Asgari bordro oyunu! Bankayı bypass eden yandı, SGK devrede
Bazı işverenlerin çalışanlarını bordroda asgari ücretli gösterip maaşın kalan kısmını elden ödemesi, hem işçinin geleceğini hem de devletin vergi ve prim gelirlerini olumsuz etkiliyor. "Kayıtlı kayıt dışılık" olarak tanımlanan bu uygulama nedeniyle çalışanların emekli maaşı, kıdem tazminatı ve sosyal güvenlik haklarında ciddi kayıplar yaşanıyor.
Bu usulsüzlüğün önüne geçmek amacıyla 2008'de başlatılan yasal düzenlemeler, geçen yıl yapılan yeni değişikliklerle daha da sıkılaştırıldı. Yeni uygulamayla birlikte asgari bordro gösterip elden ücret ödeyen işverenlere yönelik yaptırımlar ağırlaştırılırken, denetimlerin de artırılması hedefleniyor.
SGK Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, konuyu bugünkü köşesinde değerlendirdi.
Karakaş, yazısında şu ifadelere yer verdi:
KANUNİ KALKAN VE ŞEFFAFLIK
Borçlar Kanunu, Basın İş, Deniz İş ve İş Kanunu’nda yapılan köklü değişikliklerle, tüm ücret ve tazminat ödemelerinin bankalar vasıtasıyla yapılması mecbur kılınmıştır. Kanunun ruhu, şeffaflığı tesis etmektir. Bu uygulama sayesinde işveren, borcunu ifa ettiğini zahmetsizce ispat edebilmektedir.
Muhtemel ihtilaflar daha başlamadan kökten engellenmektedir. Büyük müesseselerde maaş ödemeleri sürat kazanmıştır. Ayrıca personelin tek bankada toplanması, ciddi bir promosyon geliri doğurmaktadır. Ne acıdır ki, yasal boşluktan faydalanan bazı işverenler bu promosyonları kendi kasalarına aktarmaktadır; bu durum hakkaniyete sığmamaktadır.
ÇEMBER DARALDI: SINIR 3 İŞÇİ!
Devlet, denetim ağını adım adım genişletmektedir. İlk etapta 2009 yılında 10 işçi ile başlayan mecburi banka yolu, 2016 yılında 5 çalışana kadar indirilmiştir.
Nihayet, geçtiğimiz sene yapılan değişiklikle çember tamamen daralmıştır. Bünyesinde sadece 3 ve üzeri çalışan bulunduran tüm iş yerleri bu kapsama dâhil edilmiştir. Artık kaçış yolu kalmamıştır; gazetecilerden gemi adamlarına kadar herkes bu sıkı koruma kalkanının şemsiyesi altındadır.
İSTİSNALAR VE AÇIK BEYAN KAMÇISI
Hukuk, hayatın olağan akışını ihmal etmez. Banka şubesi bulunmayan mahallerde, ödemelerin PTT vasıtasıyla yapılmasına müsaade edilmiştir.
Ancak burada çok kritik bir şart mevcuttur: Gönderilen meblağın mahiyeti (ücret, prim, ikramiye, telif) hesap dökümünde açıkça ve tek tek belirtilmelidir. Hiçbir duraksamaya, hiçbir şüpheye mahal bırakılmayacaktır. Muğlak ibarelerle elden para tamamlama devri resmen kapanmıştır. Aksi tavır, doğrudan ceza davetiyesidir.
KANUNA UYMAYAN PATRONA ÇİFTE CEZA!
Kanuna uymayan patronu tek değil, çifte ceza beklemektedir. Bankadan geçmeyen her kuruş için idari para cezaları harfiyen kesilecektir.
Üstelik cezalar her bir çalışan ve her bir ay için katlanarak uygulanır. 2026 yılı itibarıyla
- Normal İşçi Başına: 2.734 TL / Ay
- Gemi Adamı Başına: 36.211 TL / Ay
- Gazeteci Başına (En Yüksek Ceza): 45.278 TL / Ay
Bununla da bitmemektedir! Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) devreye girmektedir. Maaş bordrosunda işçinin ıslak imzası yoksa ve ödeme bankadan yapılmamışsa, fiilin ağırlığına göre 396.360 TL’ye varan devasa cezalar tatbik edilecektir.
Kısacası, gayriyasal yollara sapan işveren, attığı taşla ürküttüğü kurbağaya değmediğini acı bir tecrübeyle anlayacaktır.
HASILIKELAM: "Devletin hakkı devlete, işçinin hakkı işçiye teslim edilmelidir. Hak yemek, geleceği gasp etmektir. Emeğin mukaddesatına hürmet gösteren tüm basiretli işverenlerimize selam olsun.
