Google Linke Tıkla, Türkiye Gazetesi'ni Google Favorilerine Ekle!

Usta sanatçı Mustafa Seven: Fotoğrafçılık da nasip işi!

Usta sanatçı Mustafa Seven: Fotoğrafçılık da nasip işi!

Arka planında İstanbul’un yer aldığı enstantanelerini Londra’da sergileyen fotoğraf sanatçısı Mustafa Seven: Sokağa fotoğraf çekmeye çıktığımda ‘nasip’ diyorum; Bugün bakalım neler olacak, neler bitecek? Burada bir teslimiyet de söz konusu...

Özetle Dinle
Kaydet
a- | +A
Murat Öztekin
MURAT ÖZTEKİN

Mustafa Seven, otuz seneyi aşkın bir zamandır, İstanbul sokaklarını fotoğraflıyor. Milyonlarca kare çeken Seven, aslında hikâye anlattığını söylüyor. Onun İstanbul’un çok kültürlü yapısını insan hikâyeleri üzerinden gözler önüne seren kareleri ise bu defa Londra’da sergileniyor.

Versus Arts Gallery’de açılan “Nasip” adlı serginin küratörlüğünü Dr. Nilay İşlek üstleniyor. Biz de sergi vesilesiyle sanatçı Seven’le konuştuk…

İSTANBUL DÜNYANIN BAŞKENTİ

Uzun yıllardır İstanbul’un sokaklarını dolaşıp fotoğraf çekiyorsunuz. Burası sizin için ne manaya geliyor?

Çok samimiyetle söylüyorum İstanbul, benim için dünyanın başkenti. Binlerce yıllık geçmişe dayanan çok katmanlı kültürel yapısı ise her şehre nasip olmayacak bir şey.

ÖNERİLEN HABERLER
Sinema dünyası uyuşturucu batağında! Yönetmen ve oyuncular anlattı: Yasaklı madde setlere giriyor
KÜLTÜR - SANAT

Sinema dünyası uyuşturucu batağında! Yönetmen ve oyuncular anlattı: Yasaklı madde setlere giriyor

Peki, fotoğrafçıya ne katıyor bu zenginlik?

Bu kadar köklü bir geçmişin üzerinde var olmaya çalışınca ister istemez size bir form katıyor. Dolayısıyla bir fotoğrafçı olarak benim de kimliğimi belirliyor. Hasbelkader ayaklarımız İstanbul’da yere değdi. Burada hayatı bir şekilde öğrenmeye çalıştık. Buranın sokağı, kültürü, argosu ve jargonundan beslendik. Dolayısıyla İstanbul, fotoğrafçı için çok şey ifade ediyor.

Usta sanatçı Mustafa Seven: Fotoğrafçılık da nasip işi!
Başlık ResmiUsta sanatçı Mustafa Seven: Fotoğrafçılık da nasip işi!

Yeni serginizde yine İstanbul’a bakıyorsunuz ama bu defa nereden bakıyorsunuz?

Otuz yıllık arşivimden seçilen bu fotoğrafların background’unda İstanbul var ama ben hep insan hikâyesinin peşindeyim. İstanbul’da geçmişe dayanan kozmopolit bir yapı var. Tabii ki bu katmanlılık çok kültürlülüğü de beraberinde getiriyor. Ben de burada tesadüfen bir araya gelmiş insanların ilişki biçimini, yan yana nasıl durduklarını, birbirleri habersiz biçimde nasıl temas ettiklerini göstermek istiyorum. Bu bir tesadüf müdür? Bunu da sorguluyorum.

● Aslında sergi isim olan “Nasip”, ilahi pay demek ve kaderle ilişkili bir kavram...

Benim insanlarla karşılaşmam ve onlar arasındaki ilişki biçimini fark etmem nasibime düşüyor. Kendi dünyamdan ben böyle görüyorum. Çünkü fıtrat itibarıyla de kendimi buna daha yakın hissediyorum.

Usta sanatçı Mustafa Seven: Fotoğrafçılık da nasip işi!
Başlık ResmiUsta sanatçı Mustafa Seven: Fotoğrafçılık da nasip işi!
ÖNERİLEN HABERLER
Rumeli Hisari
KÜLTÜR - SANAT

Rumeli Hisari'nın hali konfederasyonu isyan ettirdi: Bizans'ın işgal edemediği yeri şantiye işgal etti!

FOTOĞRAFLAR ŞEHRE OLAN BORCUM

Peki çekim yaparken yol alıyorsunuz? Özel bir rotanız mı var, yoksa bir avcı gibi bekliyor musunuz?

Sokağa fotoğraf çekmeye çıktığımda “nasip” diyorum; bugün bakalım neler olacak, neler bitecek? Burada bir teslimiyet de söz konusu. Tabii ki yine İstanbul’un o çok kültürlü hayatını görebildiğimiz yoğun bölgelerini genelde tercih ediyorum. Bunlar Eminönü, Tarihî Yarımada, Pera, Şişli ve Beşiktaş gibi yerler oluyor. Bu şehir bana karakter kazandırdıysa, benim de bu şehre borcum onu kayıt altına almak ve yeni nesillere aktarmak. Doğrusu bu misyonla tarihî bölge dışında şehrin mimari olarak tahrip olmuş yerlerini de fotoğraflıyorum.

Usta sanatçı Mustafa Seven: Fotoğrafçılık da nasip işi!
Başlık ResmiUsta sanatçı Mustafa Seven: Fotoğrafçılık da nasip işi!

Kozmopolitlikten söz açmıştınız az önce. Aslında biz şimdi İstanbul’un kozmopolitliğini tekrar tartışıyoruz. Özellikle Beyoğlu üzerinden... Yeniden farklı milletler İstanbul’da toplanıyor. Ama bundan 150 sene evveline gittiğimizde İstanbul bugün olduğu gibi çok kozmopolit bir yerdi zaten. Bu yeniden dönüşüm size ne düşündürüyor?

Evvelden yaşanan bütün bu dönüşümleri aslında bir kayıp olarak görüyorum. Osmanlı İmparatorluğu’nda çok kültürlü bir yapı vardı. Biz maalesef öyle ya da böyle bu güçlü yapıyı ayakta tutamadık; parçalara ayırdık. Hâlâ bu parçalara ayırmanın siyasi sonuçlarını ve toplumsal sonuçlarını her yerde görebiliyoruz. Bunları da çok detaylandırmaya gerek yok. Benim açımdan yeniden çok kültürlü hayata dönüşten mutluluk duyarım. Çünkü bu bizim kaybettiğimiz bir zenginlik.

Fotoğrafın her geçen gün gücünün azaldığı konuşuluyor. Yapay zekâ görüntü üretmede çok ileriye gitti. Siz ne düşünüyorsunuz?

İletişim biçiminde birtakım farklılıklar yaşanacaktır ama hikâye anlatıcılığı devam edecektir. Yani aslolan şey hikâye anlatmaktır. Fakat hakikatin gücünün yok olacağını düşünmüyorum. Fotoğraf da dönüşerek var olacak. Mesela enstantanelerde artık “Bu bir yapay zekâ işi değildir” ibaresini sık göreceğiz. Çünkü o, işin duygusunu başka yere taşıyacak.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Yayın Tarihi |
Haberle İlgili Daha Fazlası
Kültür - Sanat
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
YORUMLAR
ÖNE ÇIKANLAR
SONRAKİ HABER
Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.