Beylikdüzü'nde korkunç olay! Havuza giren çocuk tüfekle vuruldu! Akciğerleri parçalandı, kurşun hala kalbinde
Beylikdüzü'nde kardeşiyle havuzda yüzen 5 yaşındaki çocuk, havalı tüfek ile vuruldu. Akciğeri parçalanan ve 16 gün sonra taburcu edilen çocuk, kurşunun alınması için ameliyat olacak. Dehşeti yaşayan baba “Bunun hedef gözetilerek, kasıtlı olarak yapıldığına inanıyoruz” derken, anne ise “Canım çok yanıyor. Kalbim sıkışıyor ama istiyorum ki gerçekten adalet yerini bulsun” dedi. 17 yaşındaki şüpheli ise tutuklandı.
Beylikdüzü'nde arkadaşının ailesine ait bir evdeki havuzda ikizi ve arkadaşıyla oyun oynayan 5 yaşındaki Karan Aydınlısoy, dehşeti yaşadı.
Havalı tüfek mermisiyle vurulan küçük çocuğun sırtına kurşun isabet etti. Hastaneye götürülen Karan'ın sırtından giren merminin akciğerini parçaladığı ve kurşunun kalbe çok yakın bir noktada durduğu sonucuna ulaşıldı.
17 YAŞINDAKİ ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
16 gün boyunca hastanede tedavi gören çocuk 22 Temmuz tarihinde taburcu oldu. Karşı evden tüfekle ateş ettiği belirlenen 17 yaşındaki şüphelinin tutuklandı. Küçük çocuk, 3 hafta sonra kalbine yakın noktadaki kurşunun alınması için yeniden ameliyata girecek.
“HEDEF GÖZETEREK ATEŞ EDİLDİ”
Baba Cenk Aydınlısoy, yaşanan olaya ilişkin şöyle konuştu:
Soruşturmada geçen raporlarda şu yazıyor. Bu villanın yanındaki villanın 17 yaşındaki oğlu, babasının ruhsatlı dürbünlü profesyonel havalı tüfeğini alarak o tarafa doğru ateş ediyor. Burada zaten kanıtlar da var. Yani bu havaya atılmış mermi değil, yorgun bir mermi değil. Bizim inancımız da o yönde, hedef gözeterek ateş edildiği yönünde. Babanın da burada sorumluluğu var. Çünkü babasının ruhsatlı silahı ve bu atışları sabahtan beri yapıyormuş. Bunun biz tanıklardan duyumunu da aldık. Buna nasıl bir anne baba göz yumar, hâlâ bunu anlamaya çalışıyoruz. Bunun hedef gözetilerek yapıldığını düşünüyorum. Olayın kesinlikle kasıtlı olarak yapıldığına inanıyoruz.
“KARAN'IN ÇIĞLIK SESLERİNİ DUYDUK”
Anne Naz Aydınlısoy ise şunları söyledi:
Ben yukarıdan birkaç tane fotoğraf ve video çekerken arkamı dönüp telefonu masaya koyup dönmemle Karan'ın çığlık seslerini duyduk. Hemen aşağıya doğru koştum. İlk başta çocuklar arasında şakalaşma olduğunu düşündüm. Tabii ben Karan'ı önden görüyorum, sırtını görmüyorum. Eşimin telaşla koştuğunu görünce eşime dedim ki, 'Sakin ol, çocuk bunlar, şakalaşmıştır.' Eşimin bana söylediği o ilk cümle benim ayaklarımı yerden kesti, kalbimin durduğu andı. 'Silah sesi geldi ve Karan'ın sırtına kurşun isabet etti.' dedi. Tabii biz kanı gördük. Havuzun içi kan doluydu. İkiz kardeşi çok korktu, 'Kanlar var.' diye çığlık attı. Biz aynı şekilde kucağıma aldığımda ben hâlâ kurşunun olduğuna inanmak istememiştim.
“HASTANE ÇIĞLIKLARIMLA AYAĞA KALKTI”
Küçük çocuğun vurulduktan sonra hastaneye giderken yaşanan süreci anlatan anne Aydınlısoy, şöyle konuştu:
Bütün yol boyunca Karan bayıldı, bayılacak gibiydi. Ben tabii bayılmasın diye elimden geleni yapıyordum. Sürekli, 'Karan anneciğim uyan, bana bak, bende kal. Sen çok güçlüsün, az kaldı, vardık.' diye diye Karan'ın bilincinin kapanmasını engelledim. Hastaneye geldiğimizde zaten hastane benim çığlıklarımla ayağa kalktı. Doktorlar, 'Ne oldu.' dediğinde, 'Kurşun, silah.' dediğimde hemen polisler etrafımı sardı.
“CANIM ÇOK YANIYOR"
Naz Aydınlısoy, "Bir anne olarak canım çok yanıyor. Çocuğumu yaşatabilmek için hangi kararı vermem gerektiği çok belirsiz. Ne yapacağımızı bilmiyoruz ama çocuğum için en iyisi hangisiyse o olsun istiyoruz. Sadece Karan değil, öbür kardeşi, ikizi de tabii ki o da psikolojik olarak çok kötü durumda” dedi.
Mersin’deki dehşetin perde arkası! Otomobilin ezip kaçtığı aile dehşeti anlattı: ‘Eşimin çocuklarımın üzerinden bile bile geçti’
