Bu kadar skandalın dünyada örneği yok! Yolsuzluk itiraflarını inkâr edemeyen CHP yönetimi algı yapıyor
Avrupa’da bir kutu çikolata siyasetçileri koltuğundan ediyor. Türkiye’de ise milyonlarca liralık rüşvet, partiye çantayla para taşıma, haraçla parti binası alma itirafları normal gösteriliyor. Hatta ‘siyasi kumpas’ denilerek suç bastırılıyor
- Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in oğlu, Genel Başkan Özgür Özel'in isteği üzerine partiye sırt çantasıyla kayıt dışı para taşıdığını itiraf etti.
- Eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, Özel'in kendisinden para aldığını, "Parayı duvarın üzerine bırak", "Mavi valizimin içerisine koy" şeklindeki ifadelerle para aldığını söyledi.
- Skandallar zinciri, butlan beklentisini artırırken partiye kapatma davasını da tartışmaya açtı.
- Hukukçu Hadi Dündar, Özel'in dokunulmazlığının kaldırılması hâlinde hakkında açılacak 55 dosyanın bulunduğunu ve bir yıldan fazla ceza alması durumunda siyasi yasak geleceğini belirtti.
- CHP yönetimi, belediye başkanlarının yolsuzluk itiraflarını "siyasi operasyon, kumpas" gibi söylemlerle bastırmaya çalışıyor.
- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında çıkar için örgüt kurup 500 milyarın üzerinde vurgun yaptığı iddianamede belgeleriyle ortaya kondu.
CHP’de peş peşe patlayan ve ucu Genel Merkez’e uzanan yolsuzluklar ağı, partiye kapatma davası açılabileceğini gündeme getirdi. Tutuklu eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in oğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in isteği üzerine partiye sırt çantasıyla kayıt dışı para taşıdığını itiraf etti.
Tutuklu eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, Özel’in “Parayı duvarın üzerine bırak”, “Mavi valizimin içerisine koy” şeklindeki ifadelerle kendisinden para aldığını söyledi.
Delege pazarlıkları, sistemli yolsuzluk ağı ve “para kuleleri” gibi skandallar zinciri, butlan beklentisini artırırken partiye kapatma davasını da tartışmaya açtı.
PARTİ DE KURTARMAZ
Özgür Özel, “Yedek parti var ama butlana karşı değil, kapatma davasına karşı” açıklamasını yaptı. Ancak yeni itirafların ve muhtemel butlan kararının Özel’in siyasi hayatını da etkileyeceği belirtiliyor. Soruşturma kapsamında Özel’in de bulunduğu dokuz şüpheli milletvekilinin dosyaları ayrılmıştı.
"DOKUNULMAZLIĞI KALDIRILIRSA 55 DOSYA DA AÇILIR"
Hukukçu Hadi Dündar, Özel’in dokunulmazlığının kaldırılması hâlinde hakkındaki 55 dosyanın da açılacağını ifade etti. Dündar, “Özel, bu dosyaların birinden bir yıldan fazla ceza aldığında siyasi yasak gelir. Özel’in dokunulmazlığı kalkar ve ceza alırsa yeni partinin de başına geçemez. Çünkü siyasi yasakla birlikte seçme ve seçilme hakkı da elinden alınır” dedi.
Yalım’dan Ağbaba iddiası! Ek ifadede anlattı: İçki aldırıp, Ateşli ve Özcan'la odasına gitti
SUÇ BASTIRMA ÇABASI
Belediye başkanlarının yolsuzluk itiraflarını inkâr edemeyen CHP yönetimi, baskılardan “siyasi operasyon, kumpas” gibi söylemlerle kurtulmaya çalışıyor. CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın, “Seçimi kazanamayacakları açık olunca mutlak butlan gibi hukuk dışı, aslında siyaset dışı kurumlara sarıldılar” diyerek suç bastırdı.
CHP’de, Genel Başkanı Özgür Özel’in de aralarında bulunduğu birçok kişinin ismi; çıkar amaçlı örgüt kurma, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet alma, bankamatik memuru çalıştırma ve yasak aşk skandallarıyla gündeme geldi.
BÖYLESİ GÖRÜLMEDİ
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun çıkar için örgüt kurup 500 milyarın üzerinde vurgun yaptığı iddianamede belgeleriyle ortaya kondu. İstanbul’da işletmelerin ve iş insanlarının haraca bağlandığı, rüşvet alınmadan inşaat ruhsatı verilmediği belirlendi.
İmamoğlu davasında tansiyon yükseldi! Hakim çileden çıktı
İhale alan firmalara, hak edişlerinin komisyon adı verilen rüşvet karşılığı ödendiği ortaya çıktı. Esnafın ve zincir marketlerin belediye iştiraklerine bağış yapmaya zorlandığı, direnenlerin zabıta eliyle mühürlendiği anlaşıldı.
Belediye yönetimlerinin imar rantı için baklava ve pasta kutuları içinde deste deste döviz aldığı belgelendi. Rüşvet paralarından kuleler dikip partiye bina alındığı, delegelerin iş, para ve cep telefonu vaadiyle satın alındığı itiraflara yansıdı. Belediye başkanlarından adaylık için milyonlarca lira rüşvet toplandığı, başkan çocuklarının sırt çantalarıyla genel merkeze döviz taşıdığı, genel başkanın lüks aracının milletin parasıyla dizayn edildiği ortaya çıktı.
Türkiye ve dünyada aynı dönemde bu kadar farklı skandala bulaşan bir siyasi parti bulunmuyor.
ONLAR İSTİFA ETTİ
İngiltere’de geleceğin başbakanı olarak görülen Angela Rayner, engelli çocuğu adına ev alırken eksik vergi ödediği ortaya çıkınca başbakan yardımcılığı görevini bıraktı.
Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, ısmarlama anket yaptırdığı ve olumlu haber için medyaya rüşvet verdiğinin ortaya çıkmasının ardından istifa etti.
“Avrupa’nın altın çocuğu” olarak görülen Kurz’un siyasi hayatı bitti. İsveç’te Başbakan Yardımcısı Mona Sahlin, devletin verdiği kredi kartıyla kendisine iki paket çikolata ve bebek bezi aldığı ortaya çıktı. “Dalgınlıkla kendi kartım sandım” demesi kurtarmadı ve Sahlin istifa etti.
Fransa’da eski Başbakan François Fillon, eşi ve iki oğlu milletvekili danışmanı sıfatıyla maaş aldığının ispat edilmesi üzerine dört yıl hapis cezası aldı.
İngiltere İçişleri Bakanı David Blunkett, yasak aşkının evindeki Filipinli bir dadıya torpilli vize sağladığı için istifa etti.
Fransa’da Nicolas Sarkozy, Muammer Kaddafi’den seçim yardımı alması suçlamasıyla hapse atıldı.
Almanya’da Helmut Kohl’ün partisine aldığı gizli ve yasa dışı bağışlar sebebiyle siyasi hayatı bitti.
Avusturya’da ırkçı Özgürlükçü Parti Başkanı Heinz-Christian Strache, seçim yardımı karşılığı ihale vermekten suçlu bulundu. “İbizagate” skandalının ardından Strache siyasetten silindi.
Yolsuzluğa nasıl göz yumulmadığını gösteren örnekler, Türkiye ile Avrupa arasındaki farkı da ortaya koydu.
