BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

GEÇMİŞİN SORU İŞARETLERİ VE BUGÜN

Türkiye’nin ordusuna, istihbarat örgütüne, yargısına, can damarı olan tüm kurumlarına sinsice sızan, iç savaş çıkarmaya ve ülkeyi içeriden yıkmaya çalışan vatan hainlerine yönelik mücadele sürüyor. Her gün yeni tutuklamalar var. Dehşetle izliyoruz tüm bu gelişmeleri. Bazen de tanıdığımız ama gerçek kimliğinin farkında olmadığımız insanların da tutuklanmalarına tanık oluyoruz. İnsanların maskeleri düşüyor tek, tek… Ve gerçek yüzleri ortaya çıkıyor. Kime güveneceğimizi şaşırdık. Artık herkese şüphe ile bakar olduk…Acaba O da olabilir mi diye düşündüğüm olmuyor değil..
Bu nasıl bir yapılanma, bunca sene nasıl fark edilemedi? Ya da fark edildi de bir şey mi yapılamadı? Ülke olarak gerçekten çok ilginç bir süreçten geçiyoruz. Hepimizin sakin olması ve sağlıklı kararlar alması lazım.. Birlik ve beraberlik şart... Bu süreçte siyasi düşünceyi bir kenara bırakmak lazım.. Bu mesele ülke meselesi, bu mesele milletin meselesi, yani bizim meselemiz..
Her geçen gün yeni bilgiler ve itiraflar geliyor.. Geçmişte  üstü kapatılmış dosyalarla ilgili her gün yeni iddialar ortaya atılıyor.. Öyle ki rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümünden tutun da Gaffar Okkan ve Muhsin Yazıcıoğlu gibi önemli isimlerin cinayetlerine kadar. Bu iddialar ne kadar doğru bilemeyiz elbette. Ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ömer Faruk Aydıner tarafından hazırlanan bir iddianamede tüyler ürperten araştırma sonuçları yer alıyor.  İddianamede Fethullah Gülen’in 12 Eylül darbesinden iki ay önce etkisi bugünlere kadar uzanacak devletin içine sızma planlarını dile getirdiği ortaya konuluyor. Yani buna göre 15 Temmuz’da gerçekleşen darbe ve bugün karşı karşıya olduğumuz sürecin tohumları daha 12 Eylül 1980 darbesi öncesinde atılmış. Çok şaşırtıcı değil mi?..
İddianamede Gülen'in sohbetlerinden ifadeler yer alıyor. Bunların arasında  en ilgi çekici olanı  'Huruç Harekâtı başlıyor' ifadesi… Kelime anlamı ‘var olan otoriteyi sarsmak’ anlamına  gelen 'Huruç' için Gülen'in işaret ettiği tarihler ise tam olarak günümüzde yaşadığımız tarihe tekabül ediyor. Gülen'in bu ifadeleri, örgütün devleti ele geçirme planını işleme koyan örgüt üyelerinin yıllarca yetişmesini beklediğini ortaya koyuyor.
Nisan 1980 yılında İzmir'de yaptığı konuşmada Fethullah Gülen, “Birkaç gün içinde 'Huruç Harekâtı' başlatılacaktır. Ancak bu harekât 35-40 sene sonra uygulamaya konulabilecektir. Bugünkü ortamda bu mümkün değildir” ifadesi yer alıyor.  Gülen sohbetlerinde yapacaklarını şöyle sıralıyor:
“Huruç Harekâtı'nın başarılı olabilmesi için bütün ülkede, orta ve yükseköğrenim gören öğrenciler için yurt binalarının açılması, yurtlarda eğitilen öğrencilerin meyvelerini vermesi, kendi fikirlerimiz doğrultusunda çeşitli kitap ve dergilerin basımının gerçekleştirilmesi, özellikle Türkiye'deki öğretmenlerin büyük bir bölümünün kendi yönümüzde faaliyet göstermesi gerekmektedir.”
Bunları okuduğumda tüylerim diken diken oldu. Bugün  Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a suikast, Türk Milleti’ne yönelik kanlı saldırı, Meclisin bombalanması, tüm bu eylemler daha o günlerde başlamış olan haince bir hareketin sonucu olmuş. Bakalım zaman bize daha neler gösterecek. Tek dileğim ülkemizin tüm bu karanlık dönemden bir an önce  aydınlık döneme çıkması… Ve  Milletçe yarınlara güvenle bakabilmek…
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
592890 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/aslihan-oren/592890.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT