyapı nedeniyle yayılan "Şark çıbanı" hastalığı, halkın hayatını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Rakka'nın kuzeyindeki Heyşe köyü sakinleri, artan vakalar nedeniyle yetkililerden acil çözüm talep ediyor.
Köy sakinleri, hastalığın başlıca nedeninin uzun süredir bakımı yapılmayan açık kanalizasyon hatları ve çevrede oluşan su birikintileri olduğunu belirtiyor. Yerleşim alanlarını çevreleyen çukurların zamanla bataklığa dönüştüğünü ifade eden bölge halkı, özellikle yaz aylarında artan haşere ve sineklerin hastalığın yayılmasını hızlandırdığını dile getiriyor.
YPG'NİN AÇIK BIRAKTIĞI LAĞIM ÇUKURLARI HASTALIĞI TETİKLEDİ
Rakka Sağlık Müdürü Doktor Abdullah Hamud, yaptığı açıklamada, son dönemde kum sineği yoluyla bulaşan "Şark çıbanı" vakalarında artış yaşandığını, vakaların özellikle ilin kuzeyindeki Heyşe köyünde yoğunlaştığını söyledi.
Hamud, daha önce bölgeyi işgal eden terör örgütü YPG'nin köy çevresinde açtığı lağım çukurlarını açık bıraktığını, ayrıca gider sularının birikmesi ve tarımsal drenaj kanallarının temizlenmemesinin de hastalığa yol açtığını ifade etti. Bu durumun hastalığı taşıyan böceklerin üremesi için uygun ortam oluşturduğunu kaydeden Hamud, "Bu böcekler, Şark çıbanını bulaştıran başlıca taşıyıcılardır. Bu nedenle hastalık yayılmıştır." dedi.
2026'DA YAKLAŞIK 1500 VAKA TESPİT EDİLDİ
Rakka genelinde YPG işgalinden kurtarılmadan önce yaklaşık 3 bin 700 vakanın kaydedildiğini aktaran Hamud, 2026 yılında ise yaklaşık 1500 vaka tespit edildiğini belirtti.
Suriye Sağlık Bakanlığı ile koordineli şekilde Şark çıbanı ile mücadele programını devreye aldıklarını vurgulayan Hamud, "Büyük miktarda ilaç gönderdik, mobil sağlık ekipleri oluşturduk ve il genelinde Heyşe dahil yaklaşık 7-8 merkez açtık." ifadelerini kullandı.
KUM SİNEĞİ ARACILIĞIYLA BULAŞIYOR
Hastalığın özellikle çöp alanları, kirli bölgeler, hayvan barınakları ve durgun su birikintilerinin bulunduğu yerlerde yaygın olduğuna dikkati çeken Hamud, etkenin tarla faresi olarak bilinen hayvan tarafından taşındığını ve kum sineği aracılığıyla insanlara bulaştığını dile getirdi.
"ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ENDİŞELİYİZ"
Heyşe köyü sakinlerinden Ahmed İsa, köyde çocukların ve yaşlıların hastalıktan ciddi şekilde etkilendiğini söyledi. İsa, "Hastalık herkese bulaşıyor. Çocuklarımız için endişeliyiz. Açık kanalizasyonlar ve biriken sular sorunun başlıca nedeni." dedi. Köyde sağlık merkezi bulunmamasının sorunu daha da derinleştirdiğini ifade eden İsa, hastaların tedavi için yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Rakka kent merkezine gitmek zorunda kaldığını, bunun da büyük zorluk oluşturduğunu dile getirdi.
İsa, "Belediyenin altyapı çalışmalarını hızlandırmasını, açık kanalizasyonların kapatılmasını ve eksik kalan yaklaşık bir kilometrelik kanalizasyon hattının tamamlanmasını talep ediyoruz." diye konuştu. Köyde bir sağlık merkezi kurulması çağrısında bulunan İsa, şunları söyledi:
"Yetkililerden somut adımlar bekliyoruz. Heyşe halkı olarak, artan vakaların kontrol altına alınabilmesi için hem sağlık hizmetlerinin hem de çevre temizliği çalışmalarının acilen iyileştirilmesini istiyoruz."
"OĞLUM MİKROPLAR VE BÖCEKLER YÜZÜNDEN SÜREKLİ HASTALANIYOR"
Köy sakinlerinden Ramazan el-Abbo, evinin yakınından geçen kanalizasyon hattının hem kötü kokuya hem de hastalık riskine neden olduğunu söyledi.
Çocuklarını korumak için kendi imkanlarıyla önlem almak zorunda kaldığını dile getiren Abbo, "Oğlum iki kez kirli suya düştü, neredeyse hayatını kaybediyordu. Bu nedenle su ile ev arasına tel örgü çektim." dedi.
Kirlilik nedeniyle özellikle çocukların sık sık hastalandığını vurgulayan Abbo, "Oğlum mikroplar ve böcekler yüzünden sürekli hastalanıyor. Her iyileştiğinde yeniden kötüleşiyor." şeklinde konuştu. Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kötü kokuların ve haşerelerin çoğaldığını aktaran Abbo, durumun hayat koşullarını daha da zorlaştırdığını ifade etti.
ŞARK ÇIBANI NEDİR?
Şark çıbanı (kutanöz leishmaniasis), Leishmania parazitini taşıyan tatarcık (kum sineği) türlerinin ısırmasıyla bulaşan, ciltte aylarca süren ve iz bırakan, tedavi edilebilir bir enfeksiyon hastalığıdır. Genellikle yüz, kol, bacak gibi açık bölgelerde kırmızı, kabuklu yaralarla kendini gösterir ve 4-8 ay içinde ülserleşebilir.
