Ömer Çelik'ten "mutlak butlan" kararı sonrası ilk açıklama: Çatışma CHP'nin kendi içinde
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten CHP için verilen ‘mutlak kararı’ sonrasında ilk açıklama geldi. Çelik “Biz Cumhuriyet Halk Partisi içindeki bu tartışmalarda taraf değiliz. Herhangi bir şekilde bizim taraf olduğumuz bir durum yok” dedi. Çelik, Cumhurbaşkanı’na karşı söylenen saygısız sözlere ise “Siyasi zorbalığa ve eşkıyalığa asla izin vermeyiz. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir” diyerek tepki gösterdi.
- Ömer Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi içindeki tartışmaların kendilerini ilgilendirmediğini ve AK Parti ile Cumhur İttifakı'nın kendi gündemine hakim olduğunu ifade etti.
- Çelik, Cumhurbaşkanı'nı hedef alan söylemleri siyasi zorbalık ve eşkıyalık olarak nitelendirerek, bu duruma izin vermeyeceklerini belirtti.
- CHP'nin, kendi zaaflarını örtbas etmek için Cumhurbaşkanı'na karşı saygısız bir üslup takip ettiğini iddia etti.
- AK Parti'de siyasi yargı kolları olmadığını, ancak CHP'de yolsuzluktan sorumlu bir birim olduğunu öne sürdü.
- Bilgi Üniversitesi'nin faaliyetlerine devam edeceğini ve bu kararın Cumhurbaşkanı tarafından kamu yararı ve akademik hayat düşünülerek alındığını açıkladı.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) ‘mutlak buldan’ kararı sonrasında yaşanan siyasi krizin etkileri sürerken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yaşanan son olaylar hakkında bir basın açıklaması yaptı.
"BİZİ İLGİLENDİREN TARAFI YOK"
‘Mutlak buldan’ kararını değerlendiren Çelik “Cumhuriyet Halk Partisi içinde herhangi bir şekilde bizim taraf olduğumuz bir durum yoktur. Bu konunun bizi ilgilendiren bir tarafı yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı kendi gündemine hakimdir” dedi.
CHP’de sular durulmuyor! Kılıçdaroğlu cephesinden ihraç sinyali
"CUMHURBAŞKANIMIZ KIRMIZI ÇİZGİMİZ"
Çelik, Cumhurbaşkanı’nı hedef alan bazı söylemlere de tepki göstererek “Sayın Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu kırmızı çizgiye kimseyi dokundurtmayız. Siyasi zorbalığa ve eşkıyalığa asla izin vermeyiz. Bunların bu söylediği sözlerin Cumhur İttifakımıza yaklaşması mümkün değil. Hepsini iade ediyoruz. Hukuk önünde ve siyaset yoluyla bunlarla hesaplaşmaya mücadele etmeye devam edeceğiz” diye sert çıktı.
"SİYASİ ZORBALIĞA İZİN VERMEYİZ"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamasında öne çıkan başlıklar şöyle;
Son siyasi tartışmaları yakinen takip ediyoruz. CHP'lilerin CHP'lilerle yürüttüğü bu tartışma, birilerinin AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye değerlendirmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda. Özellikle Sayın Özgür Özel, kendi zaaflarını, kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Biz siyasi eleştiriyi saygıyla karşılarız ama iş, şantaj, tehdit, haddini aşan ifadeler kullanma, hakaret gibi konulara geldiği zaman çok net bir şekilde söylüyorum. Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz.
"AK PARTİ KENDİ GÜNDEMİNE HAKİM"
Bu tartışma Cumhuriyet Halk Partililerin Cumhuriyet Halk Partililer hakkındaki iddialarıyla beraber ortaya çıkan bir şeydir. Biz Cumhurbaşkanlığı, biz Cumhuriyet Halk Partisi içindeki bu tartışmalarda taraf değiliz. Yani adada kim kalmış, adadan kim gönderilmiş, o gün kim elenmiş, kim kazanmış, Cumhuriyet Halk Partisi adasında ne oluyor bizi hiç ilgilendirmez. Biz geçmişte, son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve ondan öncesindeki dönemde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibiyle mücadele ettik. Daha sonrasında Sayın Özgür Özel ve ekibiyle mücadele ettik. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi içinde herhangi bir şekilde bizim taraf olduğumuz bir durum yoktur. Onun dışında bu konunun bizi ilgilendiren bir tarafı yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı kendi gündemine hakimdir.
Özgür Özel’in tebligat şovu kurgu çıktı!
"AK PARTİ'DE SİYASİ YARGI KOLLARI YOK"
Sayın Özgür Özel, diyor ki bizim karşı karşıya olduğumuz tablo AK Parti yargı kolları tarafından yapılıyor. Tabi bu son derece standardı düşük bir tanımlama, son derece düşük bir siyasi değerlendirme. Sayın Özgür Özel ve ekibine şunu söylemek gerekir. AK Parti'de siyasi yargı kolları yok. Yargıdan sorumlu genel başkan yardımcılığı diye bir şey yok ama sizin döneminiz zamanında bütün Türkiye gördü ki yolsuzluktan sorumlu bir kolunuz var, yolsuzluktan sorumlu bir biriminiz var. Burada en büyük mağdurlardan bir tanesi siyasi hayatımız, milletimiz ve Cumhuriyet Halk Partisi 'ne gönül vermiş olan saygıdeğer vatandaşlarımızdır. Cumhuriyet Halk Partisi 'ne gönül vermiş olan saygıdeğer vatandaşlarımız bu tabloyu hak etmiyorlar. Temiz siyaset en temel demokratik haktır.
"ATLATILAMAYACAK KRİZ YOK"
Devlet hayatımızın binlerce yıllara dayanan tecrübesi sayesinde atlatılmayacak kriz yoktur. Bunun yerine siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başına, Sayın Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler kendi meselelerle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak Sayın Cumhurbaşkanımızı, AK Partimizi, Cumhur İttifakımızı bu üslupla hedef alması bizim karşısında, bizim onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir.
BİLGİ ÜNİVERSİTESİ
Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Biliyorsunuz 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun ek 11. maddesinin 3. fıkrası kurucu vakıflarına kayyım atanan Vakıf Yüksek Öğretim Kurulu'nun faaliyet izni Cumhurbaşkanlığı kararıyla kaldırılır diyor. Yani bu kaldırma kararı esasında kanunun emrettiği bir, kanunun başka türlü davranmaya cevaz vermediği bir karar. Daha sonra kamu yararı Yüksek Öğretim Kurulu'nun raporları ve diğer değerlendirmeler Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu üniversitenin faaliyetlerine devam etmesi konusundaki takdir yetkilerini kullanmışlardır. Böylece Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Sayın Cumhurbaşkanımız burada hem kamu yararını hem akademik hayatı hem Bilgi Üniversitesi'ndeki akademisyenleri, öğrencileri düşünerek bu takdir yetkisini kullanmıştır.
