Gülçin Anmaç'ın eserleri ilham aldığı yere döndü: Osmanlı minyatürleri Bosna’yla kucaklaştı
Rumeli’deki Osmanlı yadigârlarını tasvir ettiği minyatürlerini Bosna-Hersek’te sanatseverlerle buluşturan Gülçin Anmaç "Eserler ait olduğu yere geri geldi. Bosnalılara onları unutmadığımızı, gönüllerimizde olduklarını da göstermiş olduk" diyor.
Saraybosna sokaklarında yürürken tarihî Osmanlı eserleri tek tek sizi selamlıyor. Başçarşı, Sebil, Gazi Hüsrev Bey Camii ve diğerleri… Kendinizi Bursa’da hissettiğiniz de oluyor, Edirne’nin veya İstanbul’un tarihî bir bölgesinde de... Ancak asla “yabancı bir ülkedeyim” hissiyatına kapılmıyorsunuz. Zira tarihî yapıların ruhu her yeri sarıyor.
11 ÜLKEDEN ESERLERİ TASVİR ETTİ
Usta minyatür sanatçısı Gülçin Anmaç, aralarında Saraybosna’daki bu tarihî eserlerin de olduğu Rumeli’deki Osmanlı mirasını tasvir etti. Anmaç, 11 ülke ve 29 şehirden seçtiği eserleri birer mimari yapıdan öte şehirlerin ruhunu bugüne taşıyan yerler olarak minyatürlere dönüştürdü. “Rumeli’de Osmanlı İzleri” adlı sergiyle daha evvel İstanbul’da sanatseverlerle buluşan minyatürler, şimdi ise kendilerine ilham kaynağı olan topraklara geri döndü.
Kanuni devri Osmanlı devlet adamı Gazi Hüsrev Bey’in Saraybosna’da inşa ettirdiği külliyenin hanikâhında (dervişlerin ikâmet ettiği yer) ziyarete açılan sergi, maziyle bugünü buluşturdu.
KAYIP YAPILAR DA VAR
Kuveyt Türk’ün desteğiyle açılan sergide hâliyle Saraybosna’daki Türk yadigârları öne çıkıyor. Ancak farklı Balkan ülkelerindeki eserlere de yer veriliyor.
İskeçe Eski Cami gibi günümüze ulaşamamış eserlerin minyatürleri de bulunuyor. Böylece Rumeli’deki Osmanlı mirasının muhafazası için bir mesaj ortaya çıkıyor.
OSMANLI ESERLERİ GÖNLÜMÜZDE
Sergi vesilesiyle sorularımızı cevaplayan Gülçin Anmaç, Rumeli’deki Osmanlı eserlerinin önemini şöyle anlatıyor:
“Atalarımızdan kalan yadigârlar sınırlarımızın içinde olmayabilir. Ancak hepsi bizim gönlümüzde ve zihnimizde. Burada camiler, medreseler, köprüler, türbeler, mahalleler, kaleler ve limanlar var. Elbette bunlar basit birer mimari yapı değil. Osmanlı ilerledi, kapsadı ve oldukça yumuşak bir üslupla İslam’ı anlatmaya çalıştı. Bu noktada gönülleri yakınlaştıracak mekânlar yaptı.”
Savaşın ortasında benzersiz koleksiyon! Ralli şampiyonu Billy Karam'ın rekor kıran müzesi
Osmanlı eserlerini arşiv belgelerinden çalışarak minyatürlere dönüştürdüğünü kaydeden Anmaç “Tabii bunlar binlerce eser arasından seçilerek minyatüre dönüştürüldü. Her birinin ayrı bir hikâyesi var. Bazısında bir ritüeli, bazısında dinî bir yeri, kiminde sosyal hayatı ve kiminde bir âlimi resmettim. Ancak araştırma safhası, boyama aşamasından çok daha fazla sürdü. Her bir eser için 100’e yakın doküman bulup okuyup araştırdıktan sonra çizimlerini yaptım. Bu eserlere şehir dokusunu da koyarak en renkli hâllerini meydana getirdim” diye konuşuyor.
Çizdiği minyatürlerin ilham aldığı yerlerden birinde sergilendiği için şükrettiğini söyleyen Gülçin Anmaç “Eserler ait olduğu yere geri geldi. Bosnalılara onları unutmadığımızı, gönüllerimizde olduklarını da göstermiş olduk. Sanatçıların çok hayalleri olur. Benim de öyle… Ben gerçekleşenler için şükrediyorum” ifadelerini kullanıyor.
Balkanlardaki Türk eserlerinden binlercesinin kaybolduğunu da hatırlatan usta sanatçı “Biz de eserlerimizi bu şekilde sergilerle gündemde tutuyoruz. En azından biz sanatçı olarak elimizden geleni yapıyoruz” şeklinde konuşuyor.
TÜRK ESERLERİNDE MANEVİ BİR HAVA VAR
Gazi Hüsrev Paşa Külliyesi’nde sohbet ederken Osmanlı eserlerindeki manevi havayı hep hissettiğini ifade eden sanatçı Gülçin Anmaç “İsminizin sizden sonra kalması olayı, herkese kısmet olmuyor. Bakın bu mekânda, çok yüce gönüllü bir paşadan (Gazi Hüsrev) bahsediyoruz. Şehrin ikinci defa kuruluşu ona kısmet olmuş ve ismi bugüne ulaşmış. Ben devamlılığın gerçekten hüsnü niyetle ilgili olduğuna inanan biriyim” diyor.
“Osmanlı eserlerinin sizdeki ortak hissi nedir?” soruma ise şu cevabı veriyor:
“Bana sorarsanız yakın ama çok yakın hissettiriyor. Şu an burada oturuyoruz; ‘Ben Saraybosna’dayım’ der misiniz? Ülkemizden uzakta değil gibiyiz. Ki arada yüzyıllar var. Ama bakın aynı gönülle devam ediyoruz.”
35 eserden oluşan “Rumeli’de Osmanlı İzleri” sergisi, Kuveyt Türk desteğiyle Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da İslam Kültür ve Sanat Müzesi, Gazi Hüsrev Bey Hanikahında 30 Eylül’e kadar ziyaret edilebilecek.

