BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

“OPERASYONDA DA OLACAĞIZ, MASADA DA”

Musul’da hareketli dakikalar, gelişmeler hız kesmeden devam ediyor... Türkiye’nin operasyona dâhil edilmesinin istenilmediği ortamda öyle bir an geldi ki gidişatı Türkiye belirler oldu. Ana karargâha sokulmayan Türkiye, bölgedeki oyunu kararlı duruşuyla bozdu.
Biliyorsunuz İlk tepki Irak başbakanından gelmişti… Bağdat yönetimi, Irak'ın Başika bölgesindeki Türk askerlerinin bir kısmının değil, tamamının topraklarından çekilmesini istemişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Başika bölgesinden çekilmenin söz konusu olamayacağını sert bir dille belirtmişti;
ilk tepki bu şekilde verilmişti… Tabii ki biz her zaman olduğu  gibi kimsenin emri altında hareket etmeyip bildiğimizi okuduk. İyi de yaptık... Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın da dediği gibi “Operasyonda da olduk, masada da’’. Ve Hava kuvvetlerimiz Musul’da operasyonda yerini aldı…
Peki, Türkiye’nin Musul’da olması neden rahatsız ediyor birtakım güçleri… Bu konuda herkesin yorumu farklı olsa da, nedenlerden biri de, Para.
Batı ülkelerinin Musul operasyonuna olan ilgisi petrol ve doğalgazdan kaynaklanıyor... Musul’u, terör örgütü DAEŞ’ten kurtarma operasyonuna Batı’nın gösterdiği ilgi, buradaki zengin petrol ve doğalgaz rezervleri… Musul enerji sahalarındaki rezervlerin parasal değeri  trilyon dolarları buluyor.
Bugünkü değerler üzerinden hesaplandığında Musul'da tespit edilmiş 45 milyar metreküp petrol rezervinin parasal değeri 2 trilyon 340 milyar dolar. Bu rakamlar sanırım sömürgeci ülkelerinin bölgeyi neden rahat bırakmadığını anlatıyordur...
Bir diğer neden ise sınırda oluşan tehlike. Bize sınır olan bölgelerde özellikle huzurumuzu bozmak ve tehdit oluşturmak için birtakım gruplar perde arkasından destekleniyorlar... O grupların oradan temizlenmesi birilerinin işlerine gelmiyor...
Çünkü sınır bölgelerimizi kontrol altında tutmak iyi bir silah onlar için...
Oysaki Türkiye’nin derdi farklı… Bizim amacımız Irak halkının huzuru... İç savaşı yani Şii ve Sünni çatışmalarını önlemek... Ülkemizi Terör tehdidinden temizlemek… Sınırlarımızdaki güvenliği sağlamak… Nitekim amacımızı her fırsatta Sayın Cumhurbaşkanımız da dile getiriyor: “Bizim ne Suriye’nin ne Irak’ın topraklarında gözümüz yok. Bize 780 bin kilometrekarelik bu vatan topraklarımız evelallah yeter. Yeter ki kimsenin bizim vatan topraklarımızda gözü olmasın. Irak’ta biz şu anda yürütülmekte olan bu mezhep çatışmalarına kesinlikle taraf olmak istemiyoruz ama oradaki Sünni Arap kardeşlerimizi, Türkmen kardeşlerimizi de birilerine yedirtmek istemiyoruzÜlkemizin ısrarla Musul operasyonunun dışında tutulmaya çalışılması, orada da DAEŞ bahanesiyle kurulmaya çalışılan mezhep çatışması kapanını bozacağımız bilindiği içindir. Biz oraya onun için sokulmak istenmiyoruz. Kendilerine aynı şeyi söyledik. Biz bir Sünni-Şii çatışmasına 'evet' diyemeyiz. Yeni mezhep çatışmalarına evet diyemeyiz…"
Nitekim çarşamba günü TGRT Haber’e konuk olan Irak  eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık el Haşimi de aynı konulara dikkat çekti: “Şiiler ve ortaya attıkları söylemler bizi korkutuyor. Şiiler, kesinlikle Musul’dan uzak tutulmalıdır. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konudaki uyarıları çok önemlidir ve yerindedir. İran destekli terör örgütü Haşdi Şâbi gibi Şii militanlar intikam söylemlerinde bulunuyorlar. Şayet Şiiler girerse Sünni olan Musul halkı da sessiz kalmayacaktır. Elbette bir direniş gösterilecektir. DAEŞ’in şu anki tablosundan çok daha kötü bir durumla karşı karşıya kalırsınız. Çok kan dökülecektir. Onun için Şiiler kesinlikle Musul’a girmemeli... İbadi hükûmeti buna zemin hazırlamaktan ısrarla kaçınmalıdır. Bunu özellikle İran yapıyor. Şiilere açıkça destek çıkıyor, Sünnileri yok sayıyorlar. Irak hükûmeti de bu yönde... Oysa Türkiye, dediğim gibi bütün halk ve mezheplere aynı mesafede duruyor. Çünkü İran’ın bütünlüğünden yana olduğunu söylüyor. ‘Mezhepler savaşı’nın önlenmesinde Türkiye çok mühim rol oynayacaktır. Bu da Türkiye’nin Musul’da bulunması ile gerçekleşecektir” diyor ve;
“Tabii ki, Türkiye, orada sadece DAEŞ Terör Örgütü’ne karşı değil, aynı zamanda orada üslenmiş diğer terör örgütlerine karşı da kendini garantiye almak istiyor. Aslında Türkiye’nin bunu yapmakta geç kaldığını bile söyleyebilirim. Yani Türkiye kendi güvenli bölgesini oluşturmakta gecikmiştir. Şimdi bu yönde adımlar atılıyor. Ancak Türkiye bunu daha önce hayata geçirmeliydi. Türkiye’nin orada bulunması Musul ve Irak halkı için önemli olduğu kadar kendi güvenliğini sağlama açısından da önemlidir. Buna da hakkı vardır, diye düşünüyorum’’ diyerek aslında Cumhurbaşkanımızın görüşlerini destekliyor.
Musul’da sıcak saatler yaşanırken orada yaşayan binlerce masum insan bölgeyi terk ediyor… Kaçmayı başaran halk Türkiye’den yardım isteğinde bulunmaya başladı bile... Onlar da biliyor ki Müslümanların haklarını savunan tek ülke sadece ve sadece Türkiye… Ne olursa olsun en büyük zararı yine orada yaşayan halk görecek… Onlar da bunun farkında...
Nitekim Musul sürecinin en dikkat çeken kısmı da peş peşe masaların kurulması... Önce İsviçre-Lozan ve ardından Fransa-Paris'te yapılan toplantılar, Musul'da amaçlanan şeyin “terörle mücadele” değil “paylaşım” olduğu bu şekilde bir kez daha ispatlanmış oldu… Tabii önceden kurguladıkları oyun yine Türkiye’nin tutumu karşısında askıya alındı… DAEŞ'le mücadelenin hikâye olduğu bu tutumla belli oldu... Türkiye karşıtlığının öne çıktığı süreçte dengelerin değiştiğini gören oyuncular, Türkiye'yi masaya da karargâha da sokmak zorunda kaldı. Lozan'a çağrılmayan Ankara istemeden de olsa Paris toplantısına davet edildi...
Aslında burada başından beri  Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi "Musul'u Musulludan alıp birilerine vermenin hesapları var.’’ Bunu görmemek mümkün değil...
İlerleyen zamanlarda neler yaşanacak, perde arkasında kapalı kapılar ardında ne tür pazarlıklar yapılacak bilinmez... Bildiğim tek şey her zaman olduğu gibi Türkiye kararlı tutumuyla bunun da üstesinden gelecektir ve bazılarının sinsi planlarını bozacaktır... Allah hem Irak halkının hem bizim yâr ve yardımcımız olsun…
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
593791 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/aslihan-oren/593791.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT