AK Parti'den 'Fatma Betül Sayan Kaya' açıklaması: Affını istedi, Genel Başkanımız kabul etti
AK Parti’den fon soruşturmasına ilişkin yeni bir açıklama daha geldi. İlk açıklamasında “Karanlıkta hiçbir şey kalmayacak” mesajını veren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Fatma Betül Hanım ortaya çıkan gündemle ilgili olarak MYK ve MKYK üyeliklerinden affını talep etmiştir. Bu da Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından kabul edilmiştir. Fatma Betül Hanım şu anda MYK ve MKYK üyemiz değildir" dedi. AK Parti'nin ilkelerinin net olduğunu vurgulayan Çelik “Bir takım linç kampanyalarıyla partimizin hedef alınması gibi birtakım yaklaşımlara da en net cevabı vereceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın” diye konuştu.
Gündemdeki yerini koruyan fon soruşturması hakkında açıklama yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ilk açıklamasında “Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, Adalet Bakanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere tüm kurumlarımızın tam bir koordinasyon içinde kapsamlı çalışmaları, olayların tüm boyutlarını açığa çıkaracak, karanlıkta hiçbir şey kalmayacak ve gereği yapılacaktır. Ortada bir iddia varsa araştırılacaktır" mesajını vermişti.
AK PARTİ'DEN YENİ AÇIKLAMA
"Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında AK Parti Beykoz İlçe Başkanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Ömer Çelik'ten yeni açıklamalar geldi. Çelik, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak usulsüzlük, yolsuzluk, istismar herhangi bir şekilde bunlara ulaşıp mağduriyet üretenlerin hepsinin hesap vereceğini ifade etti.
AK Parti'den 'fon soruşturması' açıklaması: Yanlış yapanlar hesap verecek
"AFFINI TALEP ETTİ, KABUL EDİLDİ"
Çelik "Fatma Betül Hanım ortaya çıkan gündemle ilgili olarak MYK ve MKYK üyeliklerinden affını talep etmiştir. Bu da Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından kabul edilmiştir. Genel Başkanımız tarafından kabul edilmiştir. Fatma Betül Hanım şu anda MYK ve MKYK üyemiz değildir. Bundan sonrasıyla ilgili olarak da şunu söylüyorum arkadaşlar. Biz tabii spekülasyonlarla hareket etmeyiz. Dediğim gibi bir siyasi sorumluluk tarafı var, bir de hukuki sorumluluk tarafı var. Biz siyasi sorumluluk tarafında atılması gereken adımları göstermek bakımından Cumhurbaşkanımızın ABD'ye dönüşü gazetecilere ifade ettikleri çerçevesinde bu ilkeler çerçevesinde pusulamızı oluşturduk, yol haritamızı oluşturduk" dedi.
"PARTİMİZİN TÜZÜĞÜ AÇIK"
Adalet Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere bütün kurumların tam bir koordinasyon içerisinde çalıştıklarını belirten Çelik “Partideki Cumhurbaşkanımızın talimatıyla oluşmuş kurum ve bütün yetkili kurumlarımızda bu süreci titizlikle takip ediyorlar. Dolayısıyla biz temiz toplum ve temiz siyasetin adresiyiz. Bu sadece bahsettiğim gibi belli bir partiye belli bir şeye dönük değildir. Bizim buradaki yaklaşımımız ilkeseldir, sistemiktir. Partimizin programı açıktır, partimizin tüzüğü açıktır” diye konuştu.
Çelik’in konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle;
“NETANYAHU KONUŞURKEN SALON TERK EDİLDİ”
Sayın Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler'de hitap ederken bütün salon dolup taştı, yüksek bir ilgi ve alakayla hem ikili temaslar hem diğer toplantılar gerçekleştirildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği mesajlar bir kere daha dünya siyaset sahnesinde ve dünyanın onurlu, haysiyetli insanlarının yaşadığı bütün başkentlerde, sokaklarda yankılandı. Ama kötülük şebekesinin ve soykırım şebekesinin başında olan Netanyahu konuşurken salon terk edildi.
“BARIŞIN BAŞINDAKİ EN BÜYÜK BELA İSRAİL”
Bugün bölge barışının ve insanlık barışının başındaki en büyük bela, en büyük sorun İsrail'dir. Ve İsrail'deki Netanyahu'nun bu açıdan bakıldığında bugün Netanyahu'nun orada konuşurken yalnızlaşması çok net bir tabloyu göstermektedir.
“İNSANLIK İTTİFAKININ EN GÜÇLÜ SESİ”
Şimdi sorulması gereken soru şudur arkadaşlar. Pek çok lider İsrail eleştirdi. Neden bir dakika içerisinde hiçbir lidere cevap vermiyorlar da bir dakika içerisinde sadece Cumhurbaşkanımıza cevap veriyorlar. İsrail eleştirilen pek çok hükümet ve devlet başkanı olmasına rağmen Netanyahu neden konuşmasının tamamını Cumhurbaşkanımıza ayırıyor. Bunun sebebi şudur. Çünkü Cumhurbaşkanımız insanlık ittifakının en güçlü ve en güç sesidir.
“SANIK KÜRSÜSÜNDE OLMASI GEREK”
Bütün bu tablo içerisinde Birleşmiş Milletler kurallı düzenin temsilcisi olacaksa kurallı düzen adına inisiyatif oluşturan bir etkisi olacaksa bu ancak Cumhurbaşkanımızın bu son konuşmasında da Birleşmiş Milletler'de ifade ettiği ilkelerin hayata geçmesiyle olacaktır. Bunun başka bir yolu yoktur. Aksi takdirde bu sembolizm sembolizmin ötesine geçmiş olan bu gerçek Birleşmiş Milletler'i yok edecektir. Sanık kürsüsünde olması gereken Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Kürsüsü'nü katliam ve soykırımın propaganda sahnesine dönüştürmesi herkes için utanç vericidir. Biz bu soykırım şebekesinin Cumhurbaşkanımıza niye saldırdığını biliyoruz. Cumhurbaşkanımızın bu insanlık düşmanlarıyla mücadele ettiği için karşı karşıya kaldığı bu saldırılar karşıya kaldığı bu saldırılar Cumhurbaşkanımızın mücadelesinin haklılığını göstermektedir.
“NE OLURSA OLSUN, SUSMAYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanımızın orada ifade ettiği gibi biz ne olursa olsun, bedeli ne olursa olsun bunun karşısında susmayacağız. Bir de şöyle bir şey var. Yaklaşan seçimler sebebiyle Netanyahu bunu Türkiye ile İsrail arasında bir meseleye çevirmek istiyor. Mesele açıktır. Bu mesele soykırım şebekesiyle insanlık arasında bir meseledir. Türkiye'de bu insanlık ittifakının en güçlü üyesidir. Cumhurbaşkanımız en güçlü sesidir. Sorun insanlığın bu soykırım şebekesiyle bundan sonra ne yapacağıdır. Dünyanın geleceği, kurallı düzenin geleceği, insancıl hukukun geleceği ve medeniyetin kazanımları bununla şekillenecektir.
