Üniversite okumak yetmiyor! Gençler diplomaya değil mesleğe yöneliyor
Türkiye’de son yıllarda üniversite mezunu sayısındaki hızlı artış, iş gücü piyasasında yeni bir denge problemini de beraberinde getirdi.
- Üniversite mezunlarının önemli bir kısmı kendi alanında iş bulamıyor ve istihdam sorunu yaşıyor.
- İş piyasası, diploma yerine nitelikli ara eleman, mesleki beceri ve pratik deneyim arıyor.
- Gençler, geçim kaygısıyla kendi alanları dışında, hızlı gelir sağlayan kuryelik, garsonluk gibi hizmet sektörü işlerine yöneliyor.
- Üniversite eğitimi ile iş dünyası arasındaki uyumsuzluk, mezunların iş gücüne geçişini zorlaştırıyor.
- Gelecekte mesleki eğitim, teknik beceriler ve dijital yetkinlikler diplomadan daha belirleyici olacak.
- Yapay zeka ve otomasyon, bazı beyaz yaka mesleklerde istihdamı azaltarak rekabeti artırıyor.
KAAN ZENGİNLİ - Her yıl yüz binlerce genç diploma alarak mezun olurken, mezunların önemli bir bölümü kendi alanında iş bulamıyor. Uzmanlara göre işsizlik oranları düşse bile, piyasada asıl ihtiyaç duyulan nitelikli ara eleman ve meslek sahibi çalışanlar oluyor. Bu sebeple birçok genç, uzun süren iş arama süreçleri yerine hızlı gelir sağlayan hizmet sektörüne yönelerek kuryelik, garsonluk ve benzeri işlerde çalışmaya başlıyor.
Diploma sahibi olmak tek başına istihdam garantisi sunmazken, mesleki beceriler ve pratik deneyim öne çıkıyor. Özellikle işletme, iletişim, kamu yönetimi ve benzeri bölümlerden mezun olan gençlerin önemli bir kısmı masabaşı kariyer hedeflerine ulaşmakta zorlanıyor. Sektör temsilcileri, şirketlerin artık yalnızca diploma değil; teknik beceri, saha deneyimi ve dijital yetkinlik aradığını vurguluyor. Üniversite ile iş dünyası arasındaki uyumsuzluk, mezunların iş gücüne geçişini zorlaştırırken, gençler geçim kaygısıyla daha hızlı gelir sağlayan işlere yönelmek zorunda kalıyor.
İŞE ALIMDA DENEYİM ÖNEMLİ
İstanbul’da bir üretim tesisinde insan kaynakları yöneticisi olarak görev yapan Kenan Özer, piyasada yaşanan dönüşüme dikkat çekerek “İlan açtığımızda yüzlerce üniversite mezunu başvuru alıyoruz ancak birçok adayın pratik deneyimi yetersiz kalıyor. Sanayi ve üretim tarafında ciddi eleman ihtiyacı var ama gençler genellikle masabaşı iş arıyor. Oysa meslek sahibi olanlar çok daha hızlı iş bulabiliyor” dedi. Özer’e göre mesleki eğitim ve teknik beceriler, önümüzdeki dönemde diplomadan daha belirleyici hâle gelecek.
MESLEĞİ EĞİTİME ÖNEM VERİLMELİ
Ekonomist Doç. Dr. Mehmet Uçar ise iş gücü piyasasında görülen dönüşümün, istihdamın niteliğini tartışmalı hâle getirdiğini belirterek “Resmî veriler istihdamın arttığını gösteriyor ancak bu artışın önemli kısmı düşük katma değerli hizmet sektöründe oluşuyor. Üniversite mezunlarının kendi alanı dışında çalışması, hem bireysel gelir potansiyelini hem de ülkenin beşeri sermaye kalitesini düşürüyor. Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme için mesleki eğitime ve üretim odaklı iş alanlarına ağırlık vermesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
DİPLOMA TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Üniversite mezunu olmasına rağmen hizmet sektöründe çalışan gençlerin sayısı da her geçen gün artıyor. Elektronik mühendisliği mezunu Batuhan Büyüktaş, aylar süren iş arama sürecinin ardından bir restoranda garsonluk yapmaya başladığını belirterek “Diploma aldım ama deneyim isteniyor, maaşlar düşük kalıyor. Hayat devam ediyor; faturalar var. Bu nedenle farklı işlerde çalışıyorum” dedi. Aynı iş yerinde çalışan bir başka mezun Selim Seyidoğlu ise “Diploma tek başına iş bulmaya yetmiyor. Bir süre sonra geçim için farklı işlere yönelmek zorunda kalıyorsunuz” sözleriyle durumu özetledi.
YAPAY ZEKÂ BAZI MESLEKLERİ ETKİLİYOR
Üretim sektörlerinde yaşanan daralma da gençlerin meslek seçimlerini etkiliyor. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinde son bir yılda 100 bini aşkın istihdam kaybı yaşanması, iş gücünün hizmet sektörüne kaymasına yol açtı. Ayrıca yapay zekâ destekli otomasyonun özellikle işletme, halkla ilişkiler ve iletişim gibi beyaz yaka alanlarda insan gücü ihtiyacını azaltması, yeni mezunlar için rekabeti daha da artırdı. Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde gençlerin yalnızca diploma değil, somut mesleki beceri ve teknik yetkinlik kazanması, iş gücü piyasasında kalıcı bir yer edinebilmeleri açısından belirleyici olacak.
