Devler pay kapmak için yarışıyor! Türkiye Yüzyılı’na 10 nükleer santral
Türkiye, nükleer enerji yatırımlarında yeni bir döneme hazırlanıyor. Sinop ve Trakya’daki projeler için Rusya, ABD, Çin, Kanada, Güney Kore, Japonya ve Fransa ile temaslar sürerken TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener “Nükleer vizyonumuz sadece iki santralden ibaret değil. Bir asırda 10 tane nükleer santralimiz olduğunu göreceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le gerçekleştirdiği görüşmede nükleer enerji iş birliğine ilişkin mesajları, Türkiye’nin nükleer santral projelerini yeniden gündeme taşıdı. Ankara; Sinop ve Trakya’da kurulması planlanan santraller için Rusya’nın yanı sıra ABD, Çin, Kanada, Güney Kore, Japonya ve Fransa gibi ülkelerle temaslarını sürdürüyor. Türkiye geçen yıl ABD ile Stratejik Sivil Nükleer İş Birliği Mutabakat Zaptı ve Güney Kore ile nükleer enerji alanında iş birliğine yönelik mutabakat zaptı imzalarken, nükleer güç santrali projelerinin geliştirilmesi, teknoloji ve bilgi paylaşımı, saha değerlendirmesi, proje finansmanı ve insan kaynağının geliştirilmesi gibi alanlarda ortak çalışmalar yürütecek. Kanada ile CANDU reaktör teknolojisinin değerlendirilmesine yönelik mutabakat zaptıyla da yeni santral projeleri ile küçük modüler reaktör yatırımlarında değerlendirilebilecek teknoloji seçeneklerine katkı sağlanacak. Japonya ve Çin de Trakya ve Sinop’taki nükleer santral projeleriyle ilgilenen ülkeler arasında bulunuyor.
Tarım Bakanlığı kırsal kalkınmayı yerelden başlatıyor! Anadolu’nun üreten gücü vitrine çıkıyor
1 ASIRDA 10 NÜKLEER SANTRAL!
Türkiye’nin önümüzdeki bir asır içerisinde 10 tane nükleer santrale ulaşması bekleniyor. Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, Erdoğan’ın mesajının Rusya ile nükleer iş birliğinin Akkuyu ile sınırlı kalmayacağına işareti olduğunu belirterek “Akkuyu NGS, Türkiye’nin nükleer tarihi için bir devrim. Yeni reaktör teknolojileri, uluslararası mevzuat ve bunların sisteme uyumu konusunda önemli bir bilgi birikimi oluştu. Akkuyu’da ilk ünitenin devreye alınması için çalışmalar son aşamaya geldi. Hem Türkiye hem de Rusya bu santrali bir an önce tamamlayarak elektrik üretimine başlamak istiyor” dedi.
Akkuyu’nun Türk sanayisi için de yeni bir sektör oluşturduğunu vurgulayan Akyener “Bir nükleer tesiste 550 binden fazla farklı ürün ve ekipman kullanılabiliyor. Türkiye’de üretilebilecek birçok parça için gerekli sertifikasyon süreçlerine firmalar dâhil olmaya başladı. Akkuyu ile birlikte nükleer yan sanayi gelişti. İkinci ve üçüncü santral projelerinde Türkiye, teknoloji transferi ve yerli katkı konusunda daha güçlü bir konuma ulaşacak” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin’e verdiği mesajı da değerlendiren Akyener “Cumhurbaşkanı’mız, Rusya’yla bu santralden sonra da başka santrallerde birlikte çalışacağımızın sinyalini verdi. Türkiye’nin nükleer vizyonu ve nükleer yol haritası çok kalabalık. Sadece iki santralden ibaret değil. Bizim önümüzdeki bir asırda 10 tane nükleer santralimiz olduğunu göreceğiz” ifadelerini kullandı.
“EN VERİMLİ OLANI SEÇMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Türkiye’nin nükleer enerji diplomasisini çok yönlü yürüttüğünü dile getiren Akyener, Ankara’nın farklı ülkelerin teknoloji ve finansman modellerini aynı anda değerlendirdiğini kaydetti. Kanada, Çin, Japonya, Güney Kore, Fransa ve Rusya’nın da farklı teknoloji ve iş birliği modelleriyle masada bulunduğunu belirten Akyener “Türkiye doğru olanı yapıyor. Bir taraftan aldığınız teklif, diğer taraftaki müzakere gücünüzü artırır. Bütün teknolojileri ve modelleri değerlendirip Türkiye için en verimli olanı seçmeye çalışıyoruz. Türkiye’ye yükü en az olan, finansmanı uygun şartlarla sağlayan, teknoloji transferine imkân veren ve elektrik maliyetini makul seviyede tutan model aranıyor. Elektrik satış garantileri ve uzun vadeli maliyetler de bu değerlendirmede önemli. Hangi ülke, hangi dönemde ve hangi şartlarda Türkiye’nin çıkarına en uygun teklifi sunarsa onunla çalışmak en doğru yaklaşım” değerlendirmesinde bulundu.
Yetkisiz kişi ve yapılara son verilecek! Hasar ihbarında ALO 193 dönemi başlıyor
YENİLENEBİLİR ENERJİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, uzun vadede büyük santrallerin yanında Küçük Modüler Reaktör (SMR) ve mikro reaktör teknolojilerinde de kapasite oluşturulması gerektiğini ifade etti. Akyener “Enerji talebi sürekli artıyor. Bu ihtiyacın yalnızca yenilenebilir enerji kaynaklarıyla karşılanması mümkün değil. Depolama teknolojileri henüz her alanda ekonomik bir çözüm sunmuyor. Baz yük ihtiyacının karşılanmasında nükleer enerji önemli bir seçenek olmaya devam ediyor. Türkiye’nin önümüzdeki uzun dönemde nükleer kabiliyetlerini çok daha ileriye taşıması gerekiyor” dedi.

