Herkes deprem sandı, gerçek çok daha korkunç çıktı! İşte Nepal-Tibet sınırında dehşetin nedeni
Nepal-Tibet sınırında dün meydana gelen felaket, Himalayalar’ın eteklerinde büyük bir yıkıma yol açtı. Bir anda yükselen sel suları, köyleri, yolları ve köprüleri önüne kattı. İlk anda yaşanan sarsıntının deprem olduğu düşünüldü. Ancak saatler ilerledikçe felaketin ardındaki gerçek ortaya çıktı.
HİMALAYALAR'DA BİR ANDA KABUS BAŞLADI
Dün sabah Nepal-Tibet sınırındaki dağlık bölgede büyük bir sarsıntı ve ardından şiddetli bir sel meydana geldi.
Sular ve çamur dar vadilere hızla dolarken bölgede bulunan insanların kaçacak zamanı bile olmadı. Yerleşim yerleri kısa sürede sular ve enkaz altında kaldı.
Felaketin boyutu ise ilk görüntülerin ortaya çıkmasıyla anlaşılmaya başladı.
ÖLÜ SAYISI 270'İ AŞTI, YÜZLERCE KİŞİ KAYIP
Nepal ve Tibet'ten gelen son bilgilere göre felakette en az 270 kişi hayatını kaybetti. Ancak bilanço bununla sınırlı değil.
Bölgede yaklaşık 1.500 kişinin hâlâ kayıp olduğu bildiriliyor. Arama kurtarma ekipleri, ulaşılması güç dağlık bölgelerde kayıplara ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Kayıplar arasında çok sayıda yabancı turistlerin de bulunması, felaketin boyutunu uluslararası bir krize dönüştürdü.
KÖYLERİ, YOLLARI VE KÖPRÜLERİ SİLDİ
Sel yalnızca evleri vurmadı. Felaketin geçtiği güzergâhta kritik ulaşım bağlantıları da yok oldu.
Lhende Khola vadisinden ilerleyen su, çamur ve kaya kütlesi yerleşimleri yuttu. En az 19 köprü ve yaklaşık 40 kilometrelik yolun kullanılamaz hâle geldiği bildirildi.
Bu nedenle ekiplerin felaket bölgesine ulaşması da son derece zorlaştı.
HERKES DEPREM SANDI
Felaket sırasında kaydedilen sismik hareket, ilk etapta deprem ihtimalini akıllara getirdi.
Ancak yapılan incelemeler, sarsıntının klasik anlamda bir depremden kaynaklanmadığını gösterdi. Asıl neden çok daha farklıydı.
FELAKET NASIL GERÇEKLEŞTİ VE TETİKLENDİ?
Çarşamba günü sabah saatlerinde dağlık sınır bölgesinde ani sel ve çamur heyelanları meydana geldi.
Lhende Khola nehir vadisini basan devasa su, çamur ve kaya kütlesi köyleri yutarak evleri ve kritik altyapıyı yıktı. En az 19 köprü ve yaklaşık 40 kilometrelik yol sulara kapılarak yok oldu. Bölgedeki yerel haber editörlerine göre, olay anında yağmur yağmadığı için yetkililer felakete tamamen hazırlıksız yakalandı.
Uydu görüntüleri, felaketin yaklaşık 5.200 metre yükseklikteki buzulun alt kısmından büyük bir parçanın kopmasıyla başladığını gösterdi.
Yaklaşık 1.200 metre aşağıya, vadi tabanına düşen bu kütle, kaya ve tortuları da sürükleyerek büyük bir çığ oluşturdu. Bu çığ, Nepal-Çin sınır kapısının yaklaşık 20 km kuzeydoğusundaki Lhende Nehri'ni geçici olarak tıkadı ve oluşan doğal setin çökmesiyle nehrin aşağısına doğru çok güçlü bir sel dalgası yayıldı.
İlk raporlar felaketin 4.4 büyüklüğünde bir depremle tetiklendiğini öne sürse de ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) sismik sinyalin depremden değil, sismik olarak 5.2 büyüklüğünde bir sarsıntıya yol açan heyelanın kendisinden kaynaklandığını açıkladı.
FELAKET SADECE NEPAL'İ VURMADI
Sel suları, Trishuli Nehri'ndeki su seviyesinin sadece 30 dakikada 9 metreye kadar yükselmesine neden oldu. Nepal'in Rasuwa bölgesindeki Timure ve Syapru Besi yerleşim yerleri sular altında kalırken, sel dalgası güneye ilerleyerek Nuwakot ve Dhading bölgelerinde de hasara yol açtı.
Sınırın diğer tarafında ise çamur ve moloz yığınları Tibet'in Gyirong Limanı'nı vurdu. Trishuli Nehri, güneye doğru ilerleyerek Hindistan'ın Bihar eyaletine Gandak Nehri adıyla giren Narayani Nehri ile birleşmektedir.
Hindistan, Nepal'e çadır, battaniye, ilaç ve hijyen kitleri dahil 10 ton acil yardım malzemesi gönderdi. Uluslararası Kızılhaç (IFRC), acil kurtarma operasyonları için 1 milyon İsviçre frangı ($1.2 milyon) fon serbest bıraktı.
Birleşmiş Milletler kurtarma çalışmalarına destek için personel görevlendirirken, Avrupa Birliği hasar tespiti amacıyla Copernicus uydu görüntüleme sistemini etkinleştirdi. ABD ise afet müdahale danışmanı ile birlikte 500.000 dolar yardım sağladı.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ROLÜ
Bilim insanları, buzul çöküşünün nedenlerini araştırmayı sürdürürken iklim değişikliğinin olay üzerindeki doğrudan etkisi henüz kesinlik kazanmış değil. Ancak felaket, Himalayalar’da sıcaklıkların hızla yükseldiği ve buzulların giderek küçüldüğü bir dönemde yaşandı.
BUZULLARIN ERİME HIZI ARTIYOR
Hindu Kuş-Himalaya sıradağlarındaki buzullar, 2011-2020 döneminde bir önceki on yıla göre yüzde 65 daha hızlı eridi. Nepal’deki buzulların ise son 30 yılda hacimlerinin yaklaşık üçte birini kaybettiği belirtiliyor.
Uydu verileri, çöküş öncesinde bölgede alışılmadık derecede yüksek sıcaklıklar görüldüğünü ortaya koydu. Azalan kar örtüsünün buz tabakalarını açığa çıkarması da buzulun yapısını daha kırılgan hâle getirmiş olabilir.
5 BİNDEN FAZLA PERSONEL SAHADA
Felaketin ardından Nepal ordusu ve polisinden 5 binden fazla personel arama-kurtarma çalışmalarına katıldı. Ekipler, kayıplara ulaşmak için helikopter, dron ve arama köpeklerinden yararlanıyor.
Ancak yüksek su seviyesi, yıkılan yollar ve bölgeyi kaplayan kalın çamur tabakası çalışmaları güçleştiriyor.
ÇİN'DE YENİ SEL ENDİŞESİ
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Tibet’teki kayıpların bulunması için kapsamlı kurtarma çalışmalarının yürütülmesi talimatını verdi.
Çinli yetkililer ise Gyirong bölgesinde oluşan set gölünü yakından takip ediyor. Dağlardan kopan kaya ve toprak kütlesinin nehir yatağını kapatmasıyla oluşan gölde su seviyesinin yükselmesi, yeni bir taşkın riskini beraberinde getiriyor.
