Mars’ın geçmişine ışık tuttu! 4,5 milyar yıllık Black Beauty'den su çıktı!
Gökbilimciler, Mars’tan Dünya’ya düşen nadir göktaşlarından biri olan 4,48 milyar yıllık “Black Beauty”yi yeni nesil tarama yöntemleriyle inceledi. Ortaya çıkan bulgular, Kızıl Gezegen’in milyarlarca yıl önce sanılandan çok daha fazla suya sahip olduğunu gösteriyor.
Bilim insanları, çoğu zaman göktaşlarını incelemek için kesme, öğütme ya da kimyasal işlemler uygulamak zorunda kaldı. Ancak Mars kökenli “Black Beauty” göktaşı için bu alışılmış yöntemlerin dışına çıkıldı. Danimarka Teknik Üniversitesi’nden araştırmacılar, göktaşını iki farklı tarama tekniğiyle zarar vermeden incelemeyi başardı.
Sciencealert’in haberine göre, X-ray CT ve Nötron CT yöntemleriyle yapılan bu taramalarda, özellikle nötron görüntüleme ön plana çıktı. Çünkü bu teknik, suyun temel yapı taşı olan hidrojeni tespit etme konusunda benzersiz bir hassasiyet sunuyor. Bu sayede milyonlarca yıldır kayaçların içine hapsolmuş kimyasal izler ilk kez bu kadar net şekilde ortaya kondu.
SU BİLEŞENLERİ TESPİT EDİLDİ
Yaklaşık 4,48 milyar yıl yaşında olduğu belirlenen Black Beauty’nin iç yapısında, hidrojen bakımından zengin küçük mineral kümeleri bulundu. “H-Fe-ox” (hidrojen bakımından zengin demir oksihidroksit) olarak adlandırılan bu oluşumlar, göktaşının hacminin çok küçük bir bölümünü oluşturmasına rağmen, içerdiği su miktarıyla dikkat çekti. Araştırmacılara göre bu küçük parçalar, göktaşındaki toplam su içeriğinin yaklaşık yüzde 11’ini barındırıyor.
MARS’IN GEÇMİŞİNE DAİR TABLO NETLEŞİYOR
Bu bulgular, Mars’ın geçmişte yalnızca sınırlı bölgelerde değil, gezegen genelinde suya sahip olduğuna işaret ediyor. Özellikle Black Beauty’nin, Perseverance keşif aracının inceleme yaptığı Jezero Krateri’nden tamamen farklı bir bölgeden gelmiş olması, bu sonucu daha da güçlendiriyor. Bilim insanları, antik Mars’ta suyun yaygın ve muhtemelen sıvı halde bulunduğunu düşünüyor.
GELECEK KEŞİFLER İÇİN ÖNEMLİ
Araştırma ekibi, kullanılan bu temassız tarama yönteminin gelecekte büyük önem taşıyacağını vurguluyor. Mars’tan Dünya’ya getirilmesi planlanan örneklerin, titanyum muhafazaları açılmadan analiz edilebilmesi sayesinde, hem numuneler korunabilecek hem de çok daha ayrıntılı veriler elde edilebilecek.
