6’dan büyük deprem üretebilir! İstanbul’da gözden kaçan noktayı Osman Bektaş açıkladı
Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul depremi senaryolarına ilişkin kritik bir açıklama daha yaptı. Bektaş, İstanbul depremi tartışmalarında gözden kaçan kritik noktanın Çınarcık Çukuru olduğunu işaret etti. Çınarcık Çukuru’nun gerilme değişimlerine duyarlı olduğunu belirten Bektaş “Eğer bu hipotez doğruysa, Çınarcık Çukuru'nu sınırlayan zayıf faylar geçmişteki 1963 Adalar (M6+) depremine benzer orta büyüklükte depremler üretebilir” dedi.
- Bektaş, Kuzey Marmara'da farklı deprem dizilerinin gerilmeyi batıdan doğuya veya doğudan batıya aktarmış olabileceğini ve bu iki aktarım arasında kalan Çınarcık Çukuru'nun gerilme değişimlerine duyarlı olduğunu ifade etti.
- 1999 ve 2025 depremleri sonrasında artçıların Çınarcık Havzası'nın kenarlarında yoğunlaşmasının bu gerilme modelini destekleyen bir bulgu olduğunu belirtti.
- Eğer bu hipotez doğruysa, Çınarcık Çukuru'nu sınırlayan zayıf fayların geçmişteki 1963 Adalar (M6+) depremine benzer orta büyüklükte depremler üretebileceğini söyledi.
- Bektaş, bu nedenle İstanbul'un güneyindeki Çınarcık'ın hem ana fay hem de havzayı oluşturan fay sistemi açısından öncelikli araştırma alanı olması gerektiğini vurguladı.
- Daha önceki bir uyarısında 1766'dan bu yana yaklaşık 260 yıl geçtiğini ve deprem üretmediğini hatırlatmıştı.
İstanbul depremi senaryolarına ilişkin dikkat çeken açıklamalar yapan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş’tan yeni bir uyarı daha geldi. Bektaş, İstanbul depremi tartışmalarında gözden kaçan kritik noktayı açıkladı.
BİR İSTANBUL UYARISI DAHA
Bektaş, bir önceki uyarısında “İstanbul depreminin eksiķ halkası nerede?” sorusunu cevaplayarak, “Levha hareketi yalnızca Ana Marmara Fayı boyunca değil, Çınarcık, Orta Marmara ve Tekirdağ çukurları çevresindeki faylar arasında da paylaşılıyor olabilir” demişti.
KRİTİK NOKTA: ÇINARCIK ÇUKURU
Bektaş bu kez de İstanbul depremi tartışmalarında gözden kaçan kritik noktanın Çınarcık Çukuru olduğunu belirterek, uyardı.
“GERİLME DEĞİŞİMLERİNE DUYARLI”
Bektaş, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
Kuzey Marmara'da 1912, 2011, 2012, 2019 ve 2025 deprem dizisinin gerilmeyi batıdan doğuya; 1935 Marmara Adası ve 1999 İzmit depremlerinin ise doğudan batıya aktarmış olabileceği düşünülmektedir. Fay mekaniğine göre, bu iki gerilme aktarımının arasında kalan Çınarcık Çukuru (doğrultu atımli ve normal fay kompleksi)) gerilme değişimlerine duyarlı bir yapıdır. 1999 ve 2025 depremleri sonrasında artçıların Çınarcık Havzası'nın kenarlarında yoğunlaşması, bu gerilme modelini destekleyen gözlemsel bir bulgu olarak değerlendirilebilir.
“ORTA BÜYÜKLÜKTE DEPREMLER ÜRETEBİLİR”
Bektaş “Eğer bu hipotez doğruysa, Çınarcık Çukuru'nu sınırlayan zayıf faylar geçmişteki 1963 Adalar (M6+) depremine benzer orta büyüklükte depremler üretebilir. Bu nedenle İstanbul'un güneyindeki Çınarcık yalnızca ana fay açısından değil, havzayı oluşturan fay sistemi açısından da öncelikli araştırma alanlarından biri olmalıdır” dedi.
ÇINARCIK ÇUKURU NEREDE?
Çınarcık Çukuru, İstanbul'un güneyinde, Marmara Denizi'nin doğu kesiminde, Adalar (Prens Adaları) ile Yalova Çınarcık açıklarında yer alan denizaltı çöküntüsüdür. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın sismik olarak aktif bir parçası üzerinde bulunan bu çukur, yaklaşık 1.250 metre derinliğe ulaşan Marmara Denizi'nin en derin noktalarından biridir.
Doğuda İzmit Körfezi'nin çıkışından başlar, batıda Doğu Marmara Sırtı'na kadar uzanır.
Bektaş, İstanbul deprem senaryolarına ilişkin daha önce yaptığı açıklamasında da 1766'dan bu yana yaklaşık 260 yıl geçtiğini ve deprem üretmediğini hatırlatmıştı.
