Güllü'nün ölümünde yeni ses kaydı! Tuğyan'ın telefonda kaçış planı ortaya çıktı: Tırla Fransa'ya...
Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturmada dosyaya giren yeni ses kayıtlarında, Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun yurt dışına çıkış planı ve ifade sürecine ilişkin konuşmaları yer aldı. Ulu’nun kayıtta Tuğyan Ülkem Gülter için "O gün oturdu, plan yaptı" ve "Tuğyan'ı daha fazla korumayacağım" dediği duyuldu.
Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturmada dosyaya giren yeni ses kayıtları, davanın ilk duruşması öncesinde ortaya çıktı.
Şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu arasında geçtiği belirtilen konuşmalarda, yurt dışına çıkış planından ifade sürecine kadar çeşitli ayrıntıların konuşulduğu görüldü.
ATV Haber'in haberine göre, kayıtlarda Tuğyan Ülkem Gülter’in Fransa ve Gürcistan seçeneklerinden söz ettiği duyulurken, Sultan Nur Ulu’nun da Fransa’ya pasaportsuz tırla gitme ihtimalinden bahsettiği aktarılıyor. Konuşmaların bir bölümünde ise Gülter’in, "Fransa’ya bizzat gidebiliriz" dediği duyuluyor.
Güllü'nün oğlu Tuğberk'ten kardeşi Tuğyan'a sert sözler: Kardeşliğimiz söz konusu değil
İFADE ÖNCESİ AVUKAT GÖRÜŞMESİ
Dosyaya giren kayıtlarda yalnızca yurt dışına çıkış iddiası değil, şüphelilerin ifade sürecine ilişkin konuşmalar da yer alıyor. Tuğyan Ülkem Gülter, Sultan Nur Ulu ve avukatları arasında geçtiği belirtilen görüşmede, ikilinin aynı gün ancak ayrı ayrı ifade vermesi konusu ele alınıyor.
Kayıtlarda avukatın, iki kişinin de lehine olacak şekilde ayrı ayrı konuşacağını söylediği duyulurken, tarafların o dönem 'Güllü'nün öldüğü ana ilişkin olduğu' düşünülen ses kaydının gerçekten mevcut olup olmadığını da değerlendirdiği görülüyor. Avukatın, kaydın bulunmama ihtimalinden ve bunun bir "zarf atma" olabileceğinden söz ettiği aktarılıyor.
"TUĞYAN’IN PLANLARINI DA ANLATACAĞIM"
Ses kayıtlarının devamında Sultan Nur Ulu’nun, Tuğyan Ülkem Gülter’i artık korumayacağını söylediği ve emniyette onun planlarını anlatacağını belirttiği öne sürülüyor.
Avukat: Acaba kaçsak mı ki diye şeyler söyledi.
Sultan: Acaba kaçsak mı ki demedi. Tuğyan bayağı o gün oturdu, plan yaptı.
Avukat: İkinizin de lehine olacak şekilde ayrı ayrı konuşacağım sizinle.
Sultan: Abla, ben çok farklı ifade vereceğim. Botlar, tırlar, bilmem neler, hepsini anlatacağım. Tuğyan’ın planlarını da anlatacağım.
"ONU DAHA FAZLA KORUMAYACAĞIM"
Kayıtların bir başka bölümünde ise Sultan Nur Ulu’nun Tuğyan Ülkem Gülter tarafından zor durumda bırakılmaktan endişe ettiği görülüyor.
Ulu’nun, "Tuğyan’ı daha fazla korumayacağım" ve "Tuğyan tarafından zor duruma düşürülmek istemiyorum. Avukat Rahmi 30 yıl yatacaksınız diyordu" şeklindeki ifadeleri kayıtlara yansıyor.
OLAYIN GEÇMİŞİ
Şarkıcı Gül Tut (52), 26 Eylül 2025'te Yalova'nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'nde bulunan 6. kattaki evinin üzeri kapalı terasındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmişti.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmada, Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve olay günü aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu, Ulu'nun babası Arif Ulu ile 2 kişi gözaltına alınmıştı.
Gözaltına alınanlardan Gülter tutuklanmış, Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verilmiş, diğer 3 kişi ise savcılıktaki ifadelerinin ardından salıverilmişti.
Tut'un ölümüyle ilgili tutuklu bulunan Gülter'in eski nişanlısı Kervan E, "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla gözaltına alınmış, emniyetteki işlemlerinin ardından getirildiği Yalova Adliyesi'nde "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atma" adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.
Güllü’nün ölüm gecesine dair yeni ses kaydı… Eski nişanlısı açıkladı: ‘Gel seni camdan atacağım’ demiş
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan iddianamede, maktul Tut'un 26 Eylül 2025'te saat 01.26'da Çınarcık ilçesindeki evinde, kızı Gülter'e ait odanın penceresinden 18,17 metre yükseklikten beton zemine düştüğü, kafatası ve omur kırıklarıyla, iç organlarda ve büyük damarlarda meydana gelen çok sayıda yaralanmaya bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirtilmişti.
İddianamede, Gülter'in olay gecesi arkadaşı Ulu'dan annesinin çok sevdiği "Malkata" isimli şarkıyı açmasını istediği, şarkının Tut'un banyodan çıktığı sırada cep telefonundan başlatıldığı belirtilmiş, müziği duyan Gül Tut'un kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte müziğe eşlik ettiği ve bir süre roman havası oynadığı kaydedilmişti. Şarkının özellikle Tut'u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığı vurgulanan iddianamede, bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğu ifade edilmişti.
Olay anına ilişkin kamera ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporunda düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin "Hadi görüşüürüüüz" dediğinin değerlendirildiği kaydedilmişti. Savcılığın, söz konusu sesin Gülter'e ait olduğu kanaatine vardığı belirtilmişti.
İddianamede, şüphelinin bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı ileri sürülmüştü.
Duruşma öncesi Güllü davasında yeni ses kaydı ortaya çıktı: Annesini camdan attı, tehdit etti
Olay sırasında odada bulunan Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında Tut'un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı hatırlatılan iddianamede, Ulu'nun ifadesinde Tut'un yüzü pencereye dönük halde bulunduğu sırada Gülter'in annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını söylediği kaydedilmişti.
Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde ise "Tuğyan'ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini" ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespitine yer verilen iddianamede savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirmişti.
Gülter ve Ulu'nun olaydan sonra İstanbul'da kaldıkları bir otelde, yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları, görüşmede Ulu'ya, Gülter tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Gülter'in ise araya girerek "Tabii ki ediyorum, bir gün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem." dediği belirtilmişti.
İddianamede, şüphelinin olayın ardından telefon değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği destekleyici deliller arasında gösterilmişti. Savcılığın, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlara dayanarak tutuklu Gülter'in "tasarlayarak yakın akrabayı öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını, diğer sanık Ulu'nun ise "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istediği belirtilmişti.
