Google Linke Tıkla, Türkiye Gazetesi'ni Google Favorilerine Ekle!

Milli Eğitim Bakanı Tekin: PISA başarımız dünyada gündem oldu

Milli Eğitim Bakanı Tekin: PISA başarımız dünyada gündem oldu

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim ve öğretim gündemine ilişkin önemli soruları cevapladı. Bakan Tekin, PISA başarısına ilişkin yaptığı açıklamada, "PISA başarımız dünyada gündem. 2015 sonrası skorlarımız yükseldi. Eğitimi dershane vesayetinden kurtardık ve başarı geldi." ifadelerini kullandı.

Özetle Dinle
Kaydet
a- | +A

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AA Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları cevapladı.

Bakan Tekin'in açıklamalarından satırbaşları:

"Çocuklarımızın ilkokulu bitirdikten sonra ortaokula devam edebilecekleri bir mekanizma yoktu. Köyünden ilçe merkezine gelemiyor veyahut da benzeri problemler yaşanıyordu. Şimdi eğitime erişimle ilgili sorunları aşabilmek için adımlar atıldı. Ne yaptık? Taşımalı sistem getirdik. Yani eğitimine devam etmek isteyen ama ulaşım problemleri yaşayan öğrencilerimiz için taşımalı sistemi koyduk. Okullarımızın pansiyon kapasitesini artırdık. Dolayısıyla eğitime erişimi bu anlamda Türkiye'yi uluslararası göstergeler açısından bakın şu anda yani 2002 yılında orta öğretime devam oranı yaklaşık yüzde 50'lerdeyken şu an yüzde 90'ların üzerinde.

Okul öncesi eğitime erişim 2002 yılında yüzde 11 iken bugün yüzde 80'in üzerinde. Bunlar çok önemli parametreler. Eğitim erişimi açısından da bu konuyu ciddi şekilde çözdük.

"ÖĞRETMEN SAYISININ ARTMASI PISA SKORLARINA OLUMLU YANSIDI"

Bir başka önemli konu eğitimin niteliği açısından öğretmen sayısı önemli. Yani bir öğretmenin öğretmen başına düşen öğrenci sayısı eğer 30-40'lı sayılarla ifade ediliyorsa eğer o öğretmen arkadaşımızın o sınıfta öğrencilerle o ilişkiyi kurma ihtimali yok. Dolayısıyla ne yaptık? Yaklaşık şu an sistemde kayıtta olan öğretmen arkadaşlarımızın yüzde 80'i AK Parti iktidarları döneminde atandı. O gün 500 bin civarında öğretmenimiz varken 2002 yılından sonra bugün 1 milyon 260 bin özel okuldaki öğretmenlerle beraber öğretmenimiz var. Şimdi bu rakamlar çok önemli. Öğretmen sayısı arttı, altyapı düzeldi ve bu PISA skorlarına olumlu yansıdı.

Sadece bunlar değil, bakın başka ne yaptık, öğretmen nitelikleriyle ilgili olarak... 2014 -2015 yılında öğretmen yeterlilikleriyle ilgili çok kapsamlı bir çalışma yaptık, uluslararası göstergelerle uyumlu bir biçimde, bu da çok önemli. Bir başka önemli husus, şimdi eğitimin ana felsefesi itibariyle okulda ne yapıyoruz biz, ne yapmamız gerekiyor?

1980'li, 1990'lı yıllarda, sizin yaşınız genç hatırlamazsınız, okuldan başka, ders kitabından başka bilgiye erişim mekanizmamız yok. Yani internet, televizyon, cep telefonu, bu tür şeyler yok. Çocuklara bilgiyi nerede verebiliyoruz? Sadece okulda verebiliyoruz. Dolayısıyla okuldaki müfredatımız tamamen bilgi odaklı. 2013 yılında müsteşarlığa başladıktan sonra uluslararası toplantılara katıldık. Katıldığımız bütün uluslararası toplantılarda bize yönelik en önemli eleştiri sizin eğitim sisteminde fiziki, kapasite ve insan kaynağı açısından çok pozitif gelişmeler, mesafeler katettiniz. Ancak hala sizin eğitim felsefenizde bir problem var.

"MÜFREDATLARIMIZ ŞİŞMİŞTİ"

Bizim müfredatlarımız şişmiş. Şimdi şişince ne oluyor? Atıyorum haftalık 3 saat dersiniz var. 3 saatlik bir ders öğretiyorsunuz. Ama biz sizin müfredatınıza haftada 6 saat, 7 saat zaman ayırırsanız eğer öğretebileceğiniz bir müfredatı doldurmuşuz. Çünkü aklımıza gelen her şey, trafik kazaları yoğunlaşıyor, bunu koyalım, sağlıkla ilgili bir şey oluyor, bunu da koyalım müfredata ve müfredatımız şişmiş. Hal böyle olunca öğretmenimiz haftada 6 saat, 7 saat imkan vermemiz gereken bir dersi haftada 3 saatle sınırlandırdığımızda öğretmenimiz müfredatı yetiştirmek için hızlı gidiyor. Çünkü bir taraftan müfredatı yetiştirecek. Bunu yaptığı zaman öğrenciler, verilmesi gereken eğitimi sağlıklı alamıyorlar. Öğrenci başarısız, öğretmen başarısız, okul başarısız, eğitim sistemi başarısız. Şimdi eğitime erişim arttığına göre o zaman müfredatı da buna göre seyretmek ve ilerleyen eğitim kademelerine bazı şeyleri kaydırmak gerekiyor ki sistem başarılı olsun.

Dolayısıyla bizim yaptığımız, 2013'ten itibaren yaptığımız ikinci konu burası. Peyderpey kademeli bir biçimde tedricen müfredatı seyretme sürecine girdik ve müfredatın bilgi odaklı olmaktan ziyade uluslararası mekanizmaların ölçtüğü sistematiğe uygun bir biçimde ve de çocuklarımızın bilgi erişiminin bu kadar kolay olduğu bir dönemde bilgi erişmeyi değil eriştikleri bilgiyi gündelik hayatta ve toplumsal yaşamlarında kullanabilecekleri hale dönüştürmek gerekir.

"'MÜFREDATI REVİZE ETMEMİZ LAZIM' DEDİK"

Şimdi bunun çalışmasını başlattık o tarihlerde. Dedik ki 'bu müfredatı buna göre revize etmemiz lazım.' Dolayısıyla 2024 yılında hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bu iki parametre açısından çok önemliydi. Bunu o zaman da yayınlarımızda söyledim. Ben dedim ki 'bakın bunu değiştirdiğimizde çocuklarımızın yani birer bilgi yüküne dönüştürüldüğü sadece bilgi vermek, bilgiyi ezberletmek yerine kendilerine verilen bilgiyi analitik bir biçimde değerlendirebileceği ve gündelik yaşam becerisine dönüştürebileceği hale getirirsek eğer biz eğitim sistemimizde başarılı olacak'. Bununla beraber eğitim sistemimizin içerisindeki bilgi yükünü azaltabilirsek eğer müfredatta öğretmenimizde başarılı olacak, sistem de başarılı olacak. Bunu da çok detaylı bir biçimde bunları hep konuştuk. Dolayısıyla bu PISA skorlarıyla ilgili önemli adımlardan bir tanesi bu.

Bir başka konu şu, 2013 yılında şimdi bu değerlendirmeleri yaparken peki Milli Eğitim Bakanlığı'nda bunu kim takip ediyor? Yani ölçme değerlendirme sistemimizi bununla ilgili uluslararası göstergelerle karşılıklı orada neler ölçülüyor? Biz neyi veriyoruz? Bunu değerlendiren bir birim var mı Milli Eğitim Bakanlığımızda? Yok. O zaman dedik ki, birlikte çalıştığımız Sayın Bakanımız Nabi Hoca'ya, 'hocam dedim böyle bir birim kurmamız lazım bizim.' Ölçme, değerlendirme ve sınav hizmetleri diye ismiyle bir genel müdürlük kurduk. ve bu genel müdürlüğün önemli işlevlerinden bir tanesi de hem ulusal hem uluslararası düzeyde izleme ve değerlendirme yapmak. Aynı zamanda ölçme mekanizmalarımızı da burası üzerinden yapmaya başladık. Bu ne getirdi beraberinde? OECD ve PISA gibi yapılarla bakanlığımızın öğretim programları arasındaki uyumu, oralarda ölçülen şeylerle bizim sistemimizdeki uyumu karşılıklı olarak analiz edebileceğimiz çok önemli bir alan oluşturdu bize. Her yıl bir izleme ve değerlendirme yapma kapasitesine sahiptik.

"TÜRKİYE OLAĞANÜSTÜ BİR BAŞARI ÇITASI GÖSTERİYOR"

Şimdi bundan yaklaşık yani PISA skorları açıklanmadan yaklaşık 15 gün kadar önce PISA yönetimiyle online bir toplantı yaptık. Toplantıda PISA yönetim kurduğu başkanım, yanlış hatırlamıyorsam Portekizli Andreas bizden şöyle bir şey istedi. Dedi ki '8 Eylül'de yapacağınız konuşmada bizim çok dikkatimizi çeken bir şey var. Bunu diğer ülkelere anlatmanızı istiyoruz.' Yani Türkiye olağanüstü bir başarı çıtası gösteriyor. Fakat ilginç olan bir şey var. Bu çıta 2015'den sonra yükselişe geçiyor. Şimdi benim size şimdiye kadar anlattığım her şey 2015 öncesi ne? Yani bu fiziki kapasite ve benzeri şeyler. Peki şimdi yabancı bir gözlemci, bir eğitimci. Bu analizi yaptığına göre 2015'te bizim ülkemizde önemli bir şey olması lazım. Peki 2015'te ne oldu? 2015 bizim açımızdan şu noktada çok önemli.

Biz 2014 yılında dershane kanunu çıkarırken dershanelerle ilgili en önemli bizim iddiamız şuydu. Dershane dediğimiz yapılar, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ders kitapları, öğretim programları, okullar ve öğretmenleri üzerinde bir vesayet mekanizması. Yani siz okulda ne öğretirseniz öğretin, piyasada bir algı oluşmuş, bir sektör var, işte FETÖ vesayeti... Bu vesayet diyor ki, 'Milli Eğitim'in öğretmenleri işe yaramaz, Milli Eğitim'in ders kitapları işe yaramaz, Milli Eğitim'in okulları işe yaramaz. Siz orada 12 yıl boşuna okuyorsunuz, 3 ay bizim dershaneye gelin, 6 ay bizim dershaneye gelin.' Şimdi böyle bir algı olduğu sürece sizin eğitim sisteminiz bu vesayetten kurtulmadığı sürece başarılı olma ihtimali yok. Bunu ben içeride, Türkiye içinde çok kullanıyordum. Ama bunu PISA Yönetim Kurulu Başkanı'nın skorlar üzerinden tespit etmiş olması benim açımdan çok önemli bir nokta ve Türkiye'de belki bugün konuştuğumuz bu skorlar noktasında çünkü biz o tarihle beraber dershanelerin yerine ihdas ettiğimiz kurumlara, özel öğretim kursları dediğimiz kurumlara bir şart koştuk. Dedik ki 'sizin programlarınız, müfredatınız talim terbiye kurulu başkanlığı tarafından onaylanmak zorunda ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın müfredatıyla uyumlu olmak zorunda.' Şimdi bu vesayeti bir karşılıklı ilişkiye dönüştürdük, birbirini tamamlayan ilişkiye dönüştürdük ve bu bence çok önemli bir adımdı.

"ÖĞRETMEN ARKADAŞLARIMIZA CEP TELEFONU UYARISINDA BULUNDUK"

Sınıfta cep telefonu kullanımını biraz abartan öğretmenlerimiz vardı. Öğretmen arkadaşlarımıza derste cep telefonu kullanmama konusunda uyarıda bulunduk.

(Beyaz önlük uygulaması) Öğretmenlerimiz Devlet Memurları Kanunu'na tabi, Kılık Kıyafet Yönetmeliğinde öğretmenlerin nasıl giyineceği tanımlanmış.

(Beyaz önlük) Kamu kurumu niteliğindeki okullarda mevzuata göre davranılması gerektiğini hatırlatıyorum. Buna karşı çıkanların 'yasakçı' eleştirisi yapmaları tutarsız.

(Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli) Yüzde 30 oranında müfredatımızı hafiflettik. Bu haliyle müfredatımız hala biraz yoğun.

Önümüzdeki yıl bütün öğretim kademelerinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne geçmiş olacağız.

(Adrese dayalı kayıt sistemi) Herkes kendi adres bölgesindeki okula kayıt yaptıracak, onun dışındaki yerlere kaydı sınırlandırdık. Sahadan pozitif bir dönüş var.

(Adrese dayalı kayıt sistemi) Veliler, adresine, evine en uygun okul diye tanımladığımız okula değil de başka bir okula kayıt yaptırmak istiyorsa, o illegal bir şey."

Ayrıntılar geliyor...

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Yayın Tarihi |
Haberle İlgili Daha Fazlası
Eğitim
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
YORUMLAR
ÖNE ÇIKANLAR
SONRAKİ HABER
Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.