Teröristan hayali tamamen bitti! Türkiye vizyonu kazandı, Suriye artık tamamen yeşil
Batı, bölücü örgütleri, Türkiye ise kardeşliği destekledi. Kazanan Suriye oldu. 15 yıllık esaret ve terör kaybetti. Toprak hayali kuran YPG/SDG, Şam’ın isteklerine boyun eğmek zorunda kaldı.
- Ateşkesin kalıcı olarak sağlanması ve askerî güçlerin temas hatlarından çekilecek
- İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçleri Haseke ve Kamışlı’da istikrarı sağlayacak
- SDG unsurlarının Suriye Savunma Bakanlığına bireysel katılımı ve entegrasyon süreci başlanacak
- Özerk yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu sağlanacak
- Kürt halkının sivil, medeni ve eğitim haklarının düzenlenecek
- Yerinden edilen kişilerin kendi bölgelerine güvenli dönüşünün sağlanması hedefleniyor
YILMAZ BİLGEN - Şam yönetimi ile terör örgütü YPG/SDG arasında, ateşkes ve entegrasyon için yeni bir mutabakat sağlandı. Askerî güçler temas hatlarından çekilecek, İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçleri Haseke ve Kamışlı’da istikrarı sağlayacak.
Terör örgütünün Şam’ın şartlarını kabul etmesi hakkında uzmanların görüşlerini aldık. Suriyeli Siyaset Bilimci Mustafa Seceri “Türkiye ve Şam yönetiminin kararlılığı terör cephesine diz çöktürdü” derken emekli Tümgeneral Doç. Dr. Güray Alpar “Bölücü unsurların Rojova hayali çöktü” ifadelerini kullandı. Emekli Tuğgeneral Doç. Dr. Fahri Erenel ise “Serakıb sonrası İdlib’de 76 askerî üs kuran Türkiye mevcut sonucu öngördü ve süreci yönetti” tespitinde bulundu.
Suriye iç savaşının Türkiye’yi çevreleme girişimine dönüştüğünü hatırlatan Alpar “Geride bıraktığımız 15 yıllık süreçte Akdeniz’den Irak’a kadar uzanan sınır hattımızda İran’dan Rusya’ya, DEAŞ’tan PKK-YPG’ye kadar bütün yapılar ülkemizi kuşatma altına almak istedi. Ankara’nın siyasi, askerî, diplomatik sabrı, kararlılığı bu ablukayı kırdı. Üstelik Suriye’de ortaya çıkan tablo tarihî bağlarımızı yeniden canlandırdı. Bu daha başlangıç. Benzer kazanımları başta Irak olmak üzere farklı coğrafyalarda da göreceğiz” diye konuştu.
EĞİTİP DONATTIKLARIMIZ KAZANDI
Koalisyon unsurlarının 30 bini aşkın YPG-SDG teröristini eğitip donattığını hatırlatan emekli Tuğgeneral Doç. Dr. Fahri Erenel, Türkiye’nin de benzer bir organizasyonla SMO için yaptığını söyledi. İki yapı arasındaki farka dikkat çeken Erenel konuşmasını şöyle sürdürdü:
Biz tamamen Suriye’nin öz evlatları ile bu faaliyeti yürütürken, Batılı Koalisyon ithal teröristlere milyar dolarlar akıttı. Türkiye, 2021 İdlib kuşatması döneminde bölgede 76 askerî üs kurdu. Bu hamle ortaya çıkan tabloda hayati önem arz etti. Türkiye ile yol yürüyenler dikta rejimi devirdi, ülkede yeniden birliği tesis etti. Su ve petrol kaynaklarında kontrol sağladı. Şimdi Ayn el-Arab, Kamışlı ve Haseke’ye giriyor. Elbette İsrail Davut Koridoru’ndan vazgeçmeyecek. Akdeniz’den Irak sınırına kadar olan hudut kritik önemde. Şam ile güçlü iş birliği içerisinde olmak ve sınır güvenliğimizi sağlamak zorundayız.
Terör örgütünün Suriye'deki kirli oyunu! YPG'nin cami provokasyonu belgeleriyle ifşa oldu
BİRLİKTE SAVAŞIP KAZANDIK
Varılan mutabakatı gazetemize değerlendiren Suriyeli siyaset bilimci Mustafa Seceri, PKK-SDG’ya güvenilmeyeceğinin daha önce çok net görüldüğünü belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
Suriye’nin attığı her adım anlamlı. Şam, sadece para için örgüte katılan Kürt-Arap teröristleri bu yapıdan koparmak, devlet olarak topluma entegre etmek istiyor. Yabancı teröristler ülkeden çıkarılıyor. Kardeş Türkiye’nin desteğiyle, hassas bir ‘cerrahi operasyon’ yürütüyor. Sınırları kontrol altına alarak Kandil’in ikmal hatlarını kesiyor. Petrol kuyularının geri alınması da terör örgütüne büyük mali darbe oldu. Anlaşmanın sabote edilmesi hâlinde Şam hükûmetinin askerî seçenekleri masada. Bunu terör örgütü de biliyor.
İŞTE MUTABAKATIN YOL HARİTASI
Suriye hükûmeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki kritik mutabakatın arka planı ve detayları ortaya çıktı.
Şam ile SDG arasında yürütülen görüşmelerin sonucunda duyurulan mutabakat için “kapsamlı bir ateşkes ve kademeli entegrasyon çerçevesini oluşturmaktadır” denildi.
Mutabakatın ana maddeleri şöyle:
• Ateşkesin kalıcı olarak sağlanması ve askerî güçlerin temas hatlarından çekilmesi,
• İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine konuşlandırılması, bu şehirlerde istikrarın tesis edilmesi,
• Bölgedeki güvenlik güçlerinin (Asayiş vb.) entegrasyon sürecinin başlatılması,
• SDG unsurlarının Suriye Savunma Bakanlığına bireysel katılımı, bilahare Haseke’de hükûmet tarafından oluşturulacak tümenin çatısı altındaki tugaylarda görev almaları şeklinde askerî entegrasyonun başlatılması,
• Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani tugayı oluşturulması,
• Özerk yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu ve mevcut sivil personelin (memurların) kadroya alınması, istihdamlarının korunması,
• Kürt halkının sivil, medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve garanti altına alınması,
• Yerinden edilen kişilerin (Arap, Kürt ve diğer unsurlar) kendi bölgelerine güvenli dönüşünün sağlanması, şeklindedir.
Uygulamada karşılaşılabilecek sorunların çözümü için Türkiye, sahada aktif rol üstlenmeye devam edecektir.
PKK/YPG hattı Rojova-CELL! Mossad 3 milyon Suriyeliyi dinledi
İSTİKRAR SAĞLANACAK
Askerî ve idari entegrasyonun tamamlanmasıyla:
• Suriye’nin kuzeydoğusu dâhil tüm toprakları merkezî yönetime bağlanacak,
• Çatışma riski azalacak,
• Enerji kaynakları, sınır kapıları ve güvenlik yapıları tek elden (Şam yönetimi tarafından) yönetilecek,
• Yerinden edilen kişilerin güvenli dönüşü sağlanacak,
• Bölgesel istikrar güçlenecek ve terör örgütlerinin (özellikle PKK/YPG ve IŞİD kalıntıları) hareket alanı ortadan kalkacak.
Ayrıca Suriye’de yaşanan bu olumlu gelişmeler, Terörsüz Türkiye sürecine de doğrudan olumlu yansıyacak. PKK/YPG’nin Suriye’deki varlığının sona ermesi, Türkiye’nin sınır güvenliği ve terörle mücadele kapasitesini güçlendirecek, bölgesel barışa katkı sağlayacak. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sıklıkla vurguladığı “terörsüz bölge” hedefinde önemli bir adım atılmış olacak.
