Batı Nil Virüsü Türkiye’de var mı? Batı Nil Virüsü belirtileri
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü vakalarında yaşanan artış, yaz aylarında sivrisineklerle taşınan hastalıkları yeniden gündeme getirdi. Türkiye'de de geçmiş yıllardan bu yana takip edilen enfeksiyonun bulaşma yolları, risk grupları ve hastalık sırasında ortaya çıkabilecek belirtiler merak ediliyor. Peki, Batı Nil Virüsü Türkiye'de var mı, belirtileri neler?
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü vakalarının ağustos ayında artmasıyla birlikte gözler Türkiye'deki duruma çevrildi. Yunanistan'da paylaşılan son verilere göre 12 Ağustos itibarıyla 110 vaka kaydedilirken bunların 81'inde merkezi sinir sistemi bulguları görüldü.
BATI NİL VİRÜSÜ TÜRKİYE'DE VAR MI?
Batı Nil Virüsü Türkiye için yeni bir hastalık değil. Sağlık Bakanlığına yayımladığı bilgilere göre Türkiye'de 2010 yılından bu yana Batı Nil Virüsü vaka bildirimleri yapılıyor. Hastalık, Türkiye'de bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar arasında bulunuyor. Virüsün özellikle yaz ve sonbaharın erken dönemlerinde görülmesi, sivrisinek popülasyonunun arttığı aylarda hastalığa karşı alınacak önlemleri daha önemli hale getiriyor.
Ancak Yunanistan'da vaka sayılarının yükselmesi, Türkiye'de aynı ölçekte yeni bir salgın yaşandığı anlamına gelmiyor. Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye'de yeni bir Batı Nil Virüsü vakası ya da salgın olduğuna ilişkin güncel bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle Türkiye'de 2010 yılından bu yana vaka bildirimleri bulunmakla birlikte Yunanistan'daki son artışla bağlantılı olarak Türkiye'de yeni bir vaka artışı veya salgın olduğuna dair resmi bir bilgi bulunmuyor.
BATI NİL VİRÜSÜ BELİRTİLERİ
Batı Nil Virüsü enfeksiyonunda belirtiler kişiden kişiye değişebiliyor ve virüsle enfekte olan herkes hastalık bulguları göstermiyor. Enfekte kişilerin yaklaşık yüzde 80'inde herhangi bir belirti ortaya çıkmayabiliyor. Belirti gelişen kişilerde ise ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ağrıları, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal ve cilt döküntüsü görülebiliyor. Virüsün kuluçka süresinin genel olarak 3 ila 14 gün arasında olduğu belirtiliyor.
Hastalığın daha ağır seyrettiği durumlarda sinir sistemi tutulumu görülebiliyor. Yüksek ateş ve şiddetli baş ağrısının yanı sıra ense sertliği, uyuşukluk, zihinsel karışıklık, kas titremeleri, kasılmalar, felç ve koma gibi ciddi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Nörolojik hastalık ve ölüm yaşlı hastalarda daha sık görülmektedir.
Tedavisi, destek tedavisi şeklinde olup hastalık belirtilerine yöneliktir. Hastalığı önlemeye yönelik insanlar için aşı bulunmamaktadır.
BATI NİL VİRÜSÜ NASIL BULAŞIR?
Batı Nil Virüsü insanlara esas olarak virüsü taşıyan enfekte sivrisineklerin sokmasıyla bulaşıyor. Virüsün doğal döngüsünde yabani kuşlar önemli rol oynarken, kuşlardan kan emen özellikle Culex cinsi sivrisinekler virüsü insanlara ve bazı memelilere taşıyabiliyor.
BATI NİL VİRÜSÜ İNSANDAN İNSANA BULAŞIR MI?
Hastalığın insandan insana direk ya da temasla geçişi yoktur. Temel bulaş yolunun enfekte sivrisinek sokması olduğunu belirtiyor.
BATI NİL VİRÜSÜNDEN NASIL KORUNULUR?
Sivrisinek sokmalarına karşı önlem alınmalıdır:
- Sivrisineklerin aktif olduğu saatlerde (güneş battıktan sonra) açık alanda fazla kalınmamalı, kalınması halinde kapalı giysiler giyilmeli,
- Pencerelere ve kapılara sineklik takılmalı,
- Özellikle sineklerin çok olduğu dönemlerde cibinlik kullanılmalı,
- Kapalı ortamlarda, hava dolaşımı oluşturacak vantilatör, klima gibi cihazlar kullanılmalıdır.
Sivrisinek üreme alanları yok edilmelidir:
- Lastik tekerlek içleri, teneke kutular, boş saksılar, su varilleri gibi sivrisineklerin kolay üreyebildiği yerlerde su birikmesi önlenmeli ve bakımı sağlanmalı,
- Suyu biriktiren kap ve oyuncaklardaki sular boşaltılmalı, kullanılmadığında ters çevrilmeli,
- Hayvan sulukları ve yalakları düzenli olarak temizlenmeli, içindeki sular haftada en az üç kez değiştirilmeli,
- Açık foseptik çukurlar kapatılmalıdır.
- Evlerin yakınındaki küçük su birikintileri kurutulmalıdır.
