Büyük deprem potansiyeli var! ‘Sismik boşluk’ olan 10 yeri tek tek sıraladı, uzun süredir sessiz
Deprem Bilimci Ramazan Demirtaş, 13 yıl sonra güncellenen "Türkiye Diri Fay Haritası’nda ortaya çıkan 215 yeni fayın yeni olmadığını belirtti. Demirtaş “Bu faylar zaten vardı. Sadece daha önce haritalanmamış. Önümüzdeki 50 ila 100 yıl içinde 700 fayın büyük çoğunluğu deprem üretmeyecek" dedi. Demirtaş, asıl riskin sismik boşluk olan yerler olduğunu belirterek, büyük deprem potansiyeli taşıyan yerleri tek tek sıraladı.
- MTA tarafından güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası'nda diri fay sayısı 485'ten 700'e yükselmiştir.
- Deprem bilimci Ramazan Demirtaş, fay sayısının artmasının deprem tehlikesinin arttığı anlamına gelmediğini, bu fayların zaten var olduğunu ve sadece haritalandığını belirtmiştir.
- Demirtaş'a göre önemli olan fay sayısı değil, fayların deprem üretme potansiyelidir.
- Önümüzdeki 50-100 yıl içinde 700 fayın büyük çoğunluğunun deprem üretmeyeceği öngörülmektedir.
- Uzun süredir büyük deprem üretmeyen ve 'sismik boşluk' olarak tanımlanan bazı bölgelerde riskin daha yüksek olduğu belirtilmiştir.
- Marmara Denizi, İznik-Mekece hattı, Gökova Körfezi, Girit çevresi, Antalya Körfezi, İskenderun Körfezi, Gölbaşı-Türkoğlu segmenti, Şemdinli, Yüksekova, Yedisu ve Ardahan çevresi büyük deprem potansiyeli taşıyan bölgeler olarak sıralanmıştır.
- Demirtaş, 2026 yılında güncellenen Diri Fay Haritası'nın ardından Türkiye Deprem Tehlike Haritası'nın da yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
- Marmara'nın deprem tehlikesinin halen tam olarak çözülemediği, bazı uzmanların 6.5'in üzerinde deprem olmayacağını savunurken, bazılarının ise 7.6 veya 7.8'e kadar çıkabileceğini belirttiği aktarılmıştır.
Maden Tetkik ve Arama (MTA) tarafından 13 yıl sonra güncellenen "Türkiye Diri Fay Haritası" 485 olan diri fay sayısının 700'e yükseldiğini ortaya koymuştu. Ortaya çıkan 215 yeni fay sonrasında gözler deprem riskine yeniden çevrilirken Deprem Bilimci Ramazan Demirtaş’tan önemli bir açıklama geldi.
“BU FAYLAR ZATEN VARDI”
Demirtaş "485 fay 700'e çıktı deniyor ancak bu faylar zaten vardı. Sadece daha önce haritalanmamış ya da aktif olup olmadığı net olarak ortaya konulamamıştı. Fay sayısının artması deprem tehlikesinin arttığı anlamına gelmiyor" dedi.
"Önemli olan fay sayısı değil, deprem üretme potansiyeli" diye belirten Demirtaş şöyle konuştu:
Örneğin 17 Ağustos 1999 depremini üreten İzmit segmentinin deprem tekrarlama aralığı yaklaşık 280 yıldır. Bu nedenle aynı segmentin yakın gelecekte benzer büyüklükte bir deprem üretmesi beklenmez.
“700 FAY DEPREM ÜRETMEYECEK"
Türkiye'de son 126 yılda 7 ve üzeri büyüklükte yaklaşık 25 deprem üreten fayların da uzun süre yeniden büyük deprem üretmeyeceğini vurgulayan Demirtaş “Önümüzdeki 50 ila 100 yıl içinde 700 fayın büyük çoğunluğu deprem üretmeyecek. Önemli olan hangi fayların büyük deprem üretme potansiyeli taşıdığıdır" dedi.
215 yeni fay deprem riskini artırır mı? Osman Bektaş cevapladı: Daha fazla fay, daha fazla tehlike değil
RİSKLİ YERLERİ SIRALADI
Demirtaş, uzun süredir büyük deprem üretmeyen ve ‘sismik boşluk’ olarak tanımlanan bazı bölgelerde riskin daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, riskli yerleri şöyle sıraladı:
Büyük deprem potansiyeli taşıyan bölgeler;
| Marmara Denizi |
|---|
| İznik-Mekece hattı |
| Gökova Körfezi |
| Girit çevresi |
| Antalya Körfezi |
| İskenderun Körfezi |
| Gölbaşı-Türkoğlu segmenti |
| Şemdinli |
| Yüksekova |
| Yedisu |
| Ardahan çevresi |
Demirtaş, 2026 yılında güncellenen Diri Fay Haritası'nın ardından Türkiye Deprem Tehlike Haritası'nın da yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
“MARMARA’NIN TEHLİKESİ ÇÖZÜLEMEDİ”
Beklenen Marmara depremine ilişkin de konuşan Demirtaş, "Marmara'da 6.5'in üzerinde deprem olmayacağını savunanlar da var, 7.6, hatta 7.8 büyüklüğüne kadar çıkabileceğini söyleyenler de var. Bu durum Marmara'nın deprem tehlikesinin halen tam olarak çözülemediğini gösteriyor" dedi.
