Gayrimenkul yatırımında yeni rota: Yalnızlara bakım köyü
Türkiye hızla yaşlanan bir topluma dönüşürken, bakım hizmetlerine olan ihtiyaç her yıl büyüyor. Huzurevleri artık yaşam köylerine dönüşüyor. Bu da gayrimenkul üreticilerinin dikkatini çekiyor. Bu alana yatırımlar hızla artıyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde bu konseptte olan 5 bin tesis ihtiyacı bulunuyor.
- Türkiye'nin demografik yapısı hızla yaşlanıyor; 65 yaş üstü nüfusun payı son 15 yılda %7'den %11'e yükseldi ve bu oran 2075'e kadar %30'lara ulaşması bekleniyor.
- Mevcut yaşlı bakım tesislerinin (yaklaşık 30 bin kişilik kapasite) yetersiz kalması, önümüzdeki beş yıl içinde 5 binden fazla yeni sosyal tesis ihtiyacını doğuruyor.
- Yaşlı nüfusun artışı, gayrimenkul sektöründe yaşlı bakım evleri ve 'yaşlı yaşam köyleri' projelerine güçlü bir yatırım alanı açıyor.
- Türkiye, iklim avantajı ve göreceli düşük maliyetlerle Avrupa'daki yaşlı nüfusun bakım ihtiyacına yönelik uluslararası yatırımcılar için 'yaşlı yaşam üssü' olma potansiyeli taşıyor.
- Sektörde, klasik huzurevi algısının yerini restoran, spor alanları, SPA gibi olanaklar sunan lüks ve orta sınıf 'yaşlı bakım köyleri' alarak çeşitleniyor.
NECMİ ÇİÇEKÇİ - Türkiye’de demografik yapı hızla değişiyor. Nüfus yaşlanıyor, evlilik oranları geriliyor, boşanmalar artıyor. Bu tablo, yalnız yaşamak zorunda kalan yaşlı nüfusun barınma ve bakım ihtiyacını daha görünür hale getirirken, gayrimenkul sektöründe de yeni ve güçlü bir yatırım alanının kapısını aralıyor. Uzmanlara göre önümüzdeki 10 yıl içinde konut yatırımcılarının önemli bir bölümü rotasını yaşlı bakım evleri ve ‘yaşlı yaşam köyleri’ projelerine çevirmek istiyor.
TÜİK verileri ve uzun vadeli nüfus projeksiyonları, önümüzdeki 20–30 yıllık dönemin yalnızca sosyal değil, aynı zamanda mekânsal ve yatırım odaklı bir dönüşüme işaret ettiğini ortaya koyuyor. Son 15 yılda 0–14 yaş grubu nüfusun payı yüzde 25’lerden yüzde 20’lere gerilerken, 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı yüzde 7’lerden yüzde 11’lere yükseldi. Bu eğilim, Türkiye’nin hızla yaşlanan bir nüfus yapısına doğru ilerlediğini açık biçimde gösteriyor.
MEVCUT KAPASİTE İHTİYACA YETMİYOR
Türkiye’de şu anda kamu ve özel sektör dahil olmak üzere yaklaşık 450–500 bakım kurumu bulunuyor ve bu tesisler toplamda yaklaşık 30 bin yaşlıya hizmet veriyor. Ancak uzmanlara göre bu kapasite hızla artması beklenen talebi karşılamakta yetersiz kalıyor. İhtiyacın ise beş yıl içinde 5 bin sosyal tesisin üzerine çıkabileceği ifade ediliyor.
Yaşlı nüfus artışı yalnızca bakım evi ihtiyacını büyütmekle kalmıyor; sağlık hizmetleri, rehabilitasyon merkezleri, medikal teknoloji yatırımları ve yaşlılara yönelik ürün ve hizmet pazarında da genişleme oluşturuyor. Bu durum, sektörü klasik bir sosyal hizmet alanından çıkararak çok boyutlu bir ekonomik yatırım başlığına dönüştürüyor.
YAŞLI NÜFUS EVDE KALMAK İSTEMİYOR
Mevzuata göre Türkiye’de 55 yaş ve üzeri bireyler yaşlı bakım evlerinde kalabiliyor. 2025 yılı itibarıyla bu yaş grubunun toplam nüfus içindeki payı yüzde 21,50 seviyesine ulaşmış durumda. Maksimum emeklilik yaşı olan 65 yaş dikkate alındığında ise oranların daha da çarpıcı bir tablo sunduğu görülüyor: 2025’te yüzde 11,13 olan 65 yaş üstü nüfus oranının 2030’da yüzde 13,46’ya, 2050’de yüzde 23,05’e ve 2075 sonrasında yüzde 30’lar seviyesine ulaşması bekleniyor.
Kentleşme, çekirdek aile yapısının yaygınlaşması ve genç nüfusun büyük şehirlerde yoğunlaşması, yaşlı bireylerin geleneksel aile yapısı içinde bakım görme ihtimalini her geçen yıl azaltıyor. Araştırmalar, 65 yaş üstü bireylerin kendi evlerinde ya da çocuklarının yanında kalma isteğinin azaldığını ortaya koyuyor.
'YAŞLI YAŞAM ÜSSÜ' HALİNE GELEBİLİRİZ
Avrupa'da yaşlı nüfus oranının yüksekliği ve bakım ihtiyacının artması, Türkiye'yi uluslararası yatırımcılar açısından cazip bir merkez haline getiriyor. Türkiye'nin doğal güzellikleri, iklim avantajı ve görece düşük personel maliyetleri, özellikle yabancı emeklilik fonlarının dikkatini çekiyor.
Sektör temsilcileri, yabancı fonların Türkiye'de yaşlı sağlık köylerine ilgi gösterdiğini belirtiyor. Önümüzdeki dönemde eğitimli personel yetiştirilmesi ve hukuki altyapının güçlendirilmesiyle birlikte büyük ölçekli projelerin hayata geçirilmesi bekleniyor. Uzmanlara göre Türkiye, önümüzdeki yıllarda yalnızca kendi yaşlı nüfusuna değil, yurtdışından gelecek emeklilere de ev sahipliği yapan bir 'yaşlı yaşam üssü'ne dönüşebilir.
Erdoğan her fırsatta dile getiriyordu! Türkiye'de yaşlı nüfus oranının yükselmesi öngörülüyor.... Tarih bile verildi
LÜKS VE ORTA SINIF PROJELER ARTACAK
Sektörde hem lüks segmentte hem de orta gelir grubuna hitap eden projelerde artış bekleniyor. Belirli bir gelir seviyesine sahip yaşlı nüfus, tatil köyü konseptinde tasarlanan özel bakım evlerine ilgi gösteriyor. Ancak talep yalnızca üst gelir grubundan gelmiyor.
Emekli ya da kamu kurumlarında kalmak istemeyen, orta gelir düzeyindeki yaşlı bireyler için de özel huzurevleri önemli bir alternatif haline geliyor. Türkiye'de de restoran, kafe, spor alanları, hobi bahçeleri, yüzme havuzları, SPA, fizyoterapi ve yoğun bakım üniteleri içeren projeler giderek yaygınlaşıyor. Bu dönüşümle birlikte klasik 'huzurevi' algısının yerini, daha sosyal, aktif ve bütüncül bir yaşam anlayışıyla tasarlanan 'yaşlı bakım köyleri'nin alması bekleniyor.
