Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan dünyaya mesaj: Asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'de TASC, UID, MÜSİAD ve USCMO tarafından düzenlenen etkinlikte konuştu. Kardeşlik vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kardeşler birbirleri arasında köken ayrımı, gelir ayrımı, dil, kültür, renk ayrımı yapmazlar." dedi. Müslümanların entegre olmaları değil, asimile olmaları beklendiğine dikkat çeken Erdoğan, "Biz entegrasyona evet, asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York'ta TASC, UID, MÜSİAD ve USCMO tarafından düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulundu.
Konuşmasında kardeşlik vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kardeşler birbirlerine destek olurlar. Kardeşler birbirlerinin hukukuna riayet ederler. Kardeşler birbirleri arasında köken ayrımı, gelir ayrımı, dil, kültür, renk ayrımı yapmazlar." dedi.
"Mademki kardeşiz, öyleyse bunun hakkını vermek zorundayız" diyen Erdoğan, "Bu birlikteliği teşkilatlanmaya, teşkilatlanmayı da topluma değer üreten kalıcı bir güce dönüştürmek mecburiyetindeyiz." ifadelerini kullandı.
"Biz hangi görüşe sahip olursa olsun ihanet çukuruna düşmediği sürece tüm vatandaşlarımızın başarılarıyla iftihar ediyoruz." diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşadıkları her yerde Türkiye'nin sesini, birikimini ve değerlerini en güzel şekilde temsil eden, Türkiye ile Amerika arasındaki dostluğun güçlenmesi için emek veren tüm vatandaşlara da teşekkür etti.
Müslümanlardan entegre olmaları değil, asimile olmaları beklendiğine dikkat çeken Erdoğan, "Biz ise entegrasyona evet, asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz." dedi.
Terörsüz bölge hedefine adım adım: PKK Sincar'dan çıkarılacak! Türkiye ve Irak'tan tarihi mutabakat
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
Bir defa şunu tüm samimiyetimle ifade etmek isterim. Amerika'da yaşayan Türk ve Amerikan Müslüman toplumunu buluşturan bu salonda pasaportların, sınırların ve coğrafyaların ötesinde bir kardeşlik var. Burada müşterek bir vicdan birbirimizin derdiyle dertlenmeyi ve dayanışmayı besleyen yüze bir ruh var. Burada Türk teavün cemiyetinden Hars Cemiyeti'ne Gül Cemal vapuruyla bu topraklara ulaşan ilk nesillerden Amerika'nın dört bir yanında kök salmış güçlü millet varlığımıza kadar uzanan köklü bir mirasın taşıyıcıları var. Bu salonda muhabbet var, hudutları ve kültürleri aşan büyük bir kardeşlik var. Bu salonda vücut bulan kardeşlik ruhunun bir parçası olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Tabii böylesine güçlü bir aidiyet sorumlulukları da beraberinde getirmektedir. Çünkü kardeşler birbirlerine destek olurlar. Kardeşler birbirlerinin hukukuna riayet ederler. Kardeşler birbirleri arasında köken ayrımı, gelir ayrımı, dil, kültür, renk ayrımı yapmazlar.
Kardeşler, görüş farklılıkları sebebiyle kendi aralarında duvar örmezler. Alemlere rahmet olarak gönderilen Hazreti Peygamber'in kardeşliğimizi tarif eden şu hadisi şerifini özellikle hatırlatmak istiyorum. Müslüman, Müslüman'ın kardeşidir. Ona ihanet etmez, yalan söylemez ve onu sahipsiz bırakmaz. Müslümanın her şeyi malı ırzı kanı Müslümana haramdır, takva işte burada kalptedir. Bir kişiye Müslüman kardeşine hakaret etmesi kötülük olarak yeter. Evet, meselenin özü işte budur. Kıymetli dostlarım, çok değerli misafirler, mademki kardeşiz, öyleyse bunun hakkını vermek zorundayız. Bu birlikteliği teşkilatlanmaya, teşkilatlanmayı da topluma değer üreten kalıcı bir güce dönüştürmek mecburiyetindeyiz.
"İHANET ÇUKURUNA DÜŞMEDİĞİ SÜRECE TÜM VATANDAŞLARIMIZIN BAŞARILARIYLA İFTİHAR EDİYORUZ"
İş dünyasında, bilimde, akademide, sağlıkta. hukukta ve teknolojide çok kıymetli başarılara imza atan kardeşlerimiz bulunuyor. Prof. Dr. Aziz Sancar hocamız gibi bilim dünyasında açlıkları çığırla insanlığın tekamülüne vesile olan değerlere sahibiz. Biz hangi görüşe sahip olursa olsun ihanet çukuruna düşmediği sürece tüm vatandaşlarımızın başarılarıyla iftihar ediyoruz. Yaşadıkları her yerde Türkiye'nin sesini, birikimini ve değerlerini en güzel şekilde temsil eden, ülkemizle Amerika arasındaki dostluğun güçlenmesi için emek veren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Sizler ortaya koyduğunuz başarılarla, kurduğunuz dostluklarla, içinde yaşadığınız topluma yaptığınız katkılarla Türkiye'nin tabi elçilerisiniz. Şüphesiz bu gönül halkası yalnızca vatandaşlarımızdan ibaret değildir. Türk vatandaşı olmadığı halde Türkiye'ye ve milletimize samimi bir muhabbet besleyen, Türk milletine yönelik önyargılara ve haksızlıklara karşı sözünü esirgemeyen dostlarımızın varlığını da çok önemsiyoruz.
Soydaşlarımızdan Amerikan Müslüman toplumuna Türkiye ile gönül bağı kurmuş bütün dostlarımıza uzanan bu geniş dayanışma ağı bizim için çok kıymetlidir. Türkiye'nin dostluğunu çoğaltan, ülkemizin daha doğru anlaşılmasına katkı sunan ve ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda dayanışmasını gösteren bütün dostlarımıza sizlerin huzurunda en kalbi şükranlarımı sunuyorum.
"ASİMİLASYONUN HER ÇEŞİDİNE HAYIR DİYORUZ"
Değerli kardeşlerim, dünyanın neresinde olursanız olun, ekonomik, sosyal ve kültürel hayattaki yerini pekiştirmesi çocuklarımızın ve gençlerimizin iyi bir eğitim almasına bağlıdır. Bununla birlikte evlatlarımızın kendi dillerini ve kültürlerini öğrenmesi ana vatanlarıyla bağlarını koruması da önemlidir. Esasında bu entegrasyonun önünde asla ana vatanlarıyla bağlarını koruması da önemlidir. Esasında bu entegrasyonun önünde asla bir engel değildir. Günümüzde bireylerin kendilerini birden fazla ülkeye ait hissetmeleri gayet doğaldır. Burada esas itiraz edilmesi gereken, bir göçmenin yaşadığı topluma entegre olabilmesi için ondan köklerini inkar etmesini beklemektir. Dahası bir göçmen grubunun içinde yaşadığı toplumla bütünleşebilmesi için o toplumun da göçmenleri kabul etmesi, haklarına saygı göstermesi gerekir. Amerika bu konuda istisnai bir örnek olmakla birlikte Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde maalesef sorunlar yaşanıyor. Müslümanlardan entegre olmaları değil, asimile olmaları bekleniyor. Biz ise entegrasyona evet, asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan COP31 öncesi kritik mesaj: Artık kaybedecek vaktimiz yok
İnsanımızın yaşadığı ülkenin güçlü bir parçası haline gelirken ana vatanıyla olan bağlarını korumasını son derece kıymetli görüyoruz. Nesilden nesile aktarılacak böylesi güçlü bir aidiyetin temelinde ise dilimiz, inancımız, kültürümüz ve ortak hafızamız vardır. Yurtdışı Türkler Başkanlığımız bu anlayışla insanımızın ana vatanla bağlarını güçlendiren çalışmalara destek vermeyi sürdürüyor. Şimdi çok daha büyük bir atılımın eşiğindeyiz. Sizleri siyasette, ekonomide akademide, kültür ve sanat hayatında çok daha güçlü yerlerde görmek istiyoruz. İnsanımızın elde ettiği bireysel başarıların güçlü kurumlara, kalıcı yapılara ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir birikime dönüşmesini arzu ediyoruz. Müslüman düşmanlığıyla, yabancı karşıtlığıyla ve her türlü ayrımcılıkla daha güçlü mücadele etmenin yolu buradan geçiyor. İslam coğrafyasını kana ve gözyaşına bulamak isteyenlere dur demenin yolu buradan geçiyor. Gazze'de yaşanan soykırımın başka yerlerde tekrar etmesini engellemenin yolu buradan geçiyor. Türkiye'ye atılan iftiraları boşa çıkartmanın yolu aynı şekilde buradan geçiyor. Türkiye ile Amerika arasındaki ticareti, yatırımları ve ekonomik iş birliklerini artırmanın yolu da buradan geçiyor.
"BAŞKALARI BİR ÇALIŞIYORSA BİZ ON ÇALIŞACAĞIZ"
Kardeşlerim, bunun için başkaları bir çalışıyorsa biz on çalışacağız. Kardeşliğimize sıkıca sarılacak, boynumuzu bükmeyecek, yüzümüzü yere eğmeyecek, kendimizi hiçbir zaman ikinci, üçüncü sınıf hissetmeyeceğiz. Bu vesileyle yaklaşan ara seçimlerde tüm vatandaşlarımızı demokratik haklarını kullanmak çok çok önemlidir. Birlik içinde, beraberlik içinde en önemlisi de kardeşlik içinde buradaki faaliyetlerinizi başarıyla sürdürmenizi gönülden temenni ediyorum. Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi'nin ve diğer sivil toplum kuruluşlarımızın çabalarını takdirle karşıladığımı tekrar ifade ediyorum. Türkiye'nin ve şahsımızın her daim yanınızda olduğunu, sizlere her türlü desteği vermeye hazır olduğunu bilmenizi isterim.

