"Yarın bana kim bakacak?" sorusuna devlet güvencesi! Bakım sigortası için düğmeye basıldı
Türkiye’de nüfus yapısı hızla değişiyor. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı artarken, doğum oranlarındaki düşüş ve yaşam süresinin uzaması gelecekte bakım ihtiyacının daha da büyüyeceğine işaret ediyor.
SGK Başuzmanı İsa Karakaş, bugünkü köşe yazısında bu soruna dikkat çekerek uzun süreli bakım için yeni sigorta sistemini işaret etti.
TÜİK verilerine göre 65 yaş ve üzerindeki nüfusun 2019'da 7 milyon 550 bin 727 iken, 2024'te 9 milyon 112 bin 298'e yükseldiğine dikkat çeken Karakaş, yaşlı nüfusun toplam nüfus içerisindeki payının da yüzde 9,1'den yüzde 10,6'ya çıktığını belirtti.
YAŞLI NÜFUS 10 MİLYON SINIRINA DAYANDI
Karakaş, son beş yılda yaşlı nüfusun yüzde 20,7 oranında arttığını belirterek Türkiye'nin artık genç nüfus yapısından hızla uzaklaştığını ifade etti.
Nüfus artış hızındaki düşüşe de dikkat çeken Karakaş, 2022'de binde 7,1 olan nüfus artış hızının 2023'te binde 1,1'e gerilediğini aktardı. Bu eğilimin devam etmesi halinde nüfus artış hızının önümüzdeki dönemde negatife dönme riskinin bulunduğunu kaydetti.
Karakaş'a göre yaşlanan nüfus ve azalan nüfus artışı, beraberinde ciddi bir bakım ihtiyacı doğuracak. Bakıma muhtaç kişi sayısındaki artışın sosyal güvenlik ve sağlık sistemi üzerindeki yükü de artıracağına dikkat çekti.
Karakaş'ın yazısının devamı şu şekilde:
Nüfus artış hızımız ise alarm veriyor. Nüfus artış hızı 2022 yılında binde 7,1 iken 2023 yılında binde 1,1 seviyesine geriledi. Önümüzdeki dönemde nüfus artışının eksiye düşme riski mevcuttur. Bu gidişat ciddi bir bakıma muhtaçlık krizini beraberinde getirmektedir. Bakıma muhtaç fert sayısı katlanarak artıyor. Sosyal güvenlik ve sağlık sistemimiz ağır bir yük altındadır. Genel sağlık sigortası giderleri rekor seviyelere ulaşmıştır. Su akarken testiyi doldurmak şarttır.
HER DÖRT HANEDEN BİRİNDE BİR YAŞLI VAR!
Ülkemiz geçmişte en genç nüfusa sahipti. Şimdi ise hızla ihtiyar bir nüfusa evrilmektedir. Evlilikler gecikiyor. Doğum oranları düşüyor. Ortalama hayat süresi ise uzuyor. 2024 yılı verilerine göre ülkemizdeki 26 milyon 599 bin 261 hanenin 6 milyon 726 bin 583’ünde en az bir yaşlı birey yaşamaktadır. Yani her 4 haneden birinde 65 yaş üstü bir büyüğümüz bulunmaktadır.
"Düşmez kalkmaz bir Allah. Bugünün genci, yarının ihtiyarıdır." Geleneksel aile yapımız değişiyor. Eskiden bakım yükünü evlatlar üstlenirdi. Şehirleşme arttı. Çalışma şartları ağırlaştı. Aile bağları zayıfladı. Ailelerin uzun süreli bakım hizmetlerini üstlenmesi zorlaştı. Bakıma muhtaç yaşlı ve engelli sayısı zirveye çıktı. Yeterli bakımevi bulunmuyor. Özel bakım maliyetleri ise cep yakıyor. Çoğu ailenin bu masrafları karşılaması imkânsızdır.
DEVLETİN EVDE BAKIM YARDIMI YETERLİ Mİ?
Hastalık, kaza, afet veya yaşlılık sebebiyle birçok insanımız elden ayaktan düşmektedir. Günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamamaktadır. Devletimiz yoksul durumdaki bu vatandaşlarımıza evde bakım yardımı sunmaktadır. Halen 500 binden fazla kişi bu nakdî yardımdan faydalanmaktadır. Ödeme, hastaya bakan akrabasına yapılmaktadır.
Ancak mevcut sistem yetersizdir. Bu ödemeler bir sosyal yardım niteliğindedir. Sosyal güvenlik çatısı altında değildir. Planlı ve sürdürülebilir bir yapıda değildir. Derde derman olmaktan uzaktır. Artık köklü bir reform kaçınılmazdır.
OVP İLE GELECEĞE GÜÇLÜ ADIM: BAKIM SİGORTASI
07 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program (OVP), tarihi adımlar içermektedir. OVP sadece ekonomi ve enflasyonla sınırlı değildir.
Yaşlı, engelli ve bakıma muhtaç tüm vatandaşlarımızı ilgilendirmektedir. Programın ana hedefi "Tamamlayıcı Uzun Süreli Bakım Sigortası" altyapısını kurmaktır.
OVP kapsamındaki yenilikler şunlardır:
- Bakım Ekonomisi Güçlendirilecek: Nüfus artış hızının sosyal güvenlik dengesine etkisi analiz edilecektir.
- Bütünleşik Hizmet Sunulacak: Evde sağlık ve palyatif bakım hizmetleri birinci basamak ve yataklı tedavi ile entegre edilecektir.
- Kadın İstihdamı Desteklenecek: Bakım ve kreş imkânları artırılacaktır. Bakım yükü nedeniyle işten ayrılan kadınlar çalışma hayatına dönecektir.
SİGORTANIN FİNANSMANI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
İş kazasında ve hastalıkta SGK nasıl bir güvenceyse, Bakım Sigortası da yaşlılıkta öyle bir kalkan olacaktır. "Yarın bana kim bakacak?" endişesi son bulacaktır. Zira kula muhtaç olmaktansa devlete dayanmak evladır.
Bu yeni sigorta kolu sosyal sigortacılık ilkelerine göre işleyecektir. Finansmanı çalışan, işveren primleri ve devlet katkısı ile sağlanacaktır.
Böylece ailelerin üzerindeki maddi ve manevi yük kalkacaktır. Sosyal güvenlik sistemimiz iflas riskinden korunacaktır. Vakit nakittir. Türkiye bu konuda geç kalmıştır. Düzenleme derhal yürürlüğe konulmalıdır. Belediyeler de gereksiz harcamalar yerine bakımevi yapımına ağırlık vermelidir.
