Gürültü, trafik ve zehir! Ambarlı Limanı şehri boğuyor
500 bin nüfusun ortasında kalan Ambarlı Limanı; gürültüsü, trafiği ve zehirli gazlarıyla Avcılar, Beylikdüzü ve Büyükçekmece hattında hayatı felç ediyor. Bölge halkı isyanda, “taşınma” projesi ise maliyet engeline takılıyor.
- Ambarlı Limanı'nın faaliyete geçtiği 1989'da çevresi tarım arazileriyken, zamanla yapılaşma limanı "yutmuş" ve yüz binlerce insan çevresinde yaşamaktadır.
- Limanın oluşturduğu trafik sorunu, binlerce tırın Haramidere ve E-5 hattını kilitlemesi ve yollarda çökmelere neden olması şeklinde kendini göstermektedir.
- Dev vinçlerin ve ağır vasıtaların neden olduğu sarsıntılar, Beylikdüzü ve Yakuplu sakinlerinde deprem korkusuna ve uyku bozukluklarına yol açmaktadır.
- Kargo gemilerinden çıkan dizel jeneratör gazları ve limanın gece aydınlatmalarının yol açtığı ışık kirliliği halk sağlığını ve biyoritmi tehdit etmektedir.
- Liman, yanıcı, parlayıcı ve zehirli kimyasal maddelerin giriş noktası olup, tankerlerin mahalle aralarından geçmesi büyük bir kaza riskini beraberinde getirmektedir.
- Gemilerin bıraktığı "balast suları" Marmara Denizi'ne yabancı canlılar ve kalıntılar karıştırırken, limanın kıyı şeridini kapatması bölge halkının denizle bağını koparmaktadır.
KAAN ZENGİNLİ - İstanbul’un batı yakası, devasa bir lojistik operasyonun ve hatalı şehir planlamasının ağır faturasını ödüyor. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise sayılı konteyner limanlarından biri olan Ambarlı Limanı, bugün kent merkezinin tam kalbine saplanmış bir hançer gibi.
1989 yılında faaliyete geçtiğinde, limanın çevresi tarım arazileri ve boş alanlardan ibaretti. Ancak yıllar içinde Yakuplu, Beylikdüzü, Kavaklı ve Gürpınar bölgelerindeki hızlı yapılaşma, limanı kelimenin tam anlamıyla “yuttu”. Bugün, otoyol bağlantılarından Pınartepe sırtlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada yaşayan yüz binlerce vatandaş; 7 gün 24 saat süren bir gürültü, sarsıntı ve zehirli hava sarmalının içinde hayat mücadelesi veriyor.
TIR İSTİLASI YAŞANIYOR
Limanın en görünür zararı trafik. Binlerce ağır tonajlı tır, Haramidere ve E-5 hattını kilitlemekle kalmıyor, tonlarca yükle yollarda derin çökmelere sebep oluyor. Bölge halkı, bitmek bilmeyen tır kuyrukları sebebiyle her gün saatlerini yollarda kaybediyor.
DEPREM PANİĞİ
24 saat durmayan limanda dev vinçlerin konteynerleri gemilere yükleme ve boşaltma sesleri kilometrelerce öteye yankılanıyor. Beylikdüzü ve Yakuplu sakinleri “Ağır vasıtalar geçerken evlerin camları titriyor, deprem korkusuyla uyanıyoruz. Çocuklarımızın gece uykusu delik deşik, yazın cam açamaz hâle geldik” sözleriyle tepki gösteriyor.
BACA GAZI VE IŞIK KİRLİLİĞİ
Halk sağlığını tehdit eden kargo gemileri, dizel jeneratörlerinden çıkan sülfür ve karbonmonoksit yüklü zehirli gazı doğrudan yerleşim alanlarına salıyor. Buna ek olarak, limanın devasa gece aydınlatmaları bölgede ciddi bir ışık kirliliğine sebep olarak insan biyoritmini altüst ediyor.
KAZA FELAKET OLUR
Ambarlı, aynı zamanda tonlarca yanıcı, parlayıcı ve zehirli kimyasal maddenin de giriş noktası. Bu tehlikeli maddeleri taşıyan tankerlerin mahalle aralarından geçmesi büyük bir risk. Muhtemel bir kazada, sızıntıda veya liman içi bir patlamada yüz binlerce insanın hayatı doğrudan tehlikeye giriyor.
FATURAYI BÖLGE HALKI ÖDÜYOR
Devasa gemilerin sadece bacalarından çıkan gazlar değil, denize bıraktıkları “balast suları” (gemilerin dengede kalmak için aldıkları ve limanda boşalttıkları sular) da büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu sularla Marmara Denizi’ne yabancı ve istilacı deniz canlıları, mikroorganizmalar ve sintine kalıntıları karışıyor. Ayrıca limanın kıyı şeridini kapatması, Avcılar ve Beylikdüzü halkının denizle bağını fiziksel olarak koparıyor. Sahile inen yollar devasa gümrük duvarlarıyla kesiliyor.
TAŞINMA PROJESİ NEDEN RAFA KALKTI?
Peki, 500 bin insanı mağdur eden bu dev yapı neden taşınmıyor? Ambarlı Limanı’nın Marmara Ereğlisi veya Tekirdağ yönüne taşınması geçmişte defalarca gündeme gelse de süreç her seferinde devasa maliyetlere ve lojistik engellere takıldı. İstanbul sanayisinin ana damarı konumundaki limanın taşınması; milyarlarca dolarlık yeni altyapı ve güçlü bir demir yolu entegrasyonu gerektiriyor. Gerekli iradenin ortaya konulamaması ve lojistik şirketlerinin artacak maliyetleri üstlenmek istememesi sebebiyle taşınma fikri sürekli sümen altı ediliyor.
Tekirdağ’daki Asyaport gibi alternatifler mevcut yükün bir kısmını alsa da Ambarlı’nın hacmini karşılamaya yetmiyor. Sonuç olarak koca bir lojistik faturasını; temiz hava ve huzur isteyen bölge halkı ödüyor.
BEYLİKDÜZÜ HALKI: LİMAN TAŞINMALI
Beylikdüzü Sahil Mahallesi Muhtarı Yusuf Yakup Kendir, kentin limanı nasıl yuttuğunu ve gelinen noktayı gazetemize şu sözlerle özetledi:
Liman kurulduğunda nüfus 50 bin civarındaydı, bugün ise 500 bin nüfuslu bir kente dönüştük. Liman, ilçenin ulaşım güzergahının tam ortasında kaldı. Beylikdüzü sakinlerinin talebi net: Bu liman acilen daha uygun bir yere taşınmalıdır.
