ABD ve Japonya doğruladı! 15 yıl sonra bir ilk: Döviz piyasasına müdahale edildi
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 31 Temmuz'da gerçekleştirilen koordineli döviz piyasası müdahaleleriyle Japon yenindeki düzensiz hareketlerin önüne geçildiğini bildirdi. Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama da konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Japonya Maliye Bakanlığı, ABD Hazine Bakanlığı ile koordinasyon içinde Japon yeni alımı gerçekleştirdi" ifadelerini kullanarak müdahaleyi doğruladı. Söz konusu adım, Japonya'da 2011 yılında meydana gelen depremin ardından gerçekleştirilen koordineli döviz müdahalesinden bu yana iki ülke arasında yapılan ilk ortak döviz piyasası müdahalesi oldu.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Amerika'nın güvenilir ortaklarının yanında durduğunu vurgulayan Bessent, ekonomik güvenliğin ulusal güvenlik anlamına geldiğini, ABD-Japonya ittifakının da bu iki unsur üzerine kurulu olduğunu belirtti.
Bessent, "Cuma günü koordineli döviz piyasası müdahaleleri, yendeki düzensiz hareketlerin önüne geçti." değerlendirmesinde bulundu.
ABD Hazine Bakanlığının Japonya Maliye Bakanlığı ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) ile yakın temasını sürdürdüğünü ve gelişmeleri dikkatle izlediğini belirten Bessent, "Gerekmesi halinde ilave ortak piyasa müdahalelerine katılmaktan çekinmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Bessent, Yabancı ve Uluslararası Para Otoriteleri (FIMA) Repo İmkanı'nın önemli bir güvence mekanizması olduğunun altını çizerek gelecek aylarda bu mekanizmanın kapasitesinin artırılmasını teşvik ettiklerini aktardı.
Japonya'nın, yenin önemli ölçüde düşük kalan değerini düzeltmeye yönelik attığı kararlı piyasa ve para politikası adımlarını güçlü bir şekilde desteklediklerini bildiren Bessent, "Takaichi hükümeti, yaklaşık 15 yıllık güçlü teşvik politikalarının ekonomide kalıcı ve sağlam temel dinamikler oluşturmasıyla Abenomics'in yeni ve heyecan verici bir aşamasına geçiyor." değerlendirmesinde bulundu.
"BİR DOSTLUK GÖSTERGESİYDİ"
ABD Başkanı Donald Trump da New Jersey'den Washington'a dönerken uçakta basın mensuplarının ABD'nin Japon yenini desteklemeye yönelik piyasa müdahalesine ilişkin sorusunu cevapladı. ABD'nin müdahalesinin nedenine ilişkin olarak Trump, "Japonya ile iyi bir ilişkimiz var. Onların zayıflayan bir yeni var ve biraz yardım istediler. Her zaman Japonya'nın yanındayız." cevabını verdi. Trump, söz konusu adımı "bir dostluk göstergesiydi" ifadeleriyle tanımladı.
Öte yandan Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama da yaptığı yazılı açıklamada, "31 Temmuz Cuma günü Japonya Maliye Bakanlığı, ABD Hazine Bakanlığı ile koordinasyon içinde Japon yeni alımı gerçekleştirdi." ifadelerini kullandı.
Katayama, söz konusu ortak adımın Eylül 2025'te yayımlanan ABD-Japonya Maliye Bakanları Ortak Bildirisi uyarınca atıldığını ve son aylarda Japon yeninde görülen aşırı oynaklık ve düzensiz hareketlere karşı önlem amaçlı olduğunu belirtti.
"DAHA FAZLA ORTAK MÜDAHALEDE BULUNMAKTAN ÇEKİNMEYECEĞİZ"
Japonya Maliye Bakanlığının durumu yakından takip etmeye devam ettiğini ve ABD Hazine Bakanlığındaki muhataplarıyla yakın bir iletişim içinde olduğunu belirten Katayama, "Daha fazla ortak müdahalede bulunmaktan çekinmeyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Katayama, ayrıca Japonya'nın gelecekte ABD Merkez Bankasının (Fed) Yabancı ve Uluslararası Para Otoriteleri Repo İmkanı'ndan yararlanmayı planladığını aktardı.
NE OLMUŞTU?
Dolar/yen paritesi, 29 Temmuz'da gün içinde 163,92 ile son yılların en yüksek seviyelerini test etmişti. Kur, 30 Temmuz'da 163,40 seviyesinden güne başladıktan sonra gün içinde 163,75'i görmesine karşın 157,98'e kadar geriledi ve günü yüzde 2,36 kayıpla 159,54 seviyesinde tamamlamıştı.
Ortak müdahalenin gerçekleştiği 31 Temmuz'da ise parite gün içinde en yüksek 160,89'u görmesine rağmen günü yüzde 1,23 düşüşle 157,58 seviyesinde kapatmıştı.
Uluslararası basında, 31 Temmuz'da ABD Hazine Bakanlığının yene müdahalede bulunabileceğine ilişkin haberler yer almıştı.
ABD ve Japonya'nın bu adımı, 2011'de Japonya'da meydana gelen depremin ardından gerçekleştirilen koordineli döviz müdahalesinden bu yana iki ülke arasında yapılan ilk ortak döviz piyasası müdahalesi oldu.
