Türkiye - Romanya maçının şifreleri: Arda Güler'in zekâsı, Dennis Man'ın kontrası
Türkiye-Romanya maçının taktiksel şifrelerini analiz ettik. Dünya Kupası yolundaki rakibimiz Romanya’nın kilidini Arda, Hakan, Orkun ve Kenan gibi kaliteli ayaklarla açabiliriz. Kalabalık savunmayla sahasına kapanacak Lucescu’nun silahı ise hızlı hücum.
- Romanya savunmadan çıkarken merkezi kapatıp bek arkalarında boşluklar bırakıyor ve Türkiye, Barış Alper, Kenan Yıldız'ın hızları ile Arda Güler'in kilit paslarıyla bu boşlukları değerlendirmeyi hedefliyor.
- Romanya'nın savunmada hava toplarının %70'ini alan Radu Draguşin'i durdurmak için kenar ortaları yerine merkezi verkaçlarla delmek gerekiyor.
- Romanya, deplasmanlarda kalesini gole kapatmakta zorlanıyor ve gollerin %65'ini son 30 dakikada yiyor.
- Türkiye için sağ kanattan gelen Dennis Man ve Ratiu tehdidi bulunurken, duran toplarda Romanya'nın gol bulma ihtimali artıyor.
- Türkiye'nin geçiş savunması zafiyeti bulunuyor ve Merih Demiral'ın sakatlığı savunmanın göbeğini zorluyor.
- Erken gol bulunursa Romanya'nın deplasman kırılganlığı devreye girebilir, ancak gol gecikirse Türkiye'nin geçiş savunması zafiyeti ile Romanya'nın kontratak tehdidi arasında tehlikeli bir oyun başlayabilir.
Türkiye, 24 yıllık Dünya Kupası hasretini dindirmek istiyor. İlk rakip Romanya. Bir sonraki adımda karşımıza çıkacak takım ise Slovakya-Kosova maçının galibi olacak. Peki Romanya maçı öncesinde rakamlar bize ne anlatıyor? Gelin bunlara bakalım… Romanya maçı, klasik bir “biz daha iyiyiz” mantığıyla değil, verilerin fısıldadığı ince stratejilerle kazanılacak. Topa daha fazla sahip olmamız beklenen bu mücadelede, veriler Montella’nın öğrencilerini “dominasyon”, Lucescu’nun ekibini ise “fırsatçılık” tanımlıyor.
A Milli Takım'da müjdeli haber: Montella rahat nefes aldı
HÜCUM PLANIMIZ
Romanya savunmadan çıkarken merkezi kapatıp, bek arkalarında geniş boşluklar bırakıyor. Yediği son 10 golün 6’sı savunma arkasına atılan diyagonal paslardan geldi. Barış Alper ve Kenan Yıldız’ın yüksek hızlı koşuları, Arda Güler’in “kilit pas” hüneriyle birleştiğinde en büyük silahımız olacak. Millî takımımız topu kaybettiğinde 9,0 - 10,5 pas arasında şok presle topu geri kazanıyor. Romanya ise kendi yarı alanında 30 metreye sıkışıp beklemeyi (13,5 - 15,0 PPDA) seviyor. Rakibin oyun kurma bölgesinde %65 başarıyla pres yapabilirsek, gol beklentimiz (xG) 1,8’in üzerine çıkıyor.
A Milli Takım, Romanya maçı hazırlıklarını 2 eksikle sürdürdü
ROMANYA’NIN ZAAFI
Romanya’yı savunmada geçmek kolay değil. Hava toplarının %70’ini alan Radu Draguşin’i kenar ortalarıyla geçmek zor. Merkezi, Arda Güler ve Orkun Kökçü’nün verkaçlarıyla delmemiz gerekecek. Ancak deplasmanlarda kalesini gole kapatmakta zorlanan Romanya, elemelerde yediği gollerin %65’ini son 30 dakikada ağlarında gördü. Skoru koruma içgüdüsüyle çok derine gömülmeleri ve kâğıt üzerinde güçlü rakiplere karşı yaşadıkları “korku” faktörü, onları basit hatalara zorluyor.
LUCESCU’NUN SİLAHLARI
A Millî Takımımız için tehlikenin adı; Dennis Man ve Andrei Ratiu. Romanya’nın en büyük tehdidi sağ kanattan geliyor. İçe kateden PSV’nin kanat oyuncusu Dennis Man ve bindirme yapan bek Ratiu, savunmamızın dengesini bozabilir. Ferdi Kadıoğlu’nun bu ikiliyle eşleşmesi maçın dengesini belirleyecek. Romanya’nın bir diğer kozu duran toplar. Ceza sahası çevresinde maç başına 8’den fazla faul yaparsak, Romanya’nın gol bulma ihtimali %22 artıyor. O yüzden faul konularında dikkatli olmamız şart.
YUMUŞAK KARINLAR
Türkiye’nin zaafı ise geçiş savunması. Hücumda çoğaldığımızda, stoperlerimiz devasa alanlarda rakip kanatlarla birebir kalabiliyor. Özellikle savunmanın göbeğinde sürekli oynayan Merih Demiral’ın sakatlığının bulunması bu anlamda işimizi zorlaştırıyor. Muhtemelen hata yapmaya çok müsait olan Samet Akaydin’in Abdülkerim ile birlikte oynaması bu anlamda bizi biraz zorlayabilir. Arda, Kenan ve Hakan ile pozisyon tezgâhlarken, kaptırılan toplarda yaşanan “negatif geçiş” zafiyetimiz ve muhtemel bir erken golde yaşanabilen duygusal kırılganlığımız en büyük handikabımız.
GOLÜ ERKEN BULURSAK...
Türkiye, taraftar baskısıyla ilk yarım saatte rakip ceza sahasına maç başı ortalama 15-20 defa giriş yapıyor. Bu baskıyla erken bir gol bulursak, Romanya’nın deplasman kırılganlığı devreye girer ve rakip dağılır. Ancak gol gecikir ve maç 60. dakikaya 0-0 girerse; bizim geçiş savunması zaafımız ile onların kontratak tehdidi arasında son derece tehlikeli bir “yazı tura” oyunu başlar. Bu noktada Hakan Çalhanoğlu, Orkun Kökçü ve Arda Güler’in bireysel şutları kilidi açacak anahtarlar olacaktır.
