Ayrılışlar hızlanabilir! OPEC'in işlevselliği sorgulanıyor
Birleşik Arap Emîrlikleri’nin (BAE) Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünden (OPEC) ayrılma yönündeki hamlesi ile gözler diğer üye ülkelere çevrildi.
- BAE, OPEC'in üçüncü büyük üreticilerinden biri ve günlük 3,5-4 milyon varil üretim yapıyor.
- Enerji uzmanlarına göre BAE'nin ayrışması, OPEC'in gücünü ve etkinliğini azaltabilir.
- BAE, üretim kotalarına bağlı kalmak istemiyor ve piyasada daha güçlü olmak istiyor.
- Türkiye'nin bu süreçte kendi enerji rotalarına odaklanması gerektiği vurgulanıyor.
- OPEC'in işleyişine dair sorunların uzun süredir tartışıldığı belirtiliyor ve BAE kararının arkasında siyasi nedenler de bulunuyor.
CEMAL EMRE KURT - Uzmanlar BAE’nin kararının bir kırılmaya işaret ettiğini belirterek, OPEC’ten ayrışmaları beraberinde getirebileceğine dikkat çekiyor.
Enerji uzmanı Ali Arif Aktürk, BAE’nin OPEC içindeki ağırlığına vurgu yaparak “BAE’nin günlük 3,5-4 milyon varil üretimi var. OPEC’in üçüncü büyük üreticilerinden biri konumunda. Böyle bir oyuncunun ayrışması, OPEC’in etkinliğinin azalması anlamına gelir. Bence artık dünyada petrol sektörü de çok farklı kulvara gidecek. Zaten OPEC’in dışında OPEC Plus ve onun dışında da üretimler var. Dünyanın bir günlük üretimi yaklaşık 200 milyon varil. OPEC 1970’lerdeki petrol krizleri dönemindeki gücünden uzaklaşıyor. Bu gelişme OPEC için final vuruşu olabilir” dedi.
Enerji Uzmanı Dr. Zeynep Elif Yıldızel de OPEC’in son yıllarda sınırlı bir etki gösterdiğini belirterek “OPEC son 1-2 yılda güçlü bir performans ortaya koymadı. Daha çok birlik görüntüsü verdi. BAE üretim kotalarına bağlı kalmak istemiyor. Petrol fiyatlarını belirli bir bantta tutmak istiyor. Piyasada daha güçlü olmak istiyor. Bu da örgütün kontrol mekanizmasına ters düşüyor. Bu kararın arka planı henüz net değil ancak bir duruş mesajı içerdiği açık” diye konuştu.
Körfez’de enerji depremi: BAE, 'OPEC kıskacından' neden kaçıyor?
Türkiye’nin bu süreçte OPEC tartışmalarından çok kendi enerji rotalarına odaklanması gerektiğini vurgulayan Yıldızel “Bizim OPEC’le ilgili yapabileceğimiz bir şey yok. Türkiye olarak Basra-Ceyhan hattını, Trans-Kaspiyan güzergâhını ve Doğu Akdeniz denklemindeki pozisyonumuzu güçlendirmemiz gerekiyor. Aksi hâlde enerji denkleminin dışına itilebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener ise OPEC’in işleyişine dair sorunların uzun süredir tartışıldığını belirtti.
Akyener şunları kaydetti:
Kriz dönemlerinde OPEC’in işlevselliği zaten sorgulanıyordu. Üyeler arasındaki çıkar farklılıkları giderek arttı. BAE’nin kararının arkasında siyasi nedenler de bulunuyor. İran ile yaşanan gerilimler ve Suudi Arabistan ile bazı politika ayrılıkları bu süreci hızlandırdı. OPEC’te kalmak belli yükümlülükleri beraberinde getiriyor. BAE artık bu yükümlülüklerle hareket etmek istemiyor. OPEC bazen üretimi kısarak fiyatları yükseltiyor, bazen arzı artırarak denge sağlıyor. Ancak bu yapı her zaman işe yaramıyor. BAE, OPEC dışında kalarak bu kesintilere katılmak zorunda kalmayacak. Diğer ülkeler de benzer adımlar atabilir.
