Binlerce sürücü tatil yolunda! Uzun yol öncesi dikkat edilmesi gerekenler
Bayram tatili ve okulların ara tatilinin birleşmesi ile çok sayıda sürücü yollara çıkıyor. Sürücülerin yola çıkmadan önce dikkat etmesi gereken hususlar ve yapması gereken hazırlıklar gündeme geldi. İşte uzun yol öncesi yolculuk rehberi ve gözden kaçırılmaması gereken detaylar...
- Yola çıkmadan önce araç bakımı ihmal edilmemeli, lastikler, motor yağı, cam suyu, soğutma sıvısı, fren balataları ve lambalar kontrol edilmelidir.
- Yola çıkmadan önce en az 7-8 saat uyumak ve yorgunluk nedeniyle yaşanabilecek kazalardan kaçınmak önemlidir.
- Her 2 saatte bir veya 200 kilometrede bir en az 15 dakikalık mola verilmeli, araçtan inip esneme hareketleri yapılmalıdır.
- Doğru sürüş pozisyonu, koltuk mesafesi, direksiyon tutuşu ve kafalık ayarı kazalarda hasarı azaltır.
- Yol hipnozu belirtileri (son kilometreleri hatırlamama, gözlerin tek bir noktaya sabitlenmesi, reflekslerde yavaşlama) görüldüğünde camı açarak içeriye hava girişi sağlanmalıdır.
- Trafik kurallarına uyarak, hız limitlerine dikkat ederek, emniyet kemeri takarak ve sabitlenmemiş eşyaları araç içinde güvenli hale getirerek kaza riskini azaltmak mümkündür.
Okulların ara tatili ile bayram tatilinin birleşmesiyle birçok sürücü yollara çıkmaya hazırlanıyor. Peki yola ne zaman çıkılmalı, hangi hazırlıklar yapılmalı? İşte uzun yola çıkmaya hazırlanan sürücüler için dikkat edilmesi gerekenler…
YOLA ÇIKMADAN ÖNCE ARAÇ BAKIMINI İHMAL ETMEYİN
Yolda kalmak, uzun yolun en büyük kabusudur. Yola çıkmadan önce mutlaka mevsim koşullarına uygun lastik kullandığınızdan emin olun. Yedek lastiği (stepne) kontrol etmeyi unutmayın. Motor yağı, cam suyu ve soğutma sıvısı seviyelerini kontrol edin. Fren balatalarının durumu ve tüm lambaların (sinyal, far, stop) çalışıp çalışmadığı hayati önem taşır.
Lastiklerin hava basınçları, diş derinlikleri yeterli olmalı. Uzun yolda lastik havalarını düşürmek veya yükseltmek yerine araç üreticisinin verdiği değerlere göre ayar yapılmalı.
YOLA ÇIKMADAN ÖNCE İYİ DİNLENİN
Uzun yolculuklar şoför için hem fiziksel hem de psikolojik olarak yorucudur. Özellikle ilk defa uzun yolda araba kullanacaklar, daha dikkatli olmalı.
İstatistikler, uzun yol kazalarının büyük çoğunluğunun yorgunluk ve uykusuzluk nedeniyle yaşandığını gösteriyor. Yola çıkmadan önceki gece en az 7-8 saat uyumuş olun.
Gözleriniz çabuk yoruluyorsa veya gece görüşünüz zayıfsa, yolculuğu gündüz saatlerine planlayın.
HER 2 SAAT VEYA 200 KM’DE BİR MOLA
Her 2 saatte bir veya her 200 kilometrede bir mutlaka en az 15 dakikalık mola verin. Araçtan inip esneme hareketleri, kısa yürüyüşler yapmak kan dolaşımını hızlandırır.
Yolculuk sırasında uyku getirme ihtimali olan ilaçlardan uzak durulmalı. Yolculuk zamanı sıcak havalara denk geliyorsa bol su tüketimi önemli. Kalp, tansiyon ve şeker hastalıkları olanlar ise sıcak havalarda araç kullanmaktan kaçınmalı.
Yolculuk öncesi veya molalarda ağır ve yağlı yiyeceklerden uzak durulmalı. Bu tür besinler ağırlık yaparak uykunuzun gelmesini sağlayabilir.
GİYSİ TERCİHİNİN ÖNEMİ
Kalın veya kat kat giyinmek yerine hafif ve rahat kıyafetler tercih edilmeli. Terlik veya benzerli şeylerle araç kullanmak son derece risklidir. Herhangi bir hızlı refleks gerektirecek anlarda bu tür giyecekler ayakların pedallardan kaymasını sağlayabilir.
ROTA PLANLAMASI
Navigasyon harika bir yardımcıdır ancak tek seçeneğiniz olmasın. Gideceğiniz rotadaki yol yapım çalışmalarını kontrol edin. Mola yerlerini önceden belirlemek, zihinsel olarak rahatlamanızı sağlar.
Yakıt ikmali yapacağınız noktaları kabaca planlayın, özellikle ıssız rotalarda depo çeyreğin altına düşmeden dolum yapın.
DOĞRU SÜRÜŞ POZİSYONU ÖNEMLİ
Uzun veya kısa yolculuk fart etmez güvenli sürüş iyi bir sürüş pozisyonuyla başlar. Araç hakimiyeti, aynaların kontrolü ve olası bir kazada araçtan en hasarla ayrılmanızı bu sürüş pozisyonu sağlayabilir.
Koltuk mesafenizi ayarlarken ne çok yatık ne de çok dik olmalı. Koltuğunuzu ileri veya geri alırken referans noktanız fren pedalı olmalıdır. Frene sonuna kadar bastığınızda diziniz tamamen düzelmemeli, hafif kırık (yaklaşık 120-130 derece) kalmalıdır. Bu, olası bir çarpışma anında bacağınız dümdüz olursa, darbe enerjisi doğrudan kalça eklemine iletilir ve ciddi kırıklara yol açar. Hafif kırık diz, darbeyi absorbe eder.
Direksiyonu tutuş açısı da saat 9.15 şeklinde olmalı. Kolların da yine aynı şekilde tamamen düz olmaması önemli. Omuzlarınızı koltuğa tam yaslayın ve kollarınızı direksiyonun en üst kısmına uzatın.
Bilekleriniz direksiyon simidinin üst kısmına rahatça değmeli.
Kafalıklar "boyun kırılmasını" önleyen bir güvenlik ekipmanıdır. Kafalığın üst noktası, başınızın tepe noktasıyla aynı hizada olmalıdır. Başınız ile kafalık arasındaki mesafe 2-3 santimetreyi geçmemelidir.
YOL HİPNOZUNA DİKKAT!
Yol hipnozu (otoban hipnozu), özellikle uzun yollarda sürüş yapan sürücülerin başına gelen, fiziksel olarak uyanık olmalarına rağmen zihinsel olarak bir tür "trans" haline geçmeleri durumudur.
Bu durum, gözleriniz açık olmasına ve aracı normal bir şekilde yönetmenize rağmen, geçtiğiniz son birkaç kilometreyi veya son 15-20 dakikayı hatırlayamamanızla kendini gösterir.
YOL HİPNOZUNUN BELİRTİLERİ NELERDİR?
-Sürücünün araç kullandığı son birkaç kilometreyi anımsamaması
-Gözlerin tek bir noktaya sabitlenmesi ve çevredeki detayların algılanamaması
-Reflekslerde yavaşlama, ani bir durumda tepki verme süresinin uzaması.
-Zihinsel dağınıklık, derin düşüncelere dalıp yoldan kopma hali.
-Sık sık esneme
Sürekli klima kullanmak yerine belirli aralıklarla camı açarak içeriye hava girişi sağlamak konsantrasyon sorununu bir miktar çözebilir.
ARAÇ İÇİ VE DIŞI GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
Uzun ya da kısa fark etmez en güvenli araç kullanımı trafik kurallarına uyarak mümkün olur. Trafik işaret ve işaretçilerine, hız limitlerine uyarak yaşanabilecek olumsuz durumlardan kaçınılabilir.
Trafik sıkışıklığından çıkıldığında zamanı telafi etmek için yapılan hızlanmalar ve varış noktasına yaklaşıldığı için sürücü hızla bitirme amacıyla yorgunluğa rağmen yapılan hızlar kazalara neden olabiliyor.
Günümüzdeki bir çok araçta standart olan gündüz farlarının açık olması da önemli.
Araç içinde sürücü ve önde arkada fark etmeksizin tüm yolcuların emniyet kemeri takılı olması kaza anında hayat kurtarır.
Araç içerisinde sabitlenmemiş eşyalar bir kaz aya ani frenlemelerde büyük risk oluşturur. Örneğin bir su şişesi kaza anında hıza bağlı olarak 40 kilogramlık bir kuvvetle araç içindekilere çarpabilir.
MUTLAKA BEBEK KOLTUĞU KULLANIN
Yetişkinlerin emniyet kemerleri kadar bebek ve çocukların da kendilerine uygun koltuk kemerleri olmalı. Ağladığı veya rahatsız olduğu durumlarda bile seyahat anında bebeğinizi kucağınıza almayın.
TELEFON VE EKRANLARDAN UZAK DURUN
Kazaların en büyük sebepleri arasında cep telefonları geliyor. Araç içi sistemler veya kulaklıkla bile olsa telefonla konuşmak son derece dikkat dağıtan bir unsurdur. Beynin başka yere odaklanması ölümcül hatalara neden olabilir.
HAVA DURUMLARINA DİKKAT!
Yağmurlu havalar veya ıslak zeminlerde ekstra dikkatli olunmalı. Aquaplaning (veya yaygın adıyla suda kızaklama), yağmurlu havalarda sürücülerin karşılaşabileceği en tehlikeli durumlardan biridir. Lastiklerin yol yüzeyindeki suyu tahliye edememesi sonucunda, araç ile asfalt arasında bir su tabakasının birikmesi ve aracın yolla temasının tamamen kesilmesi anlamına gelir.
Hız arttıkça lastiklerin suyu tahliye etmek için sahip olduğu süre azalır.
Bu ihtimal göz önüne alınarak ıslak ve tutuşun zayıf olduğu zeminlerde hızınızı düşürerek ve takip mesafesini artırarak önlemlerinizi alın.
Yoğun sisli bir bölgeden geçiyorsanız, hızınızı azaltın, yol kenarlarındaki parlak tabela ve ışıklı işaretlerle yolu takip etmeye çalışın. Yoğun sisli durumlarda öndeki aracı takip etmek yapılan hatalardan biridir. Bu öndeki aracın yaptığı kazanın veya hatanın sizi de etkileyeceği anlamına gelir.
