Bakan Tekin, "Bize dayatılan kavramları kaldırdık" diyerek duyurdu: Artık 'Haçlı Seferi' denmeyecek!
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile müfredatta önemli terminolojik değişikliklere gidildiğini açıkladı. Yeni modelle birlikte, Batı merkezli kavramların yerine milli şuuru güçlendirecek ifadelerin getirildiğini vurgulayan Tekin, "Haçlı Seferleri" yerine "Haçlı Saldırıları", "Coğrafi Keşifler" yerine ise "Sömürgeciliğin Başlangıcı" ifadelerinin kullanıldığını duyurdu. Bakan Tekin, "Milli şuurumuz, milli bilincimiz her daim zinde olmalı." ifadelerini kullandı.
- Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında müfredatın değiştirildiğini duyurdu.
- Tarih kitaplarındaki 'Haçlı Seferleri' kavramının yerine 'Haçlı Saldırıları'nın kullanılacağını açıkladı.
- 'Coğrafi keşifler' ifadesinin yerine 'sömürgeciliğin başlangıcı' olarak değiştirildiğini belirtti.
- İkinci Dünya Savaşı sonrası dayatıldığı düşünülen 'Orta Asya' kavramının yerine 'Türkistan'ın doğru olduğunu ifade etti.
- Lozan Antlaşması'nda Ege Denizi'nin adının 'Adalar Denizi' olduğunu ve Ege Denizi'nin sonradan literatüre girdiğini söyledi.
- Bakan Tekin, bu kavramların milli şuur ve devlete bağlılık üzerinde etkili olduğunu vurguladı.
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, İstanbul'daki Büyük Çamlıca Camii'ndeki 1071 Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında "Ramazanı Kutluyorum Okulumu Süslüyorum" ödül töreninde, okullarda eski müfredattaki kavramlar üzerinden dikkat çeken ifadelere imza attı.
"MÜFREDATTA 'HAÇLI SEFERLERİ' KAVRAMINI KALDIRDIK"
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla programları ve müfredatı değiştirdiklerini söyleyen Bakan Tekin, "Müfredatımızın içerisinde hiç farkında olmadığımız bize dayatılan bazı kavramlar var. Mesela çok masum bir şey gibi geliyor size, tarih kitaplarımızda 'Haçlı Seferleri' diye öğretiliyor bize. Sefer dediğimizde bizim literatürümüzde makul bir şey, çok zararlı bir şey değil diye düşünüyoruz. Ama o bir saldırı. Dolayısıyla mesela müfredatta 'Haçlı Seferleri' kavramını kaldırdık; Haçlı Saldırıları, doğrusu bu." dedi.
"COĞRAFİ KEŞİFLERİN BAŞLAMASI, COĞRAFİ KEŞİF DEĞİL, SÖMÜRGECİLİĞİN BAŞLANGICI"
Bakan Tekin, "Mesela daha masum bir ifade gibi var, 'coğrafi keşifler' diyor. Coğrafi keşiflerin başlaması, coğrafi keşif değil, sömürgeciliğin başlangıcı aslında. Bunun gibi binlerce örnek var. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra iki kutuplu dünyanın bize dayattığı bir kavramsallaştırma var, Orta Asya kavramı. O da yanlış, doğrusu bilimsel literatürde de karşılığı Türkistan. Bunların hepsi bizim zihin dünyamızda... Lozan imzalandığında Ege Denizi yok. Nerede bu Ege Denizi? Niye Lozan'da Ege Denizi demiyorlar? Çünkü denizin adı Adalar Denizi. Ege Denizi, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Yunanistan'ın da biraz isteğiyle literatüre giren bir kavram. Tüm bunlar çok masum şeyler gibi gözüküyor ama bizim millet olma bilincimizi; devletimize, milletimize sıkı sıkıya bağlı olma şuurumuzu doğrudan etkileyen şeyler. Biz Milli Eğitim Bakanlığı'nda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla programlarımızı değiştirirken bunlara çok hassas davrandık." ifadelerini kullandı.
"MİLLİ ŞUURUMUZ, MİLLİ BİLİNCİMİZ HER DAİM ZİNDE OLMALI"
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile adaleti, barışı, insan haklarını ve millet olma bilinci ile ilgili etkinlikler yapıldığını aktaran Tekin şunları söyledi:
"İsrail'in Gazze işgali başladığında okullarımızda daha Türkiye'de hiç hassasiyet oluşmamışken bir dakikalık saygı duruşuyla başladık. Ardından ertesi gün okullarımızı Çanakkale'den Gazze'ye vatan savunması temasıyla başlattık. Burada yaptığımız şey de 'dünyada barışı ve adaleti, dünyada insan haklarını arzu ediyoruz, bunun mücadelesini biz çocuklarımıza öğretiyoruz' demek içindi. Sonra bahar yarıyılını başlatırken bayrak sevgisiyle başlattık. Sizler bayrağa olan sevginizi güncelleyin, bu konuda farkındalık oluşturalım diye. Hep şunu söylüyoruz: Emperyal güçlerin gözü kulağı bizim üstümüzde. Dolayısıyla bizim milli şuurumuz, milli bilincimiz her daim zinde olmalı. Bunu sağlamak için bizim bu anlamdaki önemli zamanları kullanmamız gerekiyor."
"BİZİM YAPTIKLARIMIZI TALİBANİZM OLARAK TANIMLADILAR"
Bakan Tekin, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
"Biz Ramazan ayında dedik ki 'çocuklarımıza merhamet, adalet, paylaşma, iyilik, doğruluk, dürüstlük gibi kavramları -ki bunların hepsi Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ana kavramları- bu kavramları çocuklarımıza kazandıracak etkinlikler yapalım Ramazan ayında.' Ama bunu yaparken, isteğe bağlı yapacağız, mahremiyete saygı göstereceğiz. Bunu yaptık, sonra birileri ayaklandı. Bizim bu yaptıklarımızı Talibanizm olarak tanımladı. Bizim yaptıklarımızı Trump'ın ipine sarılmak olarak tanımladılar. Bizim genelgemizi gerici, sapkın bir azınlığın azgın görüşleri olarak tanımladılar. Şimdi böyle bir tablodan sonra sizin Ramazan ayı boyunca öğretmenlerinizle, ailelerinizle, sivil toplum örgütleriyle beraber yaptığınız etkinlikler benim açımdan çok daha büyük anlam taşıyor. O yüzden bu sürece destek olan öğretmenlerimize ve ailelerimize özellikle teşekkür ediyorum, Allah onlardan da razı olsun."
Program kapsamında Ramazan Ayı boyunca süslenen okulların öğrencilerine Bakan Tekin tarafından ödülleri takdim edildi. Programın açılışında 9'uncu sınıf öğrencisi Emre Can Ermiş Kuran-ı Kerim tilaveti gerçekleştirdi. Etkinliğin gerçekleştirildiği salonda Bakan Tekin'e öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.
