Sorarken utandım!
Dünya, Türkiye’nin PISA başarısını konuşurken biz karalama yarışındayız. OECD yetkilisine “Hile var mı?” diye sordum. Şaşırdı, “Süreç bilimsel yöntemlerle yürütülüyor” deyince ben utandım! Peki ya o iftiracılar utanır mı?
Türkiye, PISA 2025’te tarihî bir başarıya imza attı. Son 10 yılda fen, okuma ve matematikte performansını artıran tek OECD ülkesi olan Türkiye; fende Almanya ve Fransa’yı geride bıraktı, okumada Finlandiya ile farkı 2 puana indirdi. Fen ve okumada OECD ortalamasını geçti, matematikte ise ilk kez ortalamayı yakaladı.
Bu, yalnızca Türkiye için değil, dünyanın da dikkatle incelemesi gereken bir başarı. Fakat biz günlerdir bu başarının gerçekten başarı olduğunu ispatlamaya çalışıyoruz.
Milli Eğitim Bakanı Tekin: PISA başarımız dünyada gündem oldu
PISA sonuçları Avrupa’da ciddi biçimde tartışılıyor. Ülkeler kendi düşüşlerini ve nedenlerini sorguluyor, uzmanlar verileri analiz ediyor. Türkiye’de ise sonuçlar açıklanır açıklanmaz “Yanlışlık var”, “Hile yapıldı” gibi hiçbir somut veriye dayanmayan iddialar ortaya atılıyor.
Sonuçların açıklandığı Bratislava’daki toplantıyı yerinde takip ettim. Türkiye’nin sonuçları uluslararası çevrelerde dikkatle konuşuluyordu. Buna rağmen biz hâlâ kendi başarımızı birbirimize anlatmak zorunda kalıyoruz.
Utanarak da olsa OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas Schleicher’e bu iddiaları sordum. Şaşırdı. PISA sürecinin bilimsel yöntemlerle yürütüldüğünü vurguladı ve “Türk öğrencilerin öğrenmeye yönelik tutumları da cesaret verici” dedi.
Türkiye’de yıllardır çocuklarını “daha iyi yetişsinler” diye Avrupa’ya gönderenler var. Bugün ise Avrupa’da Türkiye’nin eğitimde yakaladığı ilerleme konuşuluyor. Nereden nereye…
Milli Eğitim Bakanı Tekin: PISA başarımız dünyada gündem oldu
Artık “Batı yaparsa iyidir, biz yapamayız” ezberini kırmamız gerekiyor. Yıllarca “Batı bilir, Batı yapar” denildi. Bizim çocuklarımız kendi sahasında Avrupa’daki yaşıtlarını geride bırakınca bazı çevrelerin bütün ezberleri bozuldu. Mesele kalite değilse, nedir?
Elbette konuşacağımız sorunlar var. Devamsızlığımız OECD ortalamasının iki katından fazla. İleri düzey problem çözmede gerideyiz. Dar gelirli ve varlıklı ailelerin çocukları arasındaki başarı farkı hâlâ büyük. Bunların hepsini ele alalaım, eksiklerimizi eleştirelim. Ama önce şunu teslim edelim: Çocuklarımız başardı. Hem de dünyanın en önemli eğitim araştırmalarından birinde. Biraz da bunun gururunu yaşayalım.

