Mevsimsel mi salgın mı? Ankara’da 'hasta eden su' iddialarına uzmanından cevap: Normal bir artış var
“Ankara’da şebeke suyu hasta ediyor" iddialarına ilişkinin ASKİ’nin ardından bir açıklama da uzman isimden geldi. Doktor Gülay Kılıç “Bu mevsimsel bir döngü. Normal, mevsimsel bir artış var. Sudan kaynaklı bir enfeksiyon olduğunu düşünmek biraz fazla zorlama olur" dedi. Kılıç, 24 saati geçen belirtilerde hemen sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini hatırlattı.
Sosyal medya platformlarında ve bazı yayın organlarında hızla yayılan "Ankara’da şebeke suyu hasta ediyor" paylaşımları sonrasında kısa sürekli bir panik yaşanmıştı.
İshal, kusma ve mide bulantısı gibi şikayetlerle hastanelere başvuranların sayısındaki artışın musluk suyuna bağlanması üzerine Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Temmuz 2026 dönemine ait detaylı su kalitesi analiz raporunu paylaşmıştı.
ASKİ İDDİALARI YALANLAMIŞTI
Yapılan açıklamada, Ankara halkına ulaştırılan içme suyunun hem Sağlık Bakanlığı Ankara İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri hem de ASKİ’nin kendi gelişmiş laboratuvarları tarafından 7 gün 24 saat esasına göre anlık olarak izlendiği belirtilmişti.
Çifte denetim mekanizmasıyla kontrol edilen şebeke suyunda halk sağlığını tehdit edecek hiçbir unsur bulunmadığı vurgulanmıştı.
Musluklar kurudu, faturalar kabardı! Ankara'daki su kesintisi perişan etti, ASKİ'den ses yok
"MEVSİMSEL BİR ARTIŞ"
ASKİ’nin ardından iddialara bir cevap da Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doktor Gülay Kılıç’dan geldi.
Kılıç “Bu mevsimsel bir döngü. Normal, mevsimsel bir artış var. Suyla bulaş, çok patlama şeklinde daha büyük salgınlar olur. Ben böyle bir şey gözlemlemedim. Duyumlarım da o yanda değil. Ama aşırı bir yükseklik veyahut da medyada çıktığı gibi bir su kontaminasyonu ve sudan kaynaklı bir enfeksiyon olduğunu düşünmek biraz fazla zorlama olur" dedi.
Dr. Gülay Kılıç, özellikle bebek, çocuk, yaşlı ve kronik hastalığı bulunan kişilerin daha tedbirli davranması gerektiğini ifade etti.
Kılıç, "Akşam veya öğlen genelde dışarıda çok iyi şartlarda olmayan riskli yiyecekleri aldıktan maksimum 12 saat sonra öncelikli olarak kusma, mide krampı gibi şikayetlerle başlayıp, kusmalardan 24 saat sonra genelde toparlanıyorlar. Ama bu aldığımız virüs, bakteri daha aşağıya, yani bağırsak, mide bağırsak sisteminin daha da aşağılarına indiği zaman ishal başlıyor” dedi.
Kılıç, 24 saati geçen belirtilerde hemen sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini anlattı.
“BAKTERİLERİ BARINDIRAN ORTAMLAR”
Havuz gibi yerlerin enfeksiyon almaya müsait olan yerler olduğuna dikkat çeken Kılıç “Havuzlar, kapalı ortam, her türlü insanın genelde maalesef alışkanlığımız çok fazla yok, duş alınmadan girildiği, çocukların girdiği oldukça kirli ortamlar. Bunlar sadece ishal değil, çok ciddi orta kulak iltihabından sistit, menenjite kadar giden bakterileri barındıran ortamlar. Bunlara dikkat etmek lazım" dedi.
NASIL ÖNLEMLER ALINMALI?
Kılıç, alınması gereken önlemlere ilişkin şu bilgiyi verdi:
Öncelikli olarak aldığımız, çıkardığımız, kaybettiğimiz sıvı özellikle elektroitlerin yerine konması için basit önlemler alabiliriz. Birdenbire kusuyorsak azar azar su içerek, işte bildiğimiz mide bastırıcı veyahut da bağırsakları dinlendirici dediğimiz ishal engelleyici herkesin bildiği elma, şeftali, patates, yoğurt gibi gıdalarla kaybettiğimiz sıvı ve elektroiti yerine koymaya çalışırız. Ama bu daha da artarsa, sıvı alamazsak karın ağrımız çok artar, ateş eşlik ederse o zaman mutlaka bir doktora, hastaneye başvurmak gerekiyor" açıklamasında bulundu.
