Gençliği tehdit eden yeni tehlike: ‘Parlayan Nesneler Sendromu’na dikkat!
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, dijital çağla birlikte özellikle çocuklar ve gençler arasında yaygınlaşan “Parlayan Nesneler Sendromu”na dikkat çekti. Özkaya, akıllı telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarına sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığı ve odaklanma sorunlarını artırdığını belirterek, bildirimlerin bireylerin konsantrasyonunu uzun süreli olarak bölebildiğini söyledi.
- PNS, nihai faydasına bakılmaksızın yeni ve dikkat çekici olana yönelme isteğidir.
- Bu durum, akıllı telefon, tablet, televizyon ve bilgisayar oyunlarının yoğun kullanımıyla tetiklenir.
- Bildirimler sonrası dikkat yeniden toparlanması 15 dakikaya kadar sürebilir.
- Sendrom, sosyal medya paylaşımlarını merak etme, sürekli yeni ürün satın alma isteği ve kısa sürede değişen düşüncelerle kendini gösterir.
- Ailelerin, çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerektiği vurgulanmıştır.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte özellikle çocuklar ve gençler arasında yayılan yeni bir sağlık problemine dikkat çekti.
Özkaya, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte insanların "Parlayan Nesneler Sendromu (PNS)" ya da İngilizce adıyla "Shiny Object Syndrome (SOS)" tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Özkaya, özellikle çocuklar ve gençlerin akıllı telefon, tablet, televizyon ve bilgisayar oyunlarından uzaklaşamadığına dikkat çekerek, bu durumun zamanla ciddi dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemlerine neden olduğunu belirtti.
Tam 1 ay pusuda yatıyor? Belirtileri, tedavisi, Türkiye'de son durum... İşte Norovirüs hakkında 15 soru ve cevap
"BEYNİMİZİ ESİR ALIYOR"
Sürekli yeniliklere, parlak ekranlara ve moda akımlara yönelme isteğinin "Parlayan Nesneler Sendromu" olarak tanımlandığını kaydeden Özkaya, "İnsanlar artık nihayetinde ne kadar faydalı olduğuna bakmaksızın yeni ve dikkat çekici olana yöneliyor. Parlayan ekranlar önce gözümüzü, sonra dikkatimizi, en sonunda ise beynimizi esir alıyor" dedi.
Teknolojinin günlük hayatın merkezine yerleştiğini vurgulayan Özkaya, insanların ders çalışırken, kitap okurken ya da işine odaklanmışken gelen bildirimlerle dikkatlerinin dağıldığını söyledi. Özkaya, "Bir bildirim sonrası dikkatin yeniden toparlanması kişiden kişiye değişmekle birlikte 15 dakikaya kadar sürebiliyor. İnsanlar internette araştırma yapmak isterken kendilerini bambaşka mecralarda bulabiliyor, reklamlar ve sosyal medya içerikleri tüketim çılgınlığını artırıyor" diye konuştu.
Parlayan nesnelerin sadece çocukları değil her yaş grubunu etkilediğini belirten Özkaya, sosyal medya paylaşımlarını merak etme, sürekli yeni ürün satın alma isteği ve kısa sürede değişen düşüncelerin de bu sendromun belirtileri arasında yer aldığını kaydetti. Özkaya, özellikle sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve dijital ekranların yoğun kullanımının insanları gerçek dünyadan uzaklaştırdığını ifade ederek, ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerektiğini sözlerine ekledi.
