Zayıflama iğneleri kimler için riskli? 60 milyon kişinin kullandığı ilaçta kritik uyarılar
Zayıflama iğneleri ile meydana gelen hızlı kilo kaybının bir bedeli var. Kullanım sırasında mide ve bağırsak sistemi üzerindeki rahatsız edici etkileri bilinse de, hayvan deneylerinde nadir de olsa yaşanan ciddi yan etkiler endişe uyandırıyor. Uzmanlar doktor kontrolünü şart koşuyor.
Son dönemde birçok kişinin daha çok kilo vermek maksadıyla kullandığı GLP-1 (glukagon benzeri peptid-1) grubu ilaçlarla ilgili sosyal medyada çok sayıda paylaşım yapılıyor. “Ozempic Face” görüntüsü, saç dökülmesi ve ayak tabanındaki incelme gibi başlıklar, kullanıcıların kafasını karıştırırken, daha ciddi ancak ispatlanmamış pankreas ve safra kesesi iltihabı, tiroid tümörü gibi muhtemel riskler de kullanıcıları korkutmaya devam ediyor. Bilimsel olarak kanıtlanan yan etkilerle henüz araştırma aşamasındaki bulguların birbirinden ayrılması gerektiğini söyleyen medikal estetik hekimi Dr. İbrahim Ersoy, bu ilaçların mutlaka doktor kontrolünde kullanılmasının altını önemle çiziyor.
MİDE-BAĞIRSAK SİSTEMİNİ ETKİLİYOR
Dr. Ersoy, bu ilaçların en sık görülen ve bilimsel olarak kanıtlanmış yan etkilerinin mide-bağırsak sistemiyle ilgili olduğunu belirterek, “Bulantı, kusma, ishal ve kabızlık gibi şikâyetler klinik çalışmalarda da gösterildi. Bunun nedeni ilaçların mide boşalmasını yavaşlatması ve iştahı azaltmasıdır. Çoğu hastada bu şikâyetler tedaviye alışıldıkça hafifler” dedi.
Zayıflama iğnesi krizi büyüyor! Talep patladı, karaborsaya düştü
ANİ GÖRME KAYBINA DİKKAT!
Göz sağlığı konusunda da dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Dr. Ersoy, özellikle diyabet hastalarında çok nadir de olsa bazı ciddi göz sorunlarının bildirildiğini söyledi. Dr. Ersoy, “Ani görme kaybı gelişirse zaman kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Bu komplikasyonlar oldukça seyrektir ancak ihmal edilmemelidir” diye konuştu.
GEBELİKTE KULLANMAYIN!
Gebelik döneminde bu ilaçların kullanılmasının önerilmediğini ifade eden Dr. Ersoy, “Gebelikte güvenliğiyle ilgili yeterli bilimsel veri bulunmuyor. Ayrıca hızlı kilo kaybı hormonal dengeyi etkileyerek doğurganlığı artırabilir. Bu nedenle çocuk sahibi olmayı planlayan kişilerin tedavilerini mutlaka hekimleriyle birlikte değerlendirmeleri gerekir” ifadelerini kullandı.
“OZEMPİC YÜZÜ” GÖRÜNTÜSÜ
Son dönemde sıkça konuşulan “Ozempic Face” hakkında da değerlendirmelerde bulunan Dr. Ersoy, yüzde hacim kaybı, yanaklarda çökme ve cilt sarkmasının doğrudan ilacın etkisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Benzer değişiklikleri mide küçültme ameliyatı geçirenlerde ya da çok hızlı kilo veren kişilerde de görüyoruz. Mevcut bilimsel veriler, bu durumun büyük ölçüde hızlı kilo kaybından kaynaklandığını gösteriyor. Hızlı yağ yakımı, yüz altındaki destekleyici yağ dokusunun ani azalmasına yol açar. Deri, hızlı küçülen hacme aynı hızda uyum sağlayamaz ve boşluklar oluşur. Yaşla beraber azalmış olan kolajen dokusu, bu süreci daha da görünür kılar” dedi.
Zayıflama iğnelerinin şaşırtan etkisi! Sadece kilo verdirmiyor bağımlılığı da azaltıyor
SEBEP HIZLI KİLO KAYBI
Saç dökülmesinin de benzer şekilde doğrudan ilaca bağlanamayacağını belirten Ersoy, “Hızlı kilo kaybı, protein eksikliği, demir, çinko ve vitamin yetersizlikleri ile metabolik stres saç dökülmesini tetikleyebilir. Çoğu hastada görülen dökülme geçici oluyor ve uygun beslenmeyle düzelebiliyor” diye konuştu. “Ayak tabanındaki yağ dokusunun azalmasına bağlı gelişen ve sosyal medyada ‘Ozempic Foot’ olarak adlandırılan görünüm de büyük ihtimalle ilacın değil, hızlı kilo kaybının bir sonucu” diyen Dr. Ersoy, “Bazı kişilerde topuk ağrısı ve ayak tabanındaki yastıklama dokusunun azalması görülebilir. Bu durum ayaklarda kemikli bir görünüm, sarkık deri ve yürürken ağrı şeklinde ortaya çıkabilir” dedi.
HEKİM KONTROLÜNDE KULLANILMASI ŞART!
Tedavi sürecinde sadece tartıdaki rakama odaklanmanın doğru olmadığını vurgulayan Dr. İbrahim Ersoy, sözlerini şöyle tamamladı: “GLP-1 tedavileri doğru hastada ve hekim kontrolünde uygulandığında önemli faydalar sağlayabiliyor. Ancak süreç boyunca yalnızca kilo kaybını değil; kas kütlesini, beslenme durumunu, cilt sağlığını ve yaşam kalitesini de birlikte değerlendirmek gerekiyor. Sosyal medyada dolaşan her bilgi bilimsel gerçek anlamına gelmez. Hastaların tedavilerini mutlaka hekim kontrolünde sürdürmeleri en doğru yaklaşımdır.”
60 MİLYON KİŞİ KULLANDI 750 MİLYON KİŞİ ADAY
Dünya genelinde yaklaşık 40-60 milyon kişinin GLP-1 reseptör agonisti veya benzer inkretin tedavisi kullandığı tahmin ediliyor. Bu sayı diyabet ve obezite nedeniyle kullananların toplamını kapsıyor. Ancak uzmanlar potansiyel kullanıcı sayısının çok daha yüksek olduğunu ifade ediyor. Bilim insanları ise 91 ülkedeki veriler değerlendirildiğinde yaklaşık 750 milyon yetişkinin bu tedaviler için uygun olabileceğini öngörüyor.
