BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

AMAÇ; MİLLETİ GALEYANA GETİRMEK!!

Son günlerde liseliler üzerinden yürütülen düşündürücü bir hareket var. Birileri kirli oyunlarına gençleri alet ederek Gezi olaylarını hortlatmanın peşinde... ‘Delikanlı’ diye boşuna dememişler, delikanlı, kanı kaynayan…

Herhâlde en kolay yönlendirilebilecek, en kolay manipüle edilebilecek yaşlardır lise çağları…
Dikkatle takip ediyorum gelişmeleri. İstanbul Erkek Lisesi'yle başlayan protestolara son olarak geçtiğimiz günlerde Robert Koleji de eklendi. Öğrenci temsilcileri ilginç bir açıklama yapıp; ‘eşit eğitim hakkı’ istediler. Bu gerçekten şaşırtıcıydı. Düşünsenize ülkenin en pahalı, en gözde okulu eşit eğitim hakkı ve özgürlük istemek için bayrak açıyor. Ancak bu eylemlerde söylemler çok farklı yerlere gidiyor ve siyaset kokuyor…
Notre Dame de Sion öğrencilerinin bildirisine bakın:
“Anti-faşist mücadeleyi her alanda kuvvetlendirmemiz gerektiğinin esas olduğunun bilincindeyiz.”
Bunun bir lise öğrencisi söylemi olduğuna inanmak mümkün mü?
Size inandırıcı geliyor mu?
Henüz büluğ çağında, ellerinde cep telefonları, twitter, facebook, snapchat üzerinden dünyaya bakan öğrenciler için bu cümleler çok sırıtıyor diye düşünüyorum. Bu gençlerin belli odaklar tarafından kullanıldığı, manipüle edildiği apaçık ortada. Kimse bunları konuşmuyor.
İşin daha da dikkat çeken yönü, protestoya katılan öğrencilerin ortak bir noktada buluşmaları… Bu durum zaten gerçek niyeti ortaya koyuyor. Ortak nokta ne mi? Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı ve AK Parti iktidarını hedef göstererek milleti galeyana getirip sokaklara dökmek… Onca çabaya rağmen AK Parti’yi seçim sandığında deviremeyenler ikinci bir Gezi hareketi patlatarak nihai amaçlarına ulaşmanın derdinde... Hem de gencecik çocuklar üzerinden oynanan kirli oyunlarla… Ülkeyi kaosa sürüklemeye çalışanlar, PKK ile yapamadıklarını şimdi bu çocuklar üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Ne yazık…
Hükümet karşıtı köşe yazarları ise kolejlilerin açıklamalarını bol bol köpürtüp, yangına körükle giderek bir devrim havası oluşturmanın peşindeler. Kimse bu gençlerin istismar edildiğinden bahsetmiyor ama... Ya farkında değiller, ya da umurlarında değil. Bense bir anne olarak işin en çok bu kısmı ile ilgileniyorum.
Evet, ciddi bir istismar söz konusu... Çünkü büluğ çağında bu gençler… Ergenlik dönemi bir insanın hayatının en zorlu dönemidir. Hepimiz bu süreçlerden geçtik. Buna kimsenin bir itirazı olamaz herhâlde. Çocukluktan gençliğe adım atarken derin sancılar çeker insan… Ailelerin de en zorlandıkları dönem bu dönemdir. Çünkü çocuk artık dış dünyadadır. Tek başına… Hormonları daha hızlı çalışır. Dünyayı yeni yeni anlamaya çalışıyordur ve kandırılmaya müsaittir. Hâl böyle olunca yanlış yollara da çok kolay sapabilirler.
Neden lise öğrencilerinin oy verme hakkı yoktur? Ailelerinin onayı olmadan bu yaşta çocuklar ne seyahate gidebilirler, ne de karar alabilirler. Neden? Çünkü karar verebilecek bir olgunluğa sahip değildirler henüz.
Bu nedenle çocukların zihinlerinin siyasetten uzak olması gerekir. O zihinlerin bilimle, kültürle, tarih bilinciyle dolması, parlatılması gerekir. Yalan yanlış siyasi söylemlerle değil.
Peki bu çocukların başlarına bir şey gelirse bunun hesabını kim verecek?
Ya da siyasi amaçlara maşa olurken kaybettikleri yılların faturasını kimler ödeyecek?
Bu hareketi sinsice yöneten karanlık eller mi?
Bu faturaları her zaman olduğu gibi ne yazık ki en ağır bedellerle yine anne ve babalar ödeyecek. Sadece onların canı yanacak.
O nedenle çocuklarımıza sahip çıkalım. Evlatlarımızın tahriklere kapılmalarına, birilerinin çıkarları uğruna harcanmalarına izin vermeyelim.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
592066 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/aslihan-oren/592066.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT