Cumhurbaşkanı Erdoğan rest çekti: Katil Esad’a ay sonuna kadar süre
“12 gözlem noktamızın ikisi rejim hattının gerisinde kaldı. Şubat ayı içinde rejim gözlem noktalarının gerisine çekilmeli. Yoksa Türkiye bu işi bizzat yapacaktır.”
Damla Peker ANKARA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye İdlib’de gözlem noktalarındaki Türk askerine yapılan saldırının Türkiye açısından Suriye’de yeni bir dönemin miladı olduğunu belirtti. Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, Suriye’deki gelişmelerin, Türkiye’yi hem İdlib’de hem tüm sınır hattındaki güvenlik stratejilerinde değişiklik yapmaya mecbur bıraktığını ifade etti.
Erdoğan, şöyle konuştu: Türk askerinin kanının aktığı bir yerde hiçbir şeyin aynı şekilde devam etmesine izin veremeyiz. İdlib’den kontrolümüz altındaki bölgelere ve sınırlarımıza doğru harekete geçen kişi sayısı 1 milyona yaklaştı. Kimsenin böyle bir yükü omuzlarımıza yüklemeye hakkı yoktur. Bu çarpık fotoğrafı süratle düzelterek İdlib halkının evinde güvenle yaşamasını sağlamakta kararlıyız. Bundan sonra vardığımız mutabakatların ihlali anlamına gelen hiçbir adıma göz yummayacağız. Öncelikle İdlib’de rejimin bir an önce Soçi Mutabakatı sınırlarına, yani gözlem noktalarımızın gerisine çekilmesini dün akşam da Sayın Putin ile yaptığım görüşmede ifade ettim. Şu anda 12 gözlem noktamızın ikisi rejim hattının gerisinde kalmıştır. Şubat ayı içerisinde rejimin gözlem noktalarının gerisine çekilme işleminin bitirilmesini umut ediyoruz. Rejim bu sürede geri çekilmezse Türkiye bu işi bizzat yapmak mecburiyetinde kalacaktır.
İKAZ YAPMAYIZ, VURURUZ
Askerlerimize ve birlikte çalıştığımız dost unsurlara havadan veya karadan yapılan her saldırı, kaynağın aidiyetine bakılmaksızın ve herhangi bir ikaz yapılmaksızın misliyle cevaplandırılacaktır. Madem İdlib bölgesindeki askerlerimizin güvenliği sağlanamıyor, öyleyse bunu bizzat yapma hakkımızı kullanmamıza kimse itiraz edemez.
Bunun için Türk Silahlı Kuvvetlerinin hava ve kara unsurları, ihtiyaç duyduğumuz her an, tüm harekat bölgelerimizde ve İdlib’de serbestçe hareket edecekler, gerektiğinde operasyon yürüteceklerdir. Fırat Kalkanı Harekatı bölgemizde bir ur gibi duran tehdit kaynağı olan Tel Rıfat bölgesi derhal teröristlerden temizlenerek Suriye halkının yönetimine bırakılmalıdır.
Önümüzdeki günlerde bu çerçevede beklediğimiz adımların atılmaması halinde Barış Pınarı bölgesinde başlattığımız harekatı sağ, sol ve alt taraftan sürdürmekte tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye’nin Suriye’deki güvenlik ihtiyaçları karşılanana kadar İdlib’de ve diğer harekat bölgelerinde izleyeceği yeni yol bu şekildedir.
RUSYA SÖZÜNÜ TUTMALI
Bizim hiçbir müttefikimizle, hiçbir dostumuzla, hiçbir ülkeyle karşı karşıya gelmek gibi niyetimiz, amacımız, derdimiz kesinlikle söz konusu değildir. Rusya ile olan dostluğumuzun, iş birliğimizin sürmesine özel önem veriyoruz. Ticaretten turizme, savunma sanayinden enerjiye kadar geniş bir alanda çok derin ilişkilere sahip olduğumuz Rusya’dan tek beklentimiz, Suriye’deki hassasiyetlerimizi anlamasıdır.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefonla ve yüz yüze sık sık gerçekleştirdikleri görüşmelerin ilişkilerin sağlıklı bir zeminde yürümesini sağladığını vurgulayan Erdoğan “Ekiplerimiz, tüm bu konuları enine boyuna görüştükten sonra kendisiyle tekrar bir araya geleceğiz. Ülkemize verilen sözlerin takipçisi olmayı sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.
PKK’YA SÖZ EDEN YOK!
Türkiye’nin Suriye’de kontrol altında tuttuğu alanın sadece 8 bin 200 kilometrekare olduğunu hatırlatan Erdoğan, ancak bölücü terör örgütünün, ABD’nin desteğiyle Suriye’nin 50 bin kilometrekarelik bir kısmında varlık göstermesini kimsenin dert etmediğini kaydetti.
Türkiye’nin Suriye topraklarında ilanihaye kalmak gibi bir niyeti olmadığını yineleyen Erdoğan, “Ne zaman ki ülkenin başına halkın tamamını temsil eden bir yönetim gelir, işte o zaman Türkiye’nin orada bir işi kalmaz” dedi.
Yunan vekil kansızlığını ortaya koydu
Cumhurbaşkanı, Avrupa Parlamentosunda ırkçı Yunan milletvekili Ioannis Lagos’un Türk bayrağını yırtmasına ilişkin “Avrupa Parlamentosundaki çok ciddi bir edepsizlik, ahlaksızlık yapmıştır. Bizim bayrağımızın rengi şehidimizin kanıdır. Onun kansızlığını gösteren bir şeydir. Ben onu Yunanistan adına görmüyorum. Onu sadece şahsına ait bir ahlaksızlık olarak görüyorum. Biz neticeyi, bu tür ahlaksızlıklarla, edepsizliklerle arayanlardan değiliz; bir ülkenin, bir milletin, bir siyasetçi olarak bayrağını yırtmakta bulmayız. Bunu siyasette, askeri mücadelemizde, ekonomide, ticarette, turizmde veririz” dedi.
