Muhittin Böcek hakim karşısında: Eski gelinine ev, lüks saat, tehdit... Hepsine cevap verdi
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 41 sanıklı yolsuzluk ve rüşvet davasında ilk kez hakim karşısına çıktı. "Kimseyi zengin etmedim, belediye bütçesini namusum gibi korudum" diyen Böcek, suçlamaları reddederek sağlık sorunları nedeniyle tahliyesini talep etti. Yargılama yarına ertelendi.
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik operasyon sonrası aralarında Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in de bulunduğu 41 sanığın yargılandığı dava başladı.
- Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada 5'i tutuklu 41 sanık hakim karşısına çıktı.
- Dava, yolsuzluk, rüşvet ve irtikap iddialarını ele alıyor.
- Belediye Başkanı Muhittin Böcek, suçlamaları reddederek kimseyi zengin etmediğini, belediye bütçesini koruduğunu savundu.
- Muhittin Böcek'in oğlu Mustafa Gökhan Böcek de babasının olaylardan bilgisinin olmadığını ve alınan paraları borç olarak aldığını iddia etti.
- Diğer tutuklu sanıklar da savunmalarını yaparak iddiaları reddetti.
- Duruşma, tutuksuz sanıkların dinlenmesine devam edilmek üzere ertelendi.
Antalya Büyükşehir Belediyesine düzenlenen operasyonun ardından açılan dev davada yargılama süreci resmen başladı.
Aralarında görevden uzaklaştırılan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu ve eski emniyet müdürünün de bulunduğu 41 sanık, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı.
5’i tutuklu toplam 41 sanığın yer aldığı duruşmada, Muhittin Böcek ve diğer sanıkların savunmaları alınmaya başlanırken; adliye çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Şehrin yönetim kademesini ve iş dünyasını sarsan yolsuzluk, rüşvet ve irtikap iddialarının ele alındığı davada, taraf avukatları ve müştekiler de hazır bulundu.
MUHİTTİN BÖCEK: KİMSEYİ ZENGİN ETMEDİM
Duruşmada savunma yapan Muhittin Böcek, büyükşehir belediye başkanlığı görevine ilde yaşayan her iki kişiden birinin oyunu alarak seçildiğini söyledi.
Belediyenin, sürekli mülkiye başmüfettişleri ve Sayıştay tarafından denetlendiğini belirten Böcek, yaptıkları ihalelerde bir usulsüzlük bulunmadığını savundu.
Böcek, ömrünün yarısını Antalya'ya verdiğini ifade ederek, "Yakınlarımı zengin etmedim. Hatta yeğenimin şirketi konkordato ilan etti. Yeğenimin daireleri satılıyor. Hiçbir akrabamı zengin etmedim. Bugün iddialarla ilgili yüce mahkemeye hesap vereceğim." dedi.
Büyükşehir Belediyesinin bütçesini namusu gibi koruduğunu, 2024 yılında Antalya Büyükşehir Belediyesinin borçsuz belediyeler listesinde yer aldığını iddia eden Böcek, kendisine oy veren ve vermeyen tüm vatandaşların iki dönemdir hizmetinde olduğunu dile getirdi.
Özgürleş de gel! CHP liderinden ikinci normalleşme dönemi sinyali
"ARSALARI DEVLETE BAĞIŞLADIM"
Böcek, 13 yaşında kaybettiği babasının köy ağası olduğunu, ondan kalan geniş arazilerin kendisi Konyaaltı Belediye Başkanı olmadan önce imara açıldığını anlatarak, bu arsaların bir kısmını da devlete bağışladıklarını hatırlattı.
"YAŞAMAK İSTİYORUM"
Çalışmalarında hiçbir şekilde belediyeyi kamu zararına uğratmadığını savunan Böcek, şöyle devam etti:
"Hayatım boyunca bir gün sağlık raporu almadım. Tutuklandığımdan beri 10 defa hastaneye kaldırıldım. 5 Temmuz'da tutuklandığımda 5 ilaç kullanıyordum. Doktorlarıma muayene olamadım. Yaşamak istiyorum. Kalp, astım, böbrek ve prostat hastalıklarım var. Tutuklandığımda alnım açık başım dik cezaevine girdim. Vücudumda, geçirdiğim Kovid-19'dan hastalıklar kaldı. Adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. Acil olarak sağlığımla ilgili tedavi olmak istiyorum."
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Böcek, iddianamede yer alan eylemlerle ilgili mahkeme başkanının soruları üzerine Anadolu Reklam firması sahibi Y.Y'nin 2024 yerel seçimleri sırasında yaptığı iddia edilen ödemelerden haberinin olmadığını öne sürdü.
Bu ödeme ile ilgili bir talimatının olmadığını iddia eden Böcek, "Sadece CHP değil tüm siyasi partilerde komisyon kurulur. Ben onların nasıl çalıştığını bilmem. Onlar gönüllü olarak çalışır. Benim bir dahlim ve bilgim yok. Bütün suçlamaları reddediyorum. Kimsenin bir kuruşunda gözüm yok. Mal beyanlarım ve ödemelerim ortadadır. Suçlamaları kabul etmiyorum." diye konuştu.
GELİNİNE ALINAN LÜKS DAİRE SORULDU
Muhittin Böcek, eski gelini Z.K'ye lüks daire alımında oğlunun iş insanı Y.Y'den borç aldığını, bundan da haberinin olmadığını iddia ederek, iki kişi arasında borç ilişkisinden dolayı neden suçlandığını bilemediğini söyledi.
Eski gelinine 80 milyon lira boşanma tazminatı ödenmesi konusunda Böcek, yasa ve yönetmelikler dışında hiç kimseye ödeme yapılmadığını, bundan dolayı irtikap suçunu işlediği sonucuna varılamayacağını öne sürdü.
Böcek, belediye parasını kuruşu kuruşuna ev yönetiyor gibi yönettiklerini savunarak, "Oğlum Mustafa Gökhan Böcek'in ilişkileri arasında, para alışverişindeki suçlamaların bana yüklenilmesini reddediyorum. Mustafa Gökhan Böcek ve Zuhal Böcek'in çocuklarının üzerine villa alınması konusunda kişilerden ne doğrudan ne de dolaylı bir talebim olmadı." ifadesini kullandı.
İş insanı E.K.H'den nakdi olarak para aldığı iddiasıyla ilgili Böcek, söz konusu kişiyi uzun yıllardır tanıdığını ve oğluyla yakın arkadaşlık ilişkisinin bulunduğunu savundu.
ALDIĞI SAAT DE SORULDU
Böcek, M.K'ye pahalı marka saat hediye edildiğine ilişkin iddia üzerine ise şunları söyledi:
"Örf, adet, geleneğimize bağlıyım. Hayat arkadaşıma alacağım hediyeyi başkasına aldırmak olmaz. Bu örf ve adetlerime sığmaz. Burada Rolex saati ücret karşılığı getirildi. Ben de bu saati M.K. Hanım'a verdiğimde daha satışının gerçekleşmediğini, bu yüzden kullanmamasını söyledim. M.K. Hanım'a hediye ettiğim saat ve tadilat için iş insanlarından ne bir talebim ne de bir isteğim oldu. Ne doğrudan ne de dolaylı iş insanlarına baskı kurmam ile menfaat temin etmem söz konusu değil. Bütün suçlamaları reddediyorum. Menkul ve gayri menkul anlamında atadan kalan yerlerim var. Mal beyanımda görülecektir. Böyle biri olduğum için suçlamaları kabul etmiyorum."
Muhittin Böcek’ten sevgiliye jest! Çaycı Melek’in yükselişi
Kuyumculardan aldığı paranın altın bozdurma karşılığı alındığını ve paranın kendi banka hesabına gönderildiğini de savunan Böcek, "Eğer bir usulsüzlük olsa neden bu kişilerle kendi İBAN'ımı paylaşayım." dedi.
OĞLU DA SAVUNMASINI YAPTI
Muhittin Böcek'in oğlu tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek, yaşanan olaylardan babasının bilgisinin olmadığını öne sürdü.
A.Y. ve Y.Y'nin verdiği paraları borç olarak aldığını öne süren Böcek, paraların alınması sırasında zorlama olmadığını iddia etti.
Mustafa Gökhan Böcek, borç olarak aldığı paralarla eski eşine boşanma tazminatı verdiğini belirterek, miktarın büyük olmasından dolayı banka yerine döviz bürosu üzerinden paranın teslim edildiğini savundu.
Oğlunun üzerine alınan villayı ve eşine alınan otomobili altın bozdurarak aldığını öne süren Böcek, "Eğer kara para olsaydı gider elden ikinci el satışta yapabilirdik. Bunu yapmadık. İş insanı E.K.H, sürekli konuştuğum ve sıkça görüştüğüm bir ağabeyimdir. Kimsenin ofisine gidip zorluk çıkarmadım. Hatta gitmediğimde kendisinin 'Neden gelmedin' diye aradığı olurdu." dedi.
Hem babasının hem de annesinin varlıklı insanlar olduğunu belirten Mustafa Gökhan Böcek, iş ve ticaret yapmak için babasının nüfuzunu kullanmasının söz konusu olmadığını öne sürdü.
RÜŞVET İDDİALARI SORULDU
Mahkeme başkanının, iddianamede, bir atık şirketinden iki seferde toplam 135 milyon lira rüşvet aldığı iddiasıyla ilgili sorusu üzerine Gökhan Böcek, bu paranın rüşvet olmadığını, eski eşine boşanma tazminatı ve inşaat yapmak amacıyla borç olarak alındığını savundu.
Gökhan Böcek, iddianamede yer alan, kuyumculara fiziki para getirildiği, ortada altın bozdurma olmadığı yönündeki kuyumcu ifadelerinin doğru olmadığını, kuyumcuların önce "Altın getirildi" diye söylediklerini, sonra cezaevi şartlarından dolayı böyle ifade verdiklerini ileri sürdü.
DİĞER TUTUKLU SANIKLARIN İFADELERİ
Tutuklu sanık iş insanı Fazıl Ateş de iş insanı B.Ç'yi uzun süredir tanıdığını belirterek, zaman zaman para alışverişlerinin olduğunu iddia etti.
Maddi sıkıntıya girdiğinde B.Ç'den 4,5 milyon lira borç aldığını ancak geri ödeyemediğini, bunun üzerine evini sözleşmeyle ona verdiğini anlatan Ateş, "Evin bedeli şu anda 15 milyon lira civarında. Bu paralar bana borç olarak gelmiştir. İş takibi, şu bu olarak almadım. B.Ç, ifadesinde beni dolandırıcı, sahtekar olarak gördüğünü söylüyor. Tutuklandığım gün bile telefon görüşmesi yaptık. Hali hazırda 10 milyonluk senedim var. Tutuklanana kadar B.Ç. ile görüştüm." dedi.
İş insanı E.T'nin kendisine ulaşarak ASAT'la ilgili sıkıntısı olduğunu, 80 milyon lira ve hak edişlerini alamadığını söylediğini öne süren Ateş, Muhittin Böcek ile arkadaş olduğu için kendisinden yardım istendiğini belirtti.
Böcek'e konuyu sorduğunu, onun da yetkili müdürlere sorarak aldığı bilgide, E.T'nin eksik iş yaptığı, usulsüz hareket ettiği ve bu nedenle hak edişlerini alamayacağını öğrendiklerini belirten Ateş, "Bende E.T'ye bunun aksi durumda mahkemeye başvurmalarını söyledim. Onlardan borç almıştım. Borcumu İBAN'dan ödedim." diye konuştu.
Ateş, aynı soruşturma kapsamında tutuklanan eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın 30 yıllık dostu ve ağabeyi olduğunu dile getirerek, Arslan'ın ufak tefek sıkıntılarında ona yardım ettiğini belirtti.
Kimseden para alarak İlker Arslan'a göndermediğini öne süren Ateş, "Söylenen tarihler ve ödemeler bile tutmuyor. Antalya'ya gelince kendisinin ufak tefek sıkıntıları oldu. Borcu için bana 'Ölüm var kalım var, Ankara'da bir arsam var, bunu sana satayım' dedi. Bir sözleşme yaptık aramızda. 5 milyon liralık bir arsanın 3 milyonunu ödemiş oldum, 2 milyon daha borcum var. Bu borç almanın Muhittin Böcek'le bir alakası yok." sözlerini sarf etti.
TUTUKLU ESKİ EMNİYET MÜDÜRÜ: SANIK DEĞİL MAĞDUR OLMAM GEREK
Eski Antalya İl Emniyet Müdürü tutuklu sanık İlker Arslan, 31 yıllık devlet hizmeti sırasında 3 kere FETÖ kumpasına maruz kaldığını ve telefonlarının dinlendiğini öne sürdü.
Hakkında iddialarda bulunanların kendisi gözaltına alınmadan iki gün önce verdikleri ifadelerde adından hiç bahsetmediklerini, sonradan isminin ifadelere geçirildiğini öne süren Arslan, "Kimseden para istemedim. Benim adıma bir para istendiğini de bilmiyorum. Benim haberdar olduğuma yönelik delil yoksa benim bu davanın sanığı değil mağduru olmam gerekiyor." ifadesini kullandı.
Antalya İl Emniyet Müdürlüğü görevi sırasında sivil hayatta tek tanıdığı olan Fazıl Ateş ile iletişim halinde olduğunu dile getiren Arslan, Ankara'daki arsasını Ateş'e sattığını, satışı sonra yazıya dökmek için anlaştıklarını belirtti.
Arslan, bu satış nedeniyle taksitler halinde resmi yoldan para transferi yaptıklarını iddia ederek, "Polis olan biri, hem de 31 yıl polis olan biri, suç olan bir şeyde banka yoluyla para transferi yapar mı? Mal bildirim formlarından görüleceği gibi emniyet müdürlüğü görevim boyunca malım artmadı, azalma oldu." dedi.
Fazıl Ateş ile Muhittin Böcek'i 2024 yılında kendisinin tanıştırdığı ve irtibatlandırdığı gibi bir intiba oluşturulmaya çalışıldığını öne süren Arslan, MASAK ve HTS kayıtlarından bu iki kişinin daha önceden tanıştıklarının görüldüğünü ileri sürdü.
Görevden alındığı ve gözaltı kararının çıktığı gün Antalya Cumhuriyet Başsavcısını "Yola çıkıp geliyorum" demek için aradığını, ancak telefonuna bakmadığını öne süren Arslan, "Buna rağmen benim yakalanmam için farklı işlemler yapıldı. Çok vahim tabloyla karşılaştım. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum." beyanında bulundu.
"ZORLA PARA ALMADIM"
Tutuklu sanık Mehmet Okan Kaya, Akarlar şirketinden zorla para aldığı yönündeki iddiaları kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Kaya, sahibi olduğu şirketlerle seçimler döneminde iktidar ve muhalefet partilerinden adaylarla çalıştığını, bugüne kadar adayların hiçbirinin para vermediğini, genelde iş insanları ve sponsorların ödeme yaptığını öne sürdü.
Bahçeli: Ankara ve Tahran aynı yöne bakmakta
Büyükşehir adaylıklarında da sponsorlardan para aldığını ifade eden Kaya, şöyle konuştu:
"Kimseye sponsor bulmadım. Seçimde verdiğim hizmetin karşılığını aldım. Sponsorluk çok yaygın olduğu için hiçbir şeyden şüphelenmedim. Hiçbir suçu işlemedim. Süreçte birçok insanını adı geçerken, hiç adı geçmeyen ben tutukluyum. Suçtan kaynaklı mal varlığını aklamadım, suçlamaları kabul etmiyorum. Suç işlemedim, 7 aydır cezaevindeyim." dedi.
BÖCEK'İN GELİNİ: BOŞANMAYA KARŞI EV ALDIM
Mustafa Gökhan Böcek'in boşandığı eşi tutuksuz sanık Z.K. de evlendikten iki ay sonra zina nedeniyle boşanma kararı aldığını söyledi.
Boşanmayı aile içinde halletmeye çalıştıklarını ama anlaşma olmayınca çekişmeli boşanma için mahkemeye başvurduğunu dile getiren Z.K. "Çekişmeli davada süreç çok uzun sürüyordu. Eski eşimin çocuğu olacağı için anlaşmalı olarak boşanmaya karar verdik. Bunun karşılığında aramızda protokol yaptık. Boşanma ile ilgili edinimler verildi. Ama kim tarafından ve ne kadar verildiğini bilmiyorum. Boşanmaya karşı bir ev aldım. Yine boşanmadan bir gün önce anlaşmalı olarak hazırladığı 80 milyon lira parayı vereceğini söyledi. Avukatlarım aracığıyla parayı aldım ve karşılıklı boşandık. Bana verdiği paraların döviz kurundan kazandıkları olduğunu söyledi." diye konuştu.
Mustafa Gökhan Böcek'in eşi tutuksuz sanık Z.B. geçmişte kızıyla beraber sözleşmesi bitmek üzere olan bir evde kirada oturduğunu belirterek, "Hamileydim. İki çocuk sahibi olacaktım. Yurt dışında yaşayan ablamdan ev satın almak için yardım istedim. 'Bir ev bulursak alabiliriz.' dedi. İnşaattan ev almaya karar verdim. Mustafa Gökhan Böcek ile ev baktık ve satın aldık. Bankaya sadece imza atmaya gittim." dedi.
Z.B. iddianamede 5. eylem olarak belirtilen araç satışı konusunda, eskiyen arabasına binmek istemediği için değiştirmek istediğini belirtti.
Eski otomobili verip yeni segmentte bir otomobil aldığını ileri süren Z.B, aradaki farkında Mustafa Gökhan Böcek tarafından ödendiğini söyledi.
Duruşma, tutuksuz sanıkların dinlenmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi.
