Halit Yukay ile en son o konuşmuştu... Kıvanç Tatlıtuğ tanık kürsüsünde: 'İçime bir his düştü'
Ağustos ayında Yalova’dan teknesiyle açılan iş insanı Halit Yukay’ın Marmara Denizi’nde hayatını kaybetmesinin ardından başlayan davada, ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ tanık olarak Erdek Adliyesi’ne geldi. Ertesi gün buluşacaklarını söyleyerek "Mesajların karşı tarafa ulaşılmadığını, yani haritaya ulaşılmadığını fark edince içime bir his düştü. Çalışmış olduğu hem de yakından da iş birliği içerisinde olan ve arkadaşı olan kişiye telefon açtım" şeklindeki ifadeleriyle konuya ait bildiklerini hakime anlattı.
Yalova'dan Bozcaada'ya gitmek üzere 4 Ağustos'ta 'Graywolf' isimli teknesi ile Marmara Denizi'nde seyreden iş adamı Halit Yukay'ın ölümüne ilişkin davanın görülmesine devam edildi.
CENAZESİ BULUNMUŞ, YÜK GEMİSİ KAPTANI TUTUKLANMIŞTI
Mazu Yachts firmasının sahibi olan Halit Yukay, 4 Ağustos'ta 'Graywolf' isimli tekne ile ayrıldığı Yalova'dan sonra Marmara Denizi'nde seyrederken bir daha kendisinden haber alınamamış ve günler süren araştırmalar sonucu cenazesine Marmara Denizi'nin derinliklerinde ulaşılmıştı. Yapılan araştırmalar sonucunda aynı güzergahta seyreden yük gemisi 'Arel-7'nin kaptanı Cemal T. (61) gözaltına alınarak tutuklanmıştı ve itiraz sonrası serbest bırakılmıştı.
TANIK OLARAK HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
İddiaya göre kazanın olduğu tarihlerde arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ ile görüşmesinin ardından mahkeme heyeti Tatlıtuğ'un dinlenmesine karar verdi. Ünlü oyuncu bugün tanık sıfatı ile hakim karşısına çıkarak bildiklerini anlatmak üzere Balıkesir'in Erdek ilçesinde bulunan adliye binasına geldi.
"ERTESİ GÜN YANIMA GELMEYİ PLANLIYORDU"
Mahkemede konuşan Tatlıtuğ, merhum Yukay ile ertesi gün buluşacaklarını söyleyerek konuya ait şunları söyledi:
Tatlıtuğ, "4 Ağustos günü merhum Halit'le telefonda birkaç defa telefon konuşmamız oldu. Kendisiyle ailece tatil planlıyorduk. Kendisi, eşi, çocukları, ben, benim eşim ve benim oğlum bir tatil planlıyorduk. Kendisinden bir tekne aldım. Bu süreden önce ve bu süreden sonra da tekne aldıktan sonra da çok yakın bir dostluğumuz söz konusu oldu. 4 Ağustos günü kendisi Yalova'dan öğleden sonra avara olduktan Bozcaada'da o akşam konaklayacaktı. Ertesi gün ise benim yanıma gelmeyi planlıyordu. Hava şartları kötü olmak durumunda ise rotasını değiştirip ya Çeşme tarafına ya da Bozcaada'da tekrar kalmaya devam edecekti. Kendisiyle birkaç defa telefon karşılıklı telefon açmalarımız söz konusu oldu. Ama benim anladığım dümen başındayken telefonlara cevap veremedi. Sonra o bana döndü, telefonu açtı. Çok kısa bir görüşmemiz oldu. Kendisi gayet keyfi yerindeydi. Kendisi gayet olumlu, pozitif durumdaydı. Kısa bir görüşmemiz oldu" dedi.
"SON KONUŞMAMIZ OLDU"
İfadesine devam eden Tatlıtuğ, "Lokasyonunu sordum. Neredesin diye. O bana Marmara'nın kuzeyinden seyir halinde olduğunu ve her şeyin yolunda olduğunu, takriben birkaç saat sonra da Bozcaada'da konaklayacağını söyledi. Kendisiyle telefonda konuşurken lokasyon vermesi gerektiğini söyledim. Dedim ki lokasyonu verirsen seni takip edeceğim. Ben de buradan takip etmek istiyorum. 'Tamam, lokasyonu sana göndereceğim' derken son konuşmamız o oldu. Sonra sinyal kesildi. O sinyal kesilince üzerine şöyle dedim, kendimce bir yorumlamada bulundum. Dedim ki bu sinyal kesildi. 10 gün önce de biz yoldaydık. Aynı yolu biz giderken benim de aşağı yukarı bir, bir saate yakın. Evet, bir saate yakın bir telefon sinyaline ulaşamadığım bir zamanım olmuştu. Ben ve benim arkadaşlarım teknede benle beraber yolculuk yapan arkadaşlarımızın o yönde kesilebilir nasıl olsa müsait olunca bana tekrar telefon açar" dedi.
"İÇİME BİR HİS DÜŞTÜ"
Sözlerini sürdüren oyuncu "Lakin göndermiş olduğum mesajların da karşı tarafa ulaşılmadığını, yani harita ulaşılmadığını fark edince içime bir his düştü. Çalışmış olduğu hem de yakından da iş birliği içerisinde olan ve arkadaşı olan kişiye telefon açtım. Eren'e telefon açtım, kendisine durumu bildirdim. Dedim böyle böyle bir durum var. Ben kendisine ulaşamıyorum ama biliyorum ki 10 gün önce bu yolu yaptık telefon kesilmiş olabilir. Ama ne olur ne olmaz. Bu bilgi sende kalsın. Ben sana bu bilgiyi vereyim. İlerleyen dakikalarda sen ulaşırsan, ben ulaşırsam tekrar bir istişare içerisine girelim, dedim. Onun akabinde üzerinden bayağı bir zaman geçti. Sonra telaş ve panik başladı. Derken kolluk kuvvetleri, deniz kolluğu, kara kolluk kuvvetleri derken bilgiler geçildi. Ondan sonra arama çalışmalarına başlandı. Bu konuyla ilgili verebileceğim bilgiler bunlardır" ifadelerini kullandı.
