BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Çocuğunuzu başkasıyla paylaşır mısınız?

Son üç günde yarım milyon çocuk paylaşıldı. Evet, kusura bakmayın ama kelime bu, “paylaşmak”.

Instagram’ın şu saçma sapan “Sen de prenses kızını paylaş” , “Sen de aslan oğlunu paylaş” akımları var ya, işte orada paylaşılan fotoğraf sayısı yarım milyonu geçti.

Baştan şunu söyleyeyim, hesabınızın kapalı olmasına güvenmeyin. Onun da çareleri var ama bu yazımın konusu değil. Hatta buraya kadar gelmişken, telefonlarınızı tuvalete, banyoya, yatak odasına sokmanın çok büyük tehlikeleri var, kamera kısmını bantlamayı unutmayın. Aynı şey dizüstü bilgisayarlar için de geçerli.

Dönelim konumuza, Instagram bizim çoluğu çocuğu niye sorar kıskanç elti gibi hiç düşündünüz mü? Diyebilirsiniz ki o akımları Instagram değil kullanıcılar başlatıyor. Emin misiniz? Çocuğunuzu paylaşmayın diye bir akım başlatalım bakalım kaç kişi katılırsa katılsın “keşfet” alanına düşüyor mu?

Ediliyor. Twitter’da trend'lere müdahale ediliyor. Instagram’da keşfet’e müdahale ediliyor. Facebook paylaşımlarınızı kendi arkadaşlarınıza bile göstermiyor, göstermek için para istiyor.

Siz her bir paylaşımı kendi içinde risk oluşturup oluşturmadığınıza göre değerlendiriyorsunuz ama kötü niyetli kişiler öyle “ay ne güzelmiş” diye bakmıyor fotoğraflarınıza. Bir fotoğrafta arabanızı görüyorlar, birinde uçak biletinizden tam isminizi, birinde evinizin bulunduğu siteyi, birinden çocuğunuzun okuduğu okulu.

Aslında şu devirde hırsız ya da dolandırıcı olmak dünyanın en kolay işi. Çünkü her şeyi kendi ellerimizle sunuyoruz.

 

E-Devlet’in sınırı güvenlik mi kazanç mı?

 

Geçen hafta Twitter’da bir tartışma başlattım farkında olmadan.

Soru: Neden e-Devlet üzerinden vekâlet veremiyoruz? Noterler mi üzülüyor verirsek?

Çok fazla sayıda geri dönüş geldi. İnsanların noter konusuna aşırı duyarlılığı varmış, bunu anlamış oldum.

Düşünün, faturalı bir alacağınız var. Alamıyorsunuz, ihtar çekmek istiyorsunuz.

Hop! Çekemezsin. Avukat tutman lazım.

Avukat bulup anlaştınız. “Hadi ihtar çekelim” dediniz, çekemezsiniz. Gidip noterde sıra bekleyip vekâletname çıkarıyorsunuz, 192 TL. Genel vekâletname ise 1.900 TL.

İnsan düşünmeden edemiyor. Avukatın hem e-Devlet kaydı var hem UYAP kaydı var. Benim hem şahsi hem şirket için e-Devlet kaydım var. Hadi ev, araba alım satımı bir derece anlıyorum (ki onun da teknolojik olarak önlemleri alınabilir) ama basit bir vekâlet ücretini e-Devlet’ten yapamama gerekçemiz ne olabilir?

Soruyu genelleştirelim. E-Devlet sisteminin sınırlarını teknoloji mi belirleyecek yoksa teknolojinin gelirini azaltacağı mesleklerin lobileri mi?

Türkiye’de şöyle bir kötü alışkanlığımız var maalesef. Diyelim minibüs hattı vardı E-5’te, sonra rahmetli Kadir Topbaş döneminde Metrobüs yapıldı. Hatırlayacaksınız, bir ton patırtı koptu. Dolmuşçular dolmuşların kaldırılmasını istemedi. Peki o zaman bir şehrin ulaşımını teknolojik hâle getirmek için önümüzdeki engel, o teknolojiden önceki kullanılan araçların direnci mi olmalı?

Niye şöyle düşünmüyoruz? “Ben bugüne kadar bu işten ekmek yedim, ama artık benim yerime daha kullanışlı, daha ferah, daha hızlı bir çözüm geldi. Artık benim burada yiyeceğim ekmeğim kalmadı.”

Bu olgunluğu neden gösteremiyoruz?

E-Devlet gelişmeli, geliştirilmeli. Kimin, hangi meslek örgütünün kazancı kesilirse kesilsin, azalsın, yapılmalı.

Eleştiriler geldi, “kafana silah dayayıp vekâlet verdirirse birisi ne olacak?”

Merak etmeyin, kafanıza silah dayayacak kadar gözü dönmüş biri bunu hukuki bir evrak olan vekâletle yapmaz sadece. Ya da dediğinizi doğru düşünelim, o zaman ailenizden birinin başına dayar o silahı ve vekâlet değil, güle oynaya gider kim istiyorsa ona satışını verirsiniz. Allah muhafaza.

Yeniliklere karşı olmanın bizi yavaşlatmaktan başka bir işlerliği yok. Tweet’ime karşı çıkanlar zamanında internet bankacılığına nasıl izin (!) verdi, hayret!

Zira eviniz için vekâlet alamayan biri yine zor kullanır, evle filan uğraşmadan direkt cep telefonunuzdan internet bankacılığına sizi sokup tüm parayı 10 saniyede hesabına geçirir.

Sorun değil çözüm konuşalım. Nasıl olamayacağına değil nasıl olabileceğine kafa yoralım.

Hayırlı pazarlar, sevgiler.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
630375 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/omer-ekinci/630375.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT