Yerli üretim ilaç ve cihazda büyük atılım! Türkiye sağlıkta küresel oyuncu olma yolunda
Son yıllarda yerli tıbbi cihazlardan yapay zekâ destekli sağlık teknolojilerine, robotik rehabilitasyon sistemlerinden klinik ilaç araştırmalarına kadar birçok alanda hayata geçirilen yatırımlar, Türkiye’nin sağlıkta yeni bir döneme hazırlandığını gösteriyor.
Yılda 3 milyar dolardan fazla sağlık turizmi bütçesine sahip Türkiye, sağlıkta yalnızca hizmet sunan değil, geliştiren, üreten ve dünyaya ihraç eden ülkeler arasına girme hedefinde önemli bir aşama kaydetti. Son yıllarda yerli tıbbi cihazlardan yapay zekâ destekli sağlık teknolojilerine, robotik rehabilitasyon sistemlerinden klinik ilaç araştırmalarına kadar birçok alanda hayata geçirilen yatırımlar, Türkiye’nin sağlıkta yeni bir döneme hazırlandığını gösteriyor.
ÜÇ CİHAZDAN BİRİ ARTIK YERLİ
Tıbbi Cihaz Sektör Temsilcileri İstişare Toplantısı’nda sağlık alanında yerli üretilen her şeyin kamu hastanelerinde ve sağlık sisteminde kullanmaya hazır olduğu bilgisini veren Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, “Kamu hastanelerinde yerli cihaz kullanım oranı yüzde 31 seviyesine ulaştı. Bu hastanelerde kullanılmaya başlanan cihazların yaklaşık üçte biri artık yerli” dedi.
40 STRATEJİK TIBBİ CİHAZ VAR
Kırktan fazla tıbbi cihazın “stratejik” olarak belirlendiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, “Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan mühendisler, bilim insanları ve hekimler, bugün MR ve ultrason sistemlerinden yoğun bakım cihazlarına, hasta takip teknolojilerinden cerrahi ekipmanlara kadar birçok alanda yerli çözümler geliştiriyor. Son yıllarda geliştirilen robotik rehabilitasyon sistemleri, yapay zekâ destekli görüntüleme yazılımları, dijital sağlık platformları ve biyoteknolojik ürünler de Türk sağlık teknolojisinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor” değerlendirmesini yaptı.
“KENDİ ÜRETENİN DESTEKÇİSİYİZ”
Yerli tıbbi cihaz üretimi ile ilgili olarak “Başkasından malzeme alıp satan değil, kendi üretenin destekçisi olacağız” diyen Bakan Memişoğlu, “İnsanları destekleyeceğiz, firmaları destekleyeceğiz. Bin 700 firmanın en az 200-300’ünün uluslararası olması için uğraşacağız” dedi.
YABANCIYA “ORTAK ÜRETİM” DAVETİ
Yabancı firmaların da üretim için Türkiye’yi kullanmaları konusunda davetiye çıkarıldığını aktaran Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, “Yabancılara açıkça şunu söylüyorum, burada gelin yatırım yapalım. Ne üreteceksiniz, gelin Türkiye’de beraber üretelim. Türkiye’yi malzeme ve cihaz satılacak ülke değil, cihazı beraber üretebilecek bir ülke olarak görmenizi istiyoruz. Türkiye artık bir pazar değil, ortak olmak istiyor” ifadelerini kullandı.
Sağlıkta dijital dönüşüm: 7/24 kesintisiz evde bakım çağı
YAKINDA BÜYÜK BİR PROJE GELİYOR
Bakanlığın bu konuda büyük bir planlama içinde olduğunu ifade eden Memişoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı’mıza arz ettik. Çok yakında Türkiye’nin sağlık sektöründe üretim ve teknolojisinde farklı bir vizyonu ortaya koyacak” diye konuştu.
"SAĞLIK TEKNOLOJİSİNDE GÜCÜMÜZÜ İSPATLAYACAĞIZ"
Hayata geçirilen projeler:
• Mekanik Ventilatör (Yoğun Bakım Solunum Cihazı)
• Kalp-Akciğer Makinesi (LIFELINE HLM)
• Mobil Dijital Röntgen Cihazı (HealthView ADR-100M)
• Yerli Ultrasonografi (USG) ve Manyetik Rezonans (MR) Çalışmaları
• Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED / Elektroşok Cihazı)
• Cerrahi İmplantlar ve Protezler
• Hasta Başı Monitörleri
• Akıllı Üroflowmetre (Oruba Medical)
• PCR ve Tanı Kitleri / Cihazları
TÜRKİYE KLİNİK ARAŞTIRMALARDA DA VİTES YÜKSELTİYOR
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının (TÜSEB) koordinasyonunda 960 kamu hastanesinin klinik araştırmalar için araştırmacıların kullanımına açıldığını açıkladı. Bu adım, özellikle yeni ilaçlar, tıbbi cihazlar, yapay zekâ uygulamaları, biyoteknolojik ürünler ve dijital sağlık çözümleri geliştiren araştırmacılar açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Şu anda Türkiye’de 985 klinik çalışma ve 126 üniversite bulunuyor. Bugüne kadar birçok araştırma sınırlı sayıdaki üniversite hastanesinde yürütülürken, artık Türkiye’nin dört bir yanındaki kamu hastanelerinin de bilimsel araştırmalara katkı vermesi hedefl eniyor. Böylece daha fazla hastaya ulaşılması, daha geniş veri elde edilmesi ve klinik çalışmaların daha kısa sürede tamamlanması mümkün olabilecek. Yeni düzenlemeyle birlikte TÜSEB tarafından onaylanan klinik araştırmalarda hastaların tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmasının önü açıldı
