BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Doğu Türkistan’da Çin zulmü

Zamanımızda 200’ü aşkın ülkenin (çok azı hariç) büyük çoğunluğunda “Zulüm”, devlet politikası haline gelmiştir. Ama bunların içinde Çin zulmü (işkencesi) meşhurdur. Yalnız şu andaki Kızıl Çin’de değil, daha önceki Çin Cumhuriyeti ve ondan önceki Çin imparatorluk devrinde de Çin, zulüm, işkence, baskı, asimilasyonda tarih boyunca her zaman ön sırada yer almıştır. Bilinen tarihi bir gerçek ise devletler zulümleri sebebiyle yıkılarak tarihin sayfaları arasına gömülmüşlerdir. Bunun en son misali, dağılan Sovyetler Birliği ve Yugoslavya Federasyonu’dur. Kimsenin endişesi olmasın Rusya Federasyonu ve Çin de dağılacak, bölünecek ve yıkılacaktır. “Zulüm payidar olmaz” Maalesef kamuoyunda büyük çoğunluk “Doğu Türkistan”ı Çin’in bir eyaleti, parçası zannetmektedir. Doğu Türkistan bağımsız bir ülke idi. 1949 yılında zalim Mao’nun emriyle işgal edildi. İşgalden önce Doğu Türkistan’da Çinli ve diğer etnik azınlıkların sayısı nüfusun % 8’i idi. % 92 ise çoğunluk Uygur olmak üzere, Kazak, Kırgız, Tacik ve Özbek Türkü idi. Son 51 yıl içinde nüfus tersine çevrildi. Doğu Türkistanlılar azınlık duruma düşürüldüler. Doğu Türkistanlı Türklere icra edilen “Doğum kontrolü kanunu”na göre şehirlerde oturanlar en fazla 2, köylerde oturanların ise 3 çocuk yapabilirler. Bunu aşan hamile kadının, kaç ay olursa olsun, kürtaj ile çocuğu alınır. Şayet doğum olmuşsa bu kişiye kimlik verilmez ve vatandaşlık haklarının hiçbirinden istifade ettirilmez. Çin bütün nükleer denemelerini Doğu Türkistan’da yapmaktadır. Bu nükleer ışınlar sebebiyle ölenlerin sayısı 250 bindir. Sakat olanların ve sakat doğanların sayısı korkunç boyuttadır. Çin, Doğu Türkistan’da 1964- 2000 arasında 11’i yeraltı olmak üzere 50 büyük nükleer deneme yapmıştır. Nükleer denemelerin sayısı yüzlercedir. Çevre kirlenmesinin vardığı boyutlar ise son derece vahimdir. Doğu Türkistan yeraltı ve yerüstü zenginlikleri bakımından, dünyanın en zengin ülkesidir. Ama 55 milyon Doğu Türkistanlı bütün bunlara rağmen dünyanın en fakir, aç, perişan, sefil insanlarıdır. Türklerin % 90’ı işsizdir. Çin’de 148 çeşit madenin 118’i Doğu Türkistan’da çıkmaktadır. Çin’deki mevcut maden ocağının % 85’i (5 bin) Doğu Türkistan’dadır. Doğu Türkistan’daki petrol rezervi 8 milyar tondur. Çin’deki kömür rezervinin yarısı Doğu Türkistan’da bulunmaktadır. Doğu Türkistan’da 500 bölgeden petrol ve 50 bölgeden doğalgaz çıkarılmaktadır. Ayrıca senede 500 kiloya yakın altın çıkarılmaktadır. Doğu Türkistan petrol, doğalgaz, altın, volfram, uranyum ve kömür gibi stratejik madde kaynakları bakımından zengindir. 60 milyon büyük ve küçük baş hayvan ile 12 bin kilometrekarelik orman, 150 kilometrekarelik tarım arazisi ve aynı genişlikte ekilebilir arazi ile bu zengin ülke, Çin’in işgali altındadır ve 55 milyon Doğu Türkistanlı katıksız bir köle durumunda olup, esaret altında inlemektedir. Türklerin gerçek anayurdu olan Doğu Türkistan milli benliğinden koparılarak Çinlileştirilmektedir. 51 yıldır süren ve hâlâ devam eden korkunç bir asimilasyon icra edilmektedir. Türk- İslam kültürü eritilerek yerine Çin kültürü ikame edilmektedir. 55 MİLYON DOĞU TÜRKİSTANLI MÜSLÜMAN TÜRK GÖZDEN DE, GÖNÜLDEN DE IRAK BİR TOPLULUKTUR. Çin, Rusya, Hindistan, İsrail, Sırbistan, Özbekistan ve Kazakistan tarafından yeni bir blok kurulmaktadır. Bu yeni Avrasya blokunun tek hedefi Avrupa ve Asya’da İslami uyanışı terörist göstererek boğmaktır.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
57863 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/m-necati-ozfatura/57863.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT