Heyetle ilgili olarak görüşmeler devam ederken, oluşturulması planlanan heyette İslam devletlerinde yaşayan seçkin ve akil insanların yer alacağı bildirildi. Partisinin Sakarya 4. Olağan İl Kongresi'ne katılan Genel Başkan Prof. Dr. Mustafa Kamalak, kongre sonrasında gündeme ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı. Suriye'de yaşanan olayları üzücü olarak nitelendiren Kamalak, bunu önlemek için bir çalışma başlattıklarını söyledi. Suriye'de yaşanan olayların kabul edilemeyeceğini ve bunun biran önce durdurulması gerektiğine işaret eden Kamalak, İslam ülkelerinin seçkin akil insanlarından oluşan bir heyeti, Suriye'ye göndereceklerini açıkladı. Mustafa Kamalak, barış heyetini oluşturmak için görüşmelerin devam ettiğini ifade ederek, "Biz feryat ediyoruz. Ey Müslümanlar diyoruz, Rab'bimiz bir, kitabımız bir, Peygamberimiz bir, kıblemiz bir. Bakıyoruz ama birlik içinde Müslümanlar birbirini öldürüyor. İki tarafın elindeki silahlar emperyalistlere, akan kan ise Müslümanlara ait" dedi. Suriye'de yaşanan olayların emperyalist güçlerin işine geldiğini öne süren Kamalak, "Buna karşılık emperyalizmin kasası doluyor. Çünkü bu silahlar bedavaya verilmiyor. Bu konuyla ilgili olarak İran'da da bir görüşmemiz oldu. Biz 40 yıldır şunu söylüyoruz; İslam ülkeleri kendi aralarındaki ihtilafları kendileri çözmelidir. Haçlıları buraya karıştırmamalıdır. Haçlılar buraya girdiği takdirde mutlaka kan akıtıyor, kıyım yapıyor" diye konuştu. Kamalak, zulmün her türlüsüne karşı olduklarını da belirterek, "Biz istiyoruz ki Irak'ta daha önce yaşanılan aynı zulüm, aynı acı Suriye'de de olmasın. Heyeti kurmak için görüşmelerimiz devam ediyor. Heyet, İslam devletleri arasından akil olan, etkinliği olan seçkin kimselerden oluşacaktır" dedi.

 -"6 ay önce yapılan kanun değiştiriliyor"- 

 Bir gazetecinin şike konusunda yapılan kanun değişikliğiyle ilgili bir soru sorması üzerine Kamalak, değişikliğin üzücü olduğunu söyledi. Kamalak, kanun yapmanın ciddi bir iş olduğunu bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) önemine vurgu yaptı. Devlet yönetiminin ciddi bir iş olduğuna dikkati çeken Kamalak, "Kanun yapmak ise çok daha ciddidir. Çünkü devlet yönetimi tüzükle, yönetmelikle bir takım şekilde işleri yürütebilir. Ama kanun öyle değildir. Kanun TBMM'nin o büyüklüğüne uygun biçimde hazırlanması icap eden bir düzenlemedir. Bu meclis bundan 6 ay önce bir kanun yaptı. Şimdi de bu kanunu değiştiriyor. Demek ki kendi yaptığı kanunu da kendisi beğenmiyor. Yani üzülüyorum. Meclis adına üzülüyorum. Türkiye adına üzülüyorum. Olmaması lazım" şeklinde konuştu. Kamalak, 6 ay önce yapılan bir kanunun yürürlüğe girmeden değiştirilmeye çalışılmasının bir tezatlık göstergesi olduğunu da vurgu yaparak, şöyle konuştu: "Ya dünkü yanlış, ya da bugünkü. Çünkü dün bu meclis yaptı bunu. Bu kanun daha uygulanmadı. Daha kanunla ilgili bir hüküm verilmedi. Ama uygulamaya konulacağı anda bakıyoruz TBMM yazık ki o kanunu kuşa değil karıncaya çeviriyor. Mesela şu an deniyor ki 'En fazla 3 yıla ceza verilecek'. O 1 yılla başlar. Dolayısıyla o tutukluların hepsi tahliye olur. Bir kısım gazetelerimiz 'Cumhurbaşkanı onu Anayasa Mahkemesi'ne götürecektir, dolayısıyla top Cumhurbaşkanı'nda' diyorlar. Ama öyle değil. Çünkü Cumhurbaşkanı ancak kanun yürürlüğe girdiğinde Anayasa Mahkemesi'ne götürür. Anayasa Mahkemesi iptal ettiğinde de iptal geriye yürümeyeceği için şikeden tutuklu olan insanlarımız haliyle de tahliye olur." Kamalak, futboldaki şike iddialarına ilişkin tutuklanan kişilerin gerçekten suçsuzsa tahliye olması gerektiğini de sözlerine ekledi.