Son söyleşisinde dünyayı anlattı: İlber Ortaylı’nın gözünden en güzel rotalar!
Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Fatih Altaylı ile gerçekleştirdiği son söyleşide en sevdiği şehirleri sıraladı. Ortaylı, Rusya’dan Japonya’ya uzanan rotasında şehirlerin ruhunu anlattı.
- Ortaylı, Rusya'da Nijniy Novgorod ve Yaroslavl'ı, Avrupa'da ise Kraków ve Budapeşte'yi sevdiğini belirtti.
- İtalya'yı 'altın gibi memleket' olarak tanımlayan Ortaylı, Roma ile İstanbul arasındaki farka dikkat çekti.
- İstanbul'un 'hödük şehirciliği' ve sur içi dışının durumuyla ilgili eleştirilerde bulundu.
- Japonya'nın porselen merkezi Arita'yı sakin bir Anadolu köyünün akşamına benzetti.
Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, vefatından önce Fatih Altaylı ile gerçekleştirdiği son söyleşide, hafızalara kazınacak bir "şehirler bilançosu" çıkardı.
Altaylı'nın "Gerçek dostluk ebedidir..." notuyla paylaştığı videoda Ortaylı "En sevdiğiniz şehirler" sorusuna cevap verdi.
İmamın sesini duyunca çok etkilenmişti... İlber Ortaylı'nın 'selâ' vasiyeti yerine getirildi
Rusya ve Ukrayna seyahatlerine değinen Ortaylı, "Peterburg var, Moskova var. Moskova'da bir şey yok ki, başka türlü bir oluşum o. Sen beni Nijniy Novgorod'dan başla; Yaroslavl'ı göster. Rusya’nın kalbi orasıdır.
İkincisi Kiev mesela çok bir şey söylemedi bana. Varşava da söylemedi ama Kraków çok şey söyledi"
Avrupa şehirleri arasında ise Budapeşte'nin kendisini Prag ve Viyana'dan daha fazla etkilediğini belirterek, "Komünist devirde bile bana kalırsa Budapeşte daha renkli bir yerdi" ifadesini kullandı.
İTALYA HAYRANLIĞI
İtalya'yı "altın gibi memleket" olarak tanımlayan Ortaylı, Roma ile İstanbul arasındaki farka dikkat çekti:
"En küçük şehri bile hava. Zaten ben Roma'ya baktıktan sonra kıskançlığımdan İstanbul'u hatırladım ve ben o günden beri bu hödük şehirciliğiyle Türkiye'nin düşmanlık halindeyim.
İlber Ortaylı’ya 'Tarih Manzumesi'li veda: Mütebahhir tarihçi...
Yani bana yetkim olsa bütün bu İstanbul'u tararım ben surun içini dışını. Yani o ne kardeşim? Daha 40 sene evvel yeşil surların dışını birisi resmetmiş ressam. Bugün gidiyorsun oraya pis matbaa binaları var. Ne alakası var ya? Yani İstanbulluların böyle içinde bir takım vardı.
"Efendim diyorlar. Onlar da Anadolu gelecek burada. Onlar da burada medeniyet öğrenecek. Ay çok medenisiniz" dedim. Sen kendin nesin ya? Yani kimi adam edeceksin? Bir kere gelen adam senden daha zengin. Çukurova'dan falan geliyor. Hiçbir zaman o senden daha kalabalık. Senden daha kalabalık. Sana tabi olur mu? Sen ona olursun. Nitekim biz kebap yiyoruz işte. Lahmacuna geçiyoruz.
Aslında büyük ve yeni Roma'yı mahvetmişiz ama edemiyoruz hala. İşte bir kapasitesi var o şehrin. Hala şehir direniyor.
50 sene sonra bize çok görecekler. Hepimizi çok hödük bulacaklar. Çok laflar edilecek, yazılacak aleyhimizde. . 50 sene sonra bu nesilleri çok alay edecekler.
Japonya’nın porselen merkezi Arita (Kyushu) hakkındaki gözlemlerini de paylaşan Ortaylı, "Sakin bir Anadolu köyünün akşamı gibi. Tabii çok kalabalık değil. Ses gürültü yok" dedi.
