Kış mevsiminde başvurular artıyor: Aciller dolup taştı
Kışın bastırmasıyla birlikte hastanelerin acil servisleri de dolup taşıyor. Uzmanlara göre soğuk hava, buzlanma ve mevsimsel hastalıklar yüzünden acil servislerde adeta görünmez bir alarm devreye giriyor.
ZİYNETİ KOCABIYIK’IN ÖZEL HABERİ - Türkiye Acil Tıp Vakfı (TÜAT) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ertuğrul Altınbilek, özellikle kış aylarında solunum yolu enfeksiyonları, kalp krizi, inme ve buzlanmaya bağlı düşmeler nedeniyle acil başvurularında ciddi artış yaşandığını belirterek, “Soğuk hava sadece üşütmez, kalp ve damar sistemini de zorlar” uyarısında bulunuyor.
YILDA 200 MİLYON KİŞİ ACİLLLİK OLUYOR
Doç. Dr. Ertuğrul Altınbilek bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi günlük ortalama acil başvurusunun 1500-2000 olduğunu belirterek, tüm Türkiye’de yıllık acil başvuru sayısının 200 milyon olduğunu, bu rakamın Türkiye nüfusunun 2,5 katı olduğunu aktardı.
KIŞIN KALP KRİZİ ACİLLERİ DE ARTIYOR
Kış döneminde acil servislerde solunum yolu enfeksiyonları kadar kalp krizi başvurularının da arttığına işaret eden Doç. Dr. Altınbilek, “Soğuk hava, damarların büzüşmesine ve tansiyonun yükselmesine yol açarak kalp krizi ve inme riskini yükseltiyor. Aynı zamanda kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirilmesi, bulaşıcı hastalıkların yayılımını kolaylaştırıyor. Özellikle zatürre, ağır grip tabloları ve kronik hastalıkların alevlenmesi kış aylarında en sık karşılaşılan acil vakalar arasında yer alıyor. Tüm bunlara bağlı olarak da acil başvurularında çok ciddi bir artış yaşanıyor” dedi.
HASSAS GRUP YAŞLI HASTALAR
Kış aylarının en fazla yaşlıları etkilediğini belirten Doç. Dr. Altınbilek, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve hipertansiyon, diyabet, KOAH gibi kronik hastalıkların varlığının yaşlıları daha savunmasız hale getirdiğini söyledi. Bu durumun, yaşlılarda hastalık seyrini çok daha hızlı ağırlaştırabildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Altınbilek, “Yaşlı hastalarda hafif enfeksiyonlar ya da küçük ısı değişiklikleri bile hızlı klinik kötüleşmeye yol açabiliyor. Özellikle yalnız yaşayan ya da yeterli ısınma ve sağlık hizmetlerine erişimi olmayan bireylerde hipotermi, dehidratasyon ve solunum problemleri daha sık görülüyor” diye devam etti.
KIŞ AYLARINDA YOĞUN BAKIM İHTİYACI ARTIYOR
Soğuk hava yalnızca acil servisleri değil, yoğun bakımları da etkiliyor. Ağır zatürre, grip komplikasyonları, kalp yetmezliği krizleri ve sepsis gibi hayati tablolar kış aylarında daha sık görüldüğünü belirten Doç. Dr. Altınbilek, “Acil servisler, yoğun bakıma yatması gereken hastalar için ilk stabilizasyonun sağlandığı kritik alanlardır. Yoğun bakım yatağı bulunana kadar hastalar acil servislerde ileri monitörizasyon, oksijen tedavisi ve solunum desteğiyle takip ediliyor. Bu nedenle acil servisler aynı zamanda geçici yoğun bakım işlevi de görüyor’ diye konuştu.
AŞILANMA KRİTİK ROL OYNUYOR
Uzmanlara göre bu yoğunluğu azaltmanın en etkili yollarından biri aşılanma. Grip ve zatürre aşılarının özellikle yaşlılar ve risk grubundaki kişilerde hastalığın ağır seyretmesini ve hastaneye yatış riskini ciddi oranda azalttığı belirten Doç. Dr. Altınbilek, “Aşılama, kış döneminde sağlık sistemi üzerindeki baskıyı azaltmada önemli bir katkı sunuyor. Aşılar sayesinde zatürre ve solunum yetmezliği gibi ciddi komplikasyonların önüne geçiliyor. Bu da sağlık sistemi üzerindeki yükün hafiflemesine neden oluyor” dedi.
HER GRİP VAKASI ACİL DEĞİL
Doç. Dr. Altınbilek, grip ve soğuk algınlığının her zaman acil bir durum olmadığını belirterek, hafif vakaların evde istirahat, sıvı alımı ve semptomatik tedaviyle kontrol altına alınabileceğini söyledi. Yüksek ateş, ciddi nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği veya kronik hastalıkların kötüleşmesi durumlarında, özellikle yaşlılar, çocuklar ve risk grubundaki bireyler için acil servise başvurulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Altınbilek, “Aşılanma, el hijyeni, kalabalık ortamlarda maske kullanımı, dengeli beslenme ve gereksiz acil servis başvurularından kaçınmak, kış aylarında hem bireysel hem de toplumsal sağlığın korunması açısından büyük önem taşıyor” dedi.
